TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Bir gıda çarşısında fıçılarda satılan kuru fasulye ve bakliyat

Kuru Fasulye Yetiştiriciliği: Çeşit, Ekim, Sulama, Hastalık ve Depolama

Kuru fasulye, Türk mutfağının vazgeçilmezi olmasının yanında, bakteri yardımıyla havanın azotunu toprağa kazandıran ve ekim nöbetine iyi uyan bir baklagildir. Doğru çeşit, doğru ekim zamanı ve çiçeklenme–bakla dönemindeki dengeli sulama verimi belirgin biçimde artırır; hasattan sonraki hatalar ise ürünü depoda tohum böceğine kaptırmaya kadar gidebilir.

Bu rehberde Türkiye’de kuru fasulyenin nerede yetiştiğini, coğrafi işaretle korunan yerel fasulyeleri, bodur ve sarılıcı çeşit seçimini, iklim ve toprak isteklerini, ekimden harmana kadar yetiştirme adımlarını, başlıca hastalık ve zararlıları ve depolamada alınacak önlemleri anlatıyoruz. Bilgiler Bakanlığa bağlı araştırma enstitüleri, il müdürlükleri ve Türk Patent ve Marka Kurumu tescil belgelerine dayanmaktadır.

İçindekiler
  1. Türkiye’de Kuru Fasulye Üretimi, Bölgeler ve Destekler
  2. Coğrafi İşaretli Kuru Fasulyeler
  3. Çeşit Seçimi: Bodur, Yarı Sarılıcı ve Sırık Fasulye
  4. İklim ve Toprak İstekleri
  5. Toprak Hazırlığı, Ekim ve Rhizobium Aşılaması
  6. Sulama ve Çapalama
  7. Hastalık ve Zararlılar
  8. Hasat, Harman ve Depolama
  9. Sık Sorulan Sorular

Türkiye’de Kuru Fasulye Üretimi, Bölgeler ve Destekler

Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün (TEPGE) Temmuz 2025 tarihli kuru fasulye piyasa raporuna göre 2024/25 döneminde Türkiye’de yaklaşık 919 bin dekar alanda 280 bin ton kuru fasulye üretilmiştir. Aynı raporda TÜİK’in 2025 yılı için ilk üretim tahmini 283 bin ton olarak verilmektedir.

Üretim büyük ölçüde İç Anadolu’da yoğunlaşır. Raporda yer alan 2024 yılı il paylarına göre ilk sıralarda Konya (%19,9), Niğde (%16,5), Nevşehir (%16,2) ve Bitlis (%13,6) bulunmaktadır. Bunları Karaman, Kayseri ve Aksaray izler. Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ve Doğu Anadolu’nun yüksek vadileri ise miktardan çok kalitesiyle öne çıkan yerel fasulyelerin yurdudur.

Destekler açısından, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025–2027 dönemini kapsayan yeni bitkisel üretim destekleme modelinde kuru fasulye 3. kategoridedir. Bakanlığın 2026 üretim yılı destekleme birim fiyatlarına göre kuru fasulyede temel destek ve planlı üretim desteği dekar başına 465’er TL, sertifikalı tohum kullanım desteği ise dekar başına 173,60 TL’dir (2025 yılında bu tutarlar sırasıyla 366 TL ve 122 TL idi). Fark ödemesi, başvuru koşulları ve takvim için Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kaydınızın bulunduğu İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne veya e-Devlet duyurularına başvurunuz.

Güncelleme (Eylül 2026): Bakanlığın 8 Eylül 2026 tarihli duyurusuna göre 2026 destek katsayı değeri 310 TL’den 367 TL’ye çıkarılmış; ayçiçeği, fasulye, soya ve kanolada temel ve planlı üretim desteği toplamı dekara 930 TL’den 1.101 TL‘ye yükselmiştir (2027 için 1.326 TL).

Coğrafi İşaretli Kuru Fasulyeler

Türk Patent ve Marka Kurumu’nun coğrafi işaret kayıtlarında, belirli bir yöreye özgü toprak, iklim ve üretim alışkanlığıyla tanınan çok sayıda kuru fasulye bulunmaktadır. Tescil belgelerinden bazı örnekler:

  • İspir Kuru Fasulyesi (Erzurum): 2008 yılında menşe adı olarak tescil edilmiştir. Yarı sarılıcı, 150–170 cm boylanan, mor çiçekli bir yerel tiptir ve yörede “şeker fasulye” diye bilinir. Toprak sıcaklığı 15 °C civarına geldiğinde ekilir ve makineli hasada uygun değildir.
  • Hınıs Fasulyesi (Erzurum): 2016’da menşe adı olarak tescil edilmiş, tescil başvurusunu Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü yapmıştır. Yaklaşık 1.600–1.720 m rakımda, mayıs ayının ortasında ekilen, beyaz, yuvarlak-oval taneli, çabuk pişen ve kabuğu dağılmayan bir fasulyedir.
  • Narman Şeker Fasulyesi (Erzurum): Coğrafi işaretle korunan bu fasulyenin 2026 sezonu tarla denetimleri Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülmektedir.
  • Çamoluk Şeker Kuru Fasulyesi (Giresun): 2018’de menşe adı olarak tescil edilmiştir. 960–1.600 m rakımda, yalnızca ahır gübresiyle ve üreticinin kendi tohumuyla yetiştirilir.
  • Bolu Çivril Fasulyesi (Bolu): 2020’de tescil edilmiştir. Sırıkla yetiştirilen sarılıcı bir yerel tiptir; küçük, beyaz ve çabuk pişen tanesiyle bilinir.
  • Çavuşdağı Kuru Fasulyesi (İzmir, Kiraz): 2021’de tescil edilmiş olup 900 m üzerindeki alanlarda, önceki yılın tohumuyla üretilir.
  • Keşan Mahmutköy Kuru Fasulyesi (Edirne): 2024’te mahreç işareti olarak tescil edilmiş, ince kabuklu horoz tipi bir fasulyedir.

Coğrafi işaretli bir fasulye üretmek ya da ürününüzü bu adla satmak istiyorsanız, tescil belgesindeki sınırlara ve üretim yöntemine uymanız gerekir.

Çeşit Seçimi: Bodur, Yarı Sarılıcı ve Sırık Fasulye

Kuru fasulyede çeşitler büyüme şekline göre üç gruba ayrılır. Seçimde makineleşme, işçilik ve pazarın istediği tane tipi belirleyicidir.

Bodur (dik) çeşitler

Kısa boylu, destek gerektirmeyen ve aynı anda olgunlaşan çeşitlerdir. Makineli tarıma en uygun gruptur. Kütahya İl Müdürlüğü yayınına göre bodur çeşitlerde metrekarede 20–25 bitki uygun yoğunluktur.

Yarı sarılıcı çeşitler

Bodur tiplerden daha uzun, hafif sarılma eğilimi olan çeşitlerdir. Aynı kaynakta metrekarede 10–15 bitki önerilmektedir. İspir fasulyesi gibi birçok yerel tip bu gruptadır.

Sırık (sarılıcı) çeşitler

Boyları birkaç metreyi bulabilen, mutlaka sırık veya tel desteği isteyen tiplerdir. İşçilik ve sulama ihtiyaçları yüksektir. Örneğin Bolu Çivril Fasulyesi’nin tescil belgesinde sıra arası 70 cm, ocak arası 45–50 cm ve ocağa 3–4 tohum ekildiği belirtilir.

Tescilli çeşitlere bir örnek olarak, Eskişehir’deki Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çeşit kataloğunda bodur-dik yapılı Göynük-98 (horoz tipi) ve Topçu (küçük dermason tipi) ile yarı sarılıcı Canıpek (dermason) ve Gündoğan (şeker tipi) çeşitleri yer almaktadır. Kahramanmaraş’taki Doğu Akdeniz Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün de Güngör, Göksun ve 2024’te tescil edilen Cevdetbey adlı kuru fasulye çeşitleri bulunmaktadır. Bölgenize uygun çeşidi İl/İlçe Müdürlüğünden ve yakınınızdaki araştırma enstitüsünden öğrenmeniz en sağlıklı yoldur.

İklim ve Toprak İstekleri

Fasulye sıcak iklim bitkisidir ve dona karşı çok hassastır. Bakanlık yayını olan yemeklik baklagil yetiştiriciliği kitabına göre en iyi gelişmeyi ortalama 16–24 °C’de gösterir, çimlenme için en uygun sıcaklık 18–20 °C’dir. Toprak sıcaklığı 15 °C’nin altındayken çıkış yavaşlar; bu da fideyi mantari hastalıklara ve toprak zararlılarına açık hâle getirir. Yaklaşık 105–120 günlük donsuz döneme ihtiyaç duyar.

Çiçeklenme döneminde yüksek sıcaklık en büyük risklerden biridir. Aynı kaynağa göre 30 °C’nin üzerinde çiçek dökümü hızlanır, 35 °C’nin üzerinde bakla tutumu ciddi biçimde azalır.

Toprak olarak derin, iyi drene edilen, organik maddece zengin, tınlı veya kumlu-tınlı topraklar tercih edilir. Fasulye tuzluluğa ve yüksek bora karşı hassastır; birkaç saatlik su göllenmesi bile bitkiye zarar verebilir. Kütahya İl Müdürlüğü, çok kireçli topraklarda çinkolu gübre kullanımına dikkat çeker; gübre planının temeli toprak analizidir.

Toprak Hazırlığı, Ekim ve Rhizobium Aşılaması

Toprak hazırlığı ve gübreleme

Isparta İl Müdürlüğü’nün önerisine göre hububattan boşalan tarla sonbaharda sürülür; ilkbaharda bir-iki kez tırmık veya kültivatörle tohum yatağı hazırlanır. İyi yanmış ahır gübresi verilecekse dekara 2–3 ton, sonbahar sürümünden önce uygulanır. Ekimle birlikte dekara yaklaşık 6 kg fosfor (P2O5) ve 2–3 kg azot önerilmektedir; Bakanlığın yemeklik baklagil kitabında bu değerler dekara 3–4 kg saf azot ve 6–7 kg fosfor olarak verilir. Gübre tohumla doğrudan temas etmemelidir. Kesin miktarı toprak analizine göre belirlemek gerekir.

Ekim zamanı

Ekim, son ilkbahar donu tehlikesi geçip toprak ısındıktan sonra yapılır. Bakanlığın yemeklik baklagil yayınında bölgelere göre şu takvim verilmektedir:

  • Akdeniz Bölgesi: şubat
  • Ege Bölgesi: mart
  • İç Anadolu: nisan sonu – mayıs başı
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu: mayıs ortası (yaklaşık 10–19 Mayıs)

Geç ekimin verimi düşürdüğü vurgulanır.

Sıra arası, sıra üzeri ve tohum miktarı

Mibzerle sıraya ekim tavsiye edilir. Kütahya İl Müdürlüğü yayınına göre sıra arası 40–60 cm, sıra üzeri 5–15 cm’dir. Tohum miktarı tane iriliğine göre değişir: küçük taneli çeşitlerde dekara 6–7 kg, orta tanelilerde 7–10 kg, iri tanelilerde 10–12 kg. Ekim derinliği hafif topraklarda ve iri tohumda daha fazla, ağır topraklarda ve küçük tohumda daha azdır; Bakanlık yayınında ağır killi topraklar için 4–6 cm, hafif kumlu topraklar için 6–8 cm önerilir. Çimlenme oranı yüksek (yüzde 85–95), temiz ve hastalıksız tohum kullanılmalı, çok uzun süre bekletilmiş tohumdan kaçınılmalıdır.

Rhizobium aşılaması

Fasulye kökleri, toprakta yaşayan Rhizobium bakterileriyle ortaklık kurarak nodül adı verilen yumrucuklar oluşturur. Bu yumrucuklar havanın azotunu bitkinin kullanabileceği biçime dönüştürür; böylece hem fasulyenin azot ihtiyacının bir kısmı karşılanır hem de sonraki ürüne bir miktar azot bırakılır. Kütahya İl Müdürlüğü’nün yayını, hasatta bitkinin kökleriyle birlikte sökülmesinin bu azotun önemli kısmını tarladan uzaklaştırdığını hatırlatır.

Isparta İl Müdürlüğü’nün önerisine göre daha önce fasulye ekilmemiş tarlalarda veya köklerde yumrucuk oluşumunun zayıf kaldığı alanlarda, tohum ekimden önce fasulyeye uygun Rhizobium bakterisi ile aşılanmalıdır. Aşılamada ruhsatlı bakteri preparatı kullanılmalı, ürünün kullanım talimatına uyulmalı ve aşılanmış tohum güneş altında bekletilmeden ekilmelidir.

Sulama ve Çapalama

Sulama: çiçeklenme ve bakla dönemi kritik

Bakanlığın yemeklik baklagil yayınına göre fasulyenin yetişme süresi boyunca toplam su ihtiyacı yaklaşık 300–450 mm’dir. Toprak nemi yetersizse ekimden sonra sulama yapılır. Çıkıştan çiçeklenmeye kadar iklim ve toprağa göre genellikle bir-iki sulama yeterlidir; bu dönemde fazla su kök ve kök boğazı çürüklüklerini artırır.

Su açısından en hassas dönemler çiçeklenme, bakla bağlama ve tane doldurma evreleridir. Bu dönemlerde yaşanan susuzluk çiçek ve bakla dökümüne, baklada daha az tane oluşmasına yol açar. Kütahya İl Müdürlüğü, ilk sulamanın çiçeklenmeden önce yapılmasını, tam çiçeklenme anında ise sulama yapılmamasını önerir; çiçeklenmeden sonra 3–4 sulama gerekebilir. Sulama aralığı sıcak havalarda ve kumlu topraklarda 5–10 gün, serin havalarda ve ağır topraklarda 10–15 gündür.

Yaprak renginin açık yeşilden koyu mavimsi yeşile dönmesi su stresinin işaretidir. Damla sulama en iyi sonucu veren yöntem olarak öne çıkarken, iyi drene edilmiş tarlalarda karık sulama da başarılıdır. Yağmurlama sulama ise hastalıkların yayılmasını kolaylaştırdığı için önerilmez.

Çapalama ve yabancı ot kontrolü

Fasulye, ilk haftalarda yabancı otlarla rekabete çok duyarlıdır. Ekimden sonra kaymak bağlarsa hafifçe kırılmalıdır. Isparta ve Kütahya il müdürlüklerinin önerilerine göre:

  • İlk çapa, bitkiler 10–15 cm boya ulaştığında yapılır; bu sırada sıra arasındaki toprak bitkinin kök boğazına doğru çekilerek boğaz doldurulur.
  • İkinci çapa, ilk çapa ile çiçeklenme arasında tamamlanır. Çiçeklenme döneminde çapa yapılmaz.
  • Çapa, sulamadan sonra toprak tava geldiğinde yapılır; böylece kaymak kırılır ve topraktan su kaybı azalır.
  • Kökleri zedelememek için çapa yüzlek tutulmalıdır.

Hastalık ve Zararlılar

Antraknoz

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün (TAGEM) zirai mücadele teknik talimatlarına göre Colletotrichum lindemuthianum mantarının yol açtığı antraknoz, ağır bulaşık tarlalarda yüzde 90’a varan kayıplara neden olabilir. Çenet yapraklarda ve gövdede koyu kırmızımsı-kahverengi, çökük lekeler; yaprak damarları boyunca kararan lekeler; baklalarda ise ortası açık, kenarı siyah, çökük yuvarlak lekeler görülür. Hastalık bulaşık tohum ve bitki artıklarıyla taşınır, serin ve çok nemli havalarda hızla yayılır. Sertifikalı tohum kullanmak, hastalık görülen tarlada en az 3 yıllık ekim nöbeti uygulamak, hastalıklı bitkileri tarladan çıkarıp imha etmek ve iyi drenaj sağlamak temel önlemlerdir.

Bakteriyel yanıklıklar

Fasulyede iki önemli bakteriyel yanıklık görülür. Adi yaprak yanıklığında (Xanthomonas axonopodis pv. phaseoli) yapraklarda önce su emmiş gibi görünen küçük lekeler oluşur; bunlar koyu kahverengiye döner ve çoğu zaman dar sarı bir hale ile çevrilir. Baklalarda çökük, yağlı görünümlü lekeler ve nemli havada sarı bakteri akıntısı görülebilir. Hale yanıklığında (Pseudomonas savastanoi pv. phaseolicola) ise yağlı görünümlü köşeli lekelerin çevresinde belirgin sarımsı-yeşil bir hale oluşur; serin ve nemli havalar hastalığı kolaylaştırır. Her iki etmen de tohumla ve bitki artıklarıyla taşınır. Hastalıksız tohum, hastalıklı bitkilerin sökülmesi, iyi drenaj, ekim nöbeti ve yağmurlama sulamadan kaçınmak en etkili önlemlerdir.

Diğer hastalıklar

Kök çürüklüğü kompleksi, fasulye pası ve fasulye adi mozaik virüsü de üretim alanlarında görülür. Kök çürüklüğüne karşı baklagil dışı bitkilerle en az 2 yıllık ekim nöbeti ve aşırı sulamadan kaçınmak, pasa karşı ise hasattan sonra bitki artıklarını derine gömmek önerilir.

Zararlılar

Tarlada yaprak bitleri, kırmızıörümcekler ve çıkıştan sonra fidelere zarar verebilen danaburnu önemli zararlılardır. Depoda ise en büyük tehdit fasulye tohum böceğidir (aşağıda ayrıca anlatılmıştır).

Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.

Hasat, Harman ve Depolama

Hasat zamanı

Bakanlık yayınlarına göre hasat, baklaların çoğu sarardığında ancak bitki tamamen kurumadan yapılır. İdeal dönemde taneler sertleşmiş, iyice gelişmiş ve bakla açıldığında kolayca dışarı çıkacak durumdadır. Erken hasat tanelerin buruşmasına ve verim kaybına, geç hasat ise baklaların çatlayıp tanelerin dökülmesine neden olur. Hasadın sabahın erken saatlerinde yapılması önerilir. Bitkiler elle sökülür, orakla biçilir veya uygun çeşitlerde makineyle hasat edilir; Kütahya İl Müdürlüğü, azotun tarlada kalması için köklerin toprakta bırakılmasını önerir.

Kurutma ve harman

Hasat edilen bitkiler tarlada küçük yığınlar hâlinde ya da üstü kapalı kuru bir yerde 3–5 gün kurutulur. İyice kuruyan bitkiler sopayla dövülerek, lastik tekerlekli traktörle çiğnetilerek veya harman makinesiyle harmanlanır. Harmandan sonra taneler güneşte yaklaşık yüzde 14 neme kadar kurutulur ve selektörden geçirilerek kırık, hasarlı ve delikli taneler ayıklanır.

Depolama ve tohum böceğine karşı önlemler

Fasulye tohum böceğinin larvaları tanenin içinde gelişir; ergin böcekler çıkarken tanede yuvarlak delikler bırakır. Bulaşma tarlada başlayabildiği ve zararlı depoda çoğalmayı sürdürebildiği için önlemler hasattan hemen sonra alınmalıdır. Bakanlığın yemeklik baklagil yayınında depolama için şu koşullar önerilmektedir:

  • Tane nemi yaklaşık yüzde 14 olmalıdır.
  • Depo sıcaklığı 10 °C’yi geçmemeli, oransal nem yüzde 55–60 civarında tutulmalıdır.
  • Depo, ürün girmeden önce temizlenmeli; eski ürün kalıntıları ve dökülmüş taneler uzaklaştırılmalıdır.
  • Ürün nemli havayla teması sınırlayan sık dokulu çuvallarda saklanmalıdır.
  • Delikli ve böcekli taneler selektörle ayıklanmalı, temiz ürün böcekli ürünle karıştırılmamalıdır.

Çavuşdağı Kuru Fasulyesi’nin tescil belgesinde de ürünün serin, kuru yerde ve hava almayan ambalajda saklandığı belirtilir. Depoda zararlı görülürse fümigasyon gibi kimyasal uygulamalar ancak yetkili kişilerce yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Kuru fasulyeyi ne zaman ekmeliyim?

Son ilkbahar donu geçip toprak ısındıktan sonra; bu, İç Anadolu’da genellikle nisan sonu–mayıs başına, Doğu Anadolu’da mayıs ortasına denk gelir. Soğuk toprakta çıkış gecikir ve fideler hastalıklara açık hâle gelir.

Çiçeklenme döneminde sulama yapılmalı mı?

Çiçeklenme ve bakla dönemi susuzluğa en hassas evredir, toprak kurutulmamalıdır. Kütahya İl Müdürlüğü ise ilk sulamanın çiçeklenmeden önce yapılmasını, tam çiçeklenme anında sulamadan kaçınılmasını önerir. Yağmurlama yerine damla veya karık sulama tercih edilmelidir.

Depodaki fasulyeyi böcekten nasıl korurum?

Ürünü yaklaşık yüzde 14 neme kadar kurutun, delikli taneleri ayıklayın ve temiz, serin (10 °C’yi aşmayan), kuru bir depoda, küçük miktarları hava geçirmez kaplarda saklayın. Zararlı görülürse İl/İlçe Müdürlüğüne başvurun.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Kuru fasulye ve diğer bakliyat, Bahçelievler gıda çarşısı. Fotoğraf: E4024, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel