Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde bir sürüyü birkaç hafta içinde ciddi biçimde küçültebilecek iki viral hastalık öne çıkar: koyun-keçi vebası (küçük ruminantların vebası, uluslararası adıyla Peste des Petits Ruminants, PPR) ve koyun-keçi çiçeği. Her ikisi de hızla yayılır, özellikle kuzu ve oğlaklarda yüksek ölüm oranına yol açar. Hayvan pazarları ve sürü hareketleriyle de köyden köye, ilden ile taşınır. Bu nedenle Türkiye’de ikisi de ihbarı mecburi hastalıklar listesindedir.
Bu rehberde iki hastalığın etkenlerini, bulaşma yollarını ve belirtilerini, birbirinden ve benzer hastalıklardan ayırt etmede dikkat edilecek noktaları, ihbar zorunluluğunu, Bakanlığın salgın sırasında aldığı önlemleri, aşılamanın genel çerçevesini, karantina ve biyogüvenlik uygulamalarını ve sürü hareketlerinde uyulması gereken kuralları ele alıyoruz. Rehberde aşı ya da ilaç adı ve dozu yer almaz. Kesin teşhisi veteriner hekim ve resmî laboratuvar koyar.
İçindekiler
Koyun-Keçi Vebası (PPR)
Etken ve Türkiye’deki durum
Hastalığa Paramyxoviridae ailesinin Morbillivirus cinsinden bir virüs neden olur. Bu virüs sığır vebası ve kızamık virüsleriyle akrabadır. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 2020 tarihli Koyun Keçi Vebası (PPR) Hastalığı Acil Eylem Planı‘na göre hastalık Türkiye’de ilk kez 1992’de Mardin/Kızıltepe’de serolojik olarak saptanmış ve 1997’de ihbarı mecburi hastalıklar arasına alınmıştır. Aynı belgede hastalığın 70’ten fazla ülkede bildirildiği ve küresel hedefin 2030’a kadar eradikasyon olduğu belirtilir.
Nasıl bulaşır?
Doğal konakları koyun ve keçidir. Keçiler koyunlardan daha duyarlıdır, genç hayvanlar da daha ağır etkilenir. Acil eylem planına göre bulaşmanın en önemli yolu hasta ve sağlam hayvanlar arasındaki yakın doğrudan temastır. Virüs göz ve burun akıntısı, salya, dışkı, idrar ve sperma ile saçılır. Hasta hayvanlar ateşin başlamasından sonraki yaklaşık 10 gün boyunca tüm salgılarıyla virüs yayar. Serin ve rüzgârsız havada yaklaşık 10 metreye kadar havayla bulaşma da mümkündür. Bulaşmış yem, gübre, araç, ekipman, giysi ve insanlar virüsü dolaylı olarak taşıyabilir. Bilinen bir biyolojik vektörü yoktur.
Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün hastalık sayfasında vurgulandığı gibi salgınlar çoğunlukla, kuluçka döneminde olan ve henüz belirti göstermeyen hayvanların sürüye katılmasıyla başlar. Pazardan alınıp hemen sürüye katılan hayvanlar bu yüzden en büyük risktir.
Belirtiler
Kuluçka süresi genellikle 4–6 gündür, 3–10 gün arasında değişebilir. Mevzuat açısından ise kuluçka süresi 21 gün kabul edilir. Akut seyirde görülen başlıca belirtiler şunlardır:
- Ani yüksek ateş (40–41 °C), iştahsızlık ve durgunluk,
- Önce sulu, sonra koyulaşıp irinli hâle gelen göz ve burun akıntısı. Akıntı göz kapaklarını yapıştırır, burun deliklerinde kabuk bağlayarak solunumu zorlaştırır,
- Ateşten birkaç gün sonra diş eti, dudak, dil ve damakta aşınma ve yaralar, aşırı salya ve ağızda kötü koku,
- Öksürük, karından solunum ve zatürre,
- Sulu, bazen kanlı ishal,
- Gebe hayvanlarda yavru atma.
Hastalanma oranı %100’e ulaşabilir. Acil eylem planında ölüm oranı %3 ile %80 arasında, çok ağır seyirli olgularda ise %90’a kadar verilir. Ölümler çoğunlukla belirtilerin başlamasından 5–10 gün sonra görülür. Hastalığı atlatan hayvanlarda bağışıklığın ömür boyu sürdüğü kabul edilir.
Koyun-Keçi Çiçeği
Etken ve bulaşma
Koyun-keçi çiçeğine Poxviridae ailesinin Capripoxvirus cinsinden bir virüs neden olur. Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün yayınına göre virüs, sığırların nodüler ekzantemi virüsünden serolojik olarak ayrılamaz. Bazı suşlar koyunlarda, bazıları keçilerde daha ağır seyreder. Virüs dış ortama son derece dayanıklıdır: kurumuş kabuklarda yıllarca, yapağıda yaklaşık 2 ay, bulaşmış yüzeylerde yaklaşık 6 ay canlı kalabilir. Hastalık insanlara bulaşmaz.
Bulaşma esas olarak doğrudan temasla olur. Ana kaynak deri lezyonları ve dökülen kabuklardır. Hasta hayvanların solunumla çıkardığı damlacıklar, deri sıyrıklarından kabuk ve lezyon teması, daha seyrek olarak da böcekler hastalığı taşır. Enstitü yayınına göre kuluçka süresi hasta hayvanla temastan sonra 8–13 gündür, böceklerle bulaşmada 4 güne kadar kısalabilir.
Belirtiler
- İlk dönemde ateş, durgunluk, gözlerde kızarıklık ve yaşarma, burun akıntısı,
- 2–5 gün sonra özellikle yapağısız ve pigmentsiz deri bölgelerinde (kuyruk altı, kasık, meme, koltuk altı, burun ucu, erkeklerde testis torbası) önce kızarık lekeler, ardından 0,5–1 cm çapında kabarık papüller,
- Papüllerin ortasının çöküp ölü doku hâline gelmesi ve kabuk bağlaması. İyileşmede yapağısız iz dokusu kalabilir,
- Lenf yumrularında büyüme, göz kapağında ve ağız, anüs ve vulva mukozalarında lezyonlar,
- Akciğer tutulduğunda güç ve hırıltılı solunum.
Hastalık özellikle gençlerde ağır seyreder. Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün yayınına göre bir aylıktan küçük kuzu ve oğlaklarda hastalanma oranı %100’e, ölüm oranı %95’e kadar çıkabilir. Erişkinlerde hastalanma yaklaşık %80, ölüm yaklaşık %50 düzeyindedir. Hastalık PPR ile birlikte seyrettiğinde ölüm oranı %50–90’a yükselir. Kötü besleme, yoğun parazit yükü ve sert iklim koşulları da ölümleri artırır.
İki Hastalığı Ayırt Etmede Dikkat Edilecek Noktalar
Sahada iki hastalık birbirine ve başka hastalıklara karışabilir. Yetiştiricinin teşhis koyması beklenmez, ancak aşağıdaki ipuçları şüpheyi erken fark etmeye ve veteriner hekime doğru bilgi vermeye yardımcı olur:
- PPR’da öne çıkanlar: Ağız içinde aşınma ve yaralar, kötü kokulu salya, yoğun göz-burun akıntısı, ishal ve zatürre. Keçiler genellikle daha ağır etkilenir.
- Çiçekte öne çıkanlar: Deride, özellikle yapağısız bölgelerde kabarık papüller ve kabuklar. Belirtiler deriden başlar, ağır olgularda akciğer tutulur.
- Karışabilecek hastalıklar: Acil eylem planında PPR için şap, mavidil, ektima (orf), koyun-keçi çiçeği, keçilerin bulaşıcı plöropnömonisi, pastörelloz, koksidiyoz ve kolibasilloz sayılır. Şapta solunum belirtileri ve ishal genellikle yoktur, topallık belirgindir. Mavidilde baş ödemi ve morarmış dil görülür. Bornova Enstitüsü’nün yayını çiçek için de ektima, mavidil, PPR, ışığa duyarlılık, uyuz ve böcek ısırıklarını ayırıcı tanıda sayar.
- İkisi birlikte görülebilir: Aynı sürüde iki hastalığın bir arada seyretmesi ölümleri belirgin biçimde artırır.
Her iki hastalıkta da kesin teşhis için laboratuvar doğrulaması gerekir. Acil eylem planına göre şüpheli olgulardan alınan örnekler bölge veteriner kontrol enstitülerine gönderilir, PPR’da doğrulama Etlik’teki ulusal referans laboratuvarında yapılır. Örneği resmî veteriner hekim alır.
İhbar Zorunluluğu ve Salgında Alınan Önlemler
Koyun-keçi vebası da koyun-keçi çiçeği de 22 Ocak 2011 tarihli İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları ve Bildirimine İlişkin Yönetmelik‘in listesinde yer alır. Hayvan sahipleri ve bakıcılar, çobanlar, celepler, muhtarlar, köy korucuları ve veteriner hekimler, hastalık şüphesini ya da sebebi belli olmayan ölümleri İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yükümlülüğü 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na dayanır.
Şüphe anında yapılması gerekenler basittir: Bildirimi geciktirmeyin, hasta hayvanları ayırın, resmî veteriner hekim gelene kadar sürüye hayvan sokmayın ve sürüden hayvan çıkarmayın, ölü hayvanları açıkta bırakmayın ve kendi başınıza kesmeyin. Hasta hayvanları satmak ya da başka bir yere götürmek hastalığı yaymanın en kısa yoludur.
Resmî önlemler
Acil eylem planına göre salgın çıktığında geçici kordon kurulur, hastalık çıkan yerin çevresinde koruma ve gözetim bölgeleri belirlenir. Bu bölgelerde hayvan pazarları kapatılır, hastalığı taşıyabilecek hayvan ve ürünlerin kordon dışına çıkışı yasaklanır. Duyarlı hayvanlar kıymet takdiri yapıldıktan sonra öldürülüp imha edilebilir. Temizlik ve dezenfeksiyon, Bakanlıkça onaylı dezenfektanlarla resmî gözetim altında yapılır. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 2025 yılı Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrolü Genelgesi’nde koruma bölgesi en az 3 km, gözetim bölgesi en az 10 km yarıçaplı olarak tanımlanır. Genelgeye göre hem koyun-keçi vebasında hem de koyun-keçi çiçeğinde kordon süresi, son iyileşme ya da ölümden itibaren 28 gündür.
Aşılama: Genel Çerçeve
Her iki hastalıkta da hastalığın görüldüğü bölgelerde en etkili korunma yolu aşılamadır. PPR acil eylem planına göre salgın bölgesinde ve çevresinde aşılama yapılıp yapılmayacağına, hangi aşının ve hangi programın uygulanacağına Bakanlık karar verir. Plan hem acil hem de koruyucu aşılamayı öngörür. Bağışık annelerden doğan yavrular ağız sütüyle aldıkları antikorlarla ilk 3–6 ay korunur. Bu nedenle yavruların hangi yaşta aşılanacağını program belirler.
Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün yayınında koyun-keçi çiçeğine karşı aşılamanın sonbahar başında önerildiği, Türkiye’de hastalık çıkışından sonra odaktaki tüm koyun ve keçilerin iki yıl boyunca yılda bir aşılandığı belirtilir. Hastalıktan ari bölgelerde gebeliğin son haftalarında ve doğumdan sonraki ilk ayda rutin aşılama önerilmez. Aşılama takvimi, kampanya dönemleri ve sürünüzün hangi programa dahil olduğu il ve ilçeye göre değişebilir. Bu bilgileri İl/İlçe Müdürlüğünüzden ve veteriner hekiminizden öğrenin.
Tedavi, aşı programı ve ilaç kullanımı konusunda mutlaka veteriner hekiminize danışın; ilaçları yalnızca veteriner hekim reçetesiyle ve belirtilen arınma sürelerine uyarak kullanın.
Karantina, Biyogüvenlik ve Sürü Hareketleri
Yeni hayvanlar ve sürü içi önlemler
İki hastalık da çoğunlukla sürüye yeni katılan hayvanlarla gelir. Bu nedenle biyogüvenliğin ilk kuralı, yeni alınan hayvanları sürüye katmadan önce ayrı bir bölmede tutup gözlemlemektir. PPR için mevzuatta kabul edilen kuluçka süresi 21 gündür. Ayırma süresini ve gereken kontrolleri veteriner hekiminizle belirleyin. Bunun yanında:
- Hayvanları yalnızca kayıtlı işletmelerden, küpeli ve belgeli olarak alın.
- Ağıla girişleri sınırlayın, celep ve nakil araçlarını ağıl içine sokmayın, ziyaretçiler için ayakkabı dezenfeksiyonu uygulayın.
- Ekipman, yemlik ve suluk paylaşımından kaçının. Ortak mera ve sulama noktalarında başka sürülerle teması mümkün olduğunca azaltın.
- Hasta ve ölü hayvanların atıklarını, kabukları ve yapağıyı veteriner hekimin önerdiği şekilde güvenli biçimde imha edin. Çiçek virüsü kabuk ve yapağıda uzun süre canlı kalır.
- Sürünüzde ani ölüm, ishal, akıntı ya da deride kabarcık fark ettiğinizde bekleyip görmek yerine hemen bildirin.
Hayvan hareketlerinde kurallar
17 Aralık 2011 tarihli Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik‘e göre ihbarı mecburi bir hastalık taşıyan hayvanlar nakledilemez. Hayvanların başka bir il veya ilçeye sevkinde veteriner sağlık raporu bulundurmak zorunludur. Rapor, yaya sevkler dışında en fazla beş gün geçerlidir. Yaya sevklerde süreyi il hayvan sağlığı zabıtası komisyonu belirler. Hastalıklı ilan edilmiş bölgelerden hayvan geçirilmesi müdürlüğün iznine bağlıdır. İzinle geçen hayvanlar o bölgede indirilirse sahibinin masrafıyla 21 gün karantinaya alınır. Alım-satım, işletmeden yapılan satışlar dışında ruhsatlı hayvan pazarlarında, borsalarda veya izin verilen panayırlarda yapılmalıdır. Kimliklendirilmemiş koyun ve keçiler pazara ve kesimhaneye kabul edilmez. Yapağı, tiftik ve derinin il dışına taşınması da veteriner sağlık raporuna bağlıdır.
Yaylaya çıkış, göç ve mevsimlik otlatma gibi toplu sürü hareketlerinden önce İl/İlçe Müdürlüğüne danışın. Bölgenizde kordon ya da hareket kısıtlaması olup olmadığını, aşı kayıtlarınızın güncel olup olmadığını ve hangi belgelerin gerektiğini öğrenin. Kayıtları eksik ya da bildirimi yapılmamış hayvanlar için tazminat ve destek haklarının kaybedilebileceğini unutmayın.
Sık Sorulan Sorular
Koyun-keçi vebası ya da çiçek insanlara bulaşır mı?
Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün yayınına göre koyun-keçi çiçeği virüsü insanlar için bulaşıcı değildir. PPR’ın doğal konakları da koyun ve keçidir. Yine de hasta hayvanlara ve akıntılarına eldivensiz dokunmamak gerekir. İnsanlar virüsü giysileri, ayakkabıları ve elleriyle başka sürülere taşıyabilir.
Sürümde bir hayvanın ağzında yara ve ishal var, ne yapmalıyım?
Bu belirtiler PPR’ı düşündürebilir ama şap, ektima veya başka hastalıklarla da karışabilir. Hayvanı ayırın, durumu hemen veteriner hekiminize ve İl/İlçe Müdürlüğüne bildirin. Resmî veteriner hekim gelene kadar sürüden hayvan çıkarmayın, sürüye hayvan katmayın. Teşhis laboratuvarda doğrulanır.
Hastalık çıkan köyde kısıtlamalar ne kadar sürer?
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 2025 yılı genelgesine göre her iki hastalıkta da kordon süresi, son hayvanın iyileşmesinden ya da ölümünden itibaren 28 gündür. Kordonun ne zaman kaldırılacağına, gerekli kontroller tamamlandıktan sonra yetkili makam karar verir. Güncel durumu müdürlüğünüzden öğrenebilirsiniz.
Kaynaklar
- Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü – Koyun Keçi Vebası (PPR) Hastalığı Acil Eylem Planı (2020)
- Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü – Koyun-Keçi Vebası
- Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü – Koyun-Keçi Çiçek
- Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü – 2025 Yılı Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrolü Genelgesi (2025-1, ekler; Erzurum Ticaret Borsası arşivi)
- İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları ve Bildirimine İlişkin Yönetmelik (Resmî Gazete 22.01.2011, sayı 27823; FAOLEX arşivi)
- Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete 17.12.2011, sayı 28145; FAOLEX arşivi)
Kapak fotoğrafı: Seyhan Baraj Gölü kıyısında keçi ve koyun sürüsü, Menekşe – Sarıçam, Adana. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



