TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Merada koyun sürüsü

İç ve Dış Parazit Mücadelesi: Sığır ve Küçükbaşta Kurt, Kene ve Uyuz

Parazitler çoğu zaman ahırda ya da sürüde gürültü koparmaz. Hayvan birden ölmez, ama yavaş yavaş zayıflar, sütü azalır, kuzular geç büyür, deri ve yapağı değer kaybeder. Üstelik bazı parazitler yalnızca hayvanların değil insanların da sağlığını tehdit eder. Kist hidatik ve kenelerin taşıdığı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) bunun en bilinen örnekleridir.

Bu rehberde sığır, koyun ve keçilerde sık görülen iç parazitleri (mide-bağırsak kurtları, karaciğer kelebekleri, akciğer kılkurtları, kist hidatik) ve dış parazitleri (kene, uyuz, bit, sinekler ve nokra) ele alıyoruz. Mera ve barınak yönetimiyle korunmayı, dışkı muayenesinin önemini ve ilaç direnci kavramını anlatıyoruz. Rehberde ilaç adı ve dozu yer almaz. Hangi parazite karşı, ne zaman ve hangi ürünle mücadele edileceğine veteriner hekim karar vermelidir.

İçindekiler
  1. Parazitler Neden Bu Kadar Önemli?
  2. Mide-Bağırsak Kurtları ve Koksidiyoz
  3. Karaciğer Kelebekleri ve Akciğer Kılkurtları
  4. Kist Hidatik: Köpekler, Kesim Atıkları ve İnsan Sağlığı
  5. Dış Parazitler: Kene, Uyuz, Bit, Sinekler ve Nokra
  6. Mera ve Barınak Yönetimiyle Korunma
  7. Dışkı Muayenesi ve İlaç Direnci
  8. Sık Sorulan Sorular

Parazitler Neden Bu Kadar Önemli?

Paraziter hastalıklar hem verim kaybına hem de halk sağlığı sorunlarına yol açar. Erciyes Üniversitesi araştırmacılarının Türkiye Parazitoloji Dergisi’nde yayımlanan çalışmasında belirtildiği gibi, koyunlardaki mide-bağırsak kurtları çoğu zaman belirgin belirti vermeden sinsi seyreder, ama et, süt, yapağı ve döl veriminde kayba yol açar ve bazı durumlarda ölümlere neden olur.

Sorunun bir yanı da bilgi eksikliğidir. Kafkas Üniversitesi ve Kars’taki Bakanlık teşkilatından araştırmacıların Kasım 2012–Ocak 2013 döneminde 92 süt sığırcılığı işletmesiyle yaptığı ankette, üreticilerin %78,3’ü hayvanlarında bit, pire veya kene gördüğünü söylemiş, ancak bunların parazit olup olmadığı sorusuna yalnızca %40,2’si doğru yanıt vermiştir. Dış parazit ilacı uygulatanların %75,4’ü ilacı kendisi uygulamıştır. Yazarlar, bilinçsiz ilaç kullanımının hem verim kaybını hem de gereksiz masrafı artırdığı sonucuna varmıştır.

Mide-Bağırsak Kurtları ve Koksidiyoz

Mide-bağırsak kurtları (nematodlar), küçükbaş ve büyükbaş hayvanların en yaygın iç parazitleridir. Hayvanlar bu parazitlerin larvalarını meradaki otlarla birlikte alır. Erciyes Üniversitesi’nin 2008 tarihli çalışmasına göre larvalar yağışlı dönemlerde ve yaklaşık 20°C’lik ılıman sıcaklıklarda iyi gelişir. Enfeksiyonlar da bu dönemleri izleyen aylarda artar. Aynı çalışmada koyunlarda en sık rastlanan cinsler Ostertagia, Nematodirus, Haemonchus ve Trichostrongylus olarak bulunmuştur.

Sorunun ne kadar yaygın olduğunu Erciyes Üniversitesi’nin 2018’de Nevşehir’de yaptığı bir çalışma da gösteriyor: 200 başlık bir sürüde dışkısı incelenen koyunların %60’ında bu gruptaki kurtlar bulunmuştur. Sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Zayıflama, yeterince beslendiği halde kilo alamama,
  • İshal ve kuyruk altında kirlenme,
  • Kansızlık (göz kapağının iç yüzü ve dişetlerinde solukluk),
  • Kuzu ve buzağılarda gelişme geriliği.

Genç hayvanlarda ishal yapan bir başka paraziter hastalık da tek hücreli parazitlerin neden olduğu koksidiyozdur. Bakanlığa bağlı Adana Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün 2012 tarihli çalışmasında, hastalığın özellikle genç hayvanlarda kanlı olabilen ishal, zayıflama ve bazen ölümle seyrettiği, hastalığı atlatan yetişkinlerin ise parazitin taşıyıcısı olarak kalabildiği belirtilir.

Karaciğer Kelebekleri ve Akciğer Kılkurtları

Karaciğer kelebekleri

Karaciğer kelebekleri sığır, koyun ve keçinin karaciğerine ve safra kanallarına yerleşen yassı parazitlerdir. Gelişmeleri için bir ara konağa, yani suda yaşayan bir salyangoza ihtiyaç duyarlar. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi ders notlarında, Türkiye’de bu grubun ara konağı olan salyangozun yalnızca suda yaşadığı ve göller bölgesi ile sulak alanlarda daha yaygın olduğu belirtilir. Bu nedenle bataklık, taşkın alanı ve su birikintisi bulunan meralarda otlayan hayvanlar daha fazla risk altındadır.

Akciğer kılkurtları

Akciğer kılkurtları soluk borusu ve bronşlara yerleşir. Kırıkkale Üniversitesi’nin 2005 tarihli çalışmasına göre koyun ve keçilerde görülen Dictyocaulus filaria beyaz renkli, 2–12 cm uzunluğunda bir kurttur, gelişmesi için ara konağa ihtiyaç duymaz ve Türkiye’de koyunların başlıca paraziter hastalıklarından biridir. Hasta hayvanlarda en sık öksürük ve burun akıntısı görülür. Aynı üniversitenin 2006’da Kırıkkale’de yaptığı mezbaha taramasında incelenen 100 koyunun %34’ünde akciğer kurdu bulunmuştur.

Kist Hidatik: Köpekler, Kesim Atıkları ve İnsan Sağlığı

Kist hidatik, Echinococcus granulosus adlı küçük bir şerit kurdunun yol açtığı ve insanlar için ölümcül olabilen bir hastalıktır. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün bilgilendirme metnine göre parazitin döngüsü şöyle işler:

  • Ergin parazit köpek, kedi, tilki ve çakal gibi etçillerin bağırsağında yaşar. Köpeklerde genellikle belirti görülmez, ama yumurtalar dışkıyla çevreye yayılır.
  • Koyun, keçi, sığır ve deve bu yumurtaları otla ya da suyla alır. Hayvanın karaciğer ve akciğerinde sıvı dolu kistler oluşur.
  • Kistli iç organlar köpeklere yedirildiğinde döngü tamamlanır ve yeniden başlar.

İnsan da yanlışlıkla ara konak olur. Yumurtalar köpekle temastan sonra yıkanmayan ellerle, kirlenmiş sebze ve meyvelerle ya da kaynağı bilinmeyen sularla vücuda girer. İnsanda kistler en sık karaciğer ve akciğerde gelişir ve uzun süre belirti vermeyebilir. Sağlık Bakanlığının önerileri hayvancılık yapan aileler için özellikle önemlidir:

  • Köpeklere çiğ et ve kistli iç organ vermeyin. Kistli organları yakarak ya da derin bir çukura gömerek yok edin.
  • Hayvanları mezbahada ve veteriner denetiminde kestirin. Kurban Bayramı’nda bu kurala özellikle dikkat edin.
  • Köpeklerinizi yılda dört kez iç parazitlere karşı veteriner hekime tedavi ettirin.
  • Köpeklere dokunduktan sonra ve eve gelince ellerinizi yıkayın. Sebze ve meyveleri iyice yıkayın, kaynağı belli olmayan su içmeyin.

Çoban ve bekçi köpekleri bu döngünün merkezindedir. Köpeklerin düzenli tedavisi ve kesim atıklarının köpeklere bırakılmaması, hem sürünün hem de ailenin sağlığını korur.

Dış Parazitler: Kene, Uyuz, Bit, Sinekler ve Nokra

Hyalomma cinsi keneler
Hyalomma anatolicum excavatum kenesinin dişisi (solda) ve erkeği (sağda)
Fotoğraf: Alan R Walker, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Keneler ve KKKA

Keneler hayvanın kanını emerek verim kaybına yol açmanın yanında hastalık da taşır. Bakanlığa bağlı Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nün dergisinde yayımlanan bir çalışmada, kenelerin et ve süt verimini düşürdüğü, üreme sorunlarına ve büyüme geriliğine yol açtığı, theileriosis, babesiosis ve anaplasmosis gibi hastalıkları taşıyarak hayvan ölümlerine neden olduğu belirtilir. Aynı çalışmada barınakların fiziki yapısının iyileştirilmesi ve yoğun kene bölgelerinde mücadelenin kene mevsimi boyunca sürdürülmesi önerilir.

Keneler insanlar için de tehlikelidir. Sağlık Bakanlığına göre KKKA, ağırlıklı olarak Hyalomma cinsi kenelerle bulaşan ve ölümle sonuçlanabilen viral bir hastalıktır. Hastalık hayvanlarda belirti göstermez, bu yüzden sağlıklı görünen bir hayvan da virüs taşıyabilir. Kenenin vücuda tutunmasının yanı sıra kenenin çıplak elle ezilmesi ve virüslü hayvanların kanı, dokuları ve vücut sıvılarıyla temas da bulaşma yollarıdır. Çiftçiler, çobanlar, kasaplar ve veteriner hekimler risk grubundadır. Sağlık Bakanlığı ve Ankara İl Müdürlüğü’nün önerileri şunlardır:

  • Hayvan barınaklarının çatlak ve yarıklarını onarın, duvarları sıvayıp badanalayın. Keneler bu yarıklarda saklanır.
  • Hayvanların kenelere karşı veteriner hekimin önerdiği programa göre düzenli korunmasını sağlayın.
  • Hayvanlardaki keneleri çıplak elle toplamayın, ezmeyin. Doğum, kesim ve yara bakımında eldiven kullanın.
  • Keneli alanlarda pantolon paçalarını çorap içine alın, çizme giyin, dönüşte vücudunuzu kene açısından kontrol edin.
  • Vücudunuza tutunan keneyi eldiven veya ince uçlu pensle, ezmeden çıkarın. Üzerine sigara basmak, kolonya ya da gazyağı dökmek gibi yöntemleri kullanmayın. Çıkaramıyorsanız sağlık kuruluşuna başvurun.

Sağlık Bakanlığına göre kuluçka süresi 1–14 gündür. Kene teması ya da hayvan kanıyla temastan sonraki iki hafta içinde ateş, halsizlik, kas ağrısı, bulantı, ishal gibi şikâyetler başlarsa vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidin ve kene ya da hayvan teması olduğunu söyleyin.

Uyuz, bit ve sinekler

Uyuz, deriye yerleşen akarların yol açtığı, yoğun kaşıntı, kabuklanma ve tüy ya da yapağı dökülmesiyle seyreden bulaşıcı bir hastalıktır. Bit ve pireler de kaşıntıya, huzursuzluğa ve derinin değer kaybına neden olur. Bakanlık Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün koyun yetiştiriciliği yayınında ağıl duvarlarının bit, pire ve kene yerleşmesine izin vermeyecek, kolay temizlenip ilaçlanabilir yapıda olması ve bit, pire ile karasineklerin ürediği gübreliklerin ağıldan uzak tutulması önerilir. Uyuzlu hayvanlar sürüden ayrılmalı, yeni alınan hayvanlar sürüye katılmadan önce kontrol edilmelidir.

Nokra (sığır sırt kurdu)

Nokra, Hypoderma cinsi sineklerin larvalarının sığırın sırt derisinin altına yerleşmesiyle oluşur. Kars’taki çalışmada belirtildiği gibi hastalık sonbahar, kış ve ilkbaharda sırt ve bel bölgesindeki deri altı şişliklerle fark edilir. Larvaların deride açtığı delikler deriyi değersizleştirir ve et ile süt verimini düşürür. Mücadelede en önemli ilke, larvalar deriyi delmeden önce, yani şişlikler ortaya çıkmadan uygun zamanda önlem almaktır. Aynı ankette üreticilerin %54,3’ünün nokraya karşı hiçbir uygulama yapmadığı, %31,4’ünün ise ancak şişlikleri gördükten sonra harekete geçtiği saptanmıştır. Uygulama zamanını bölgenizdeki veteriner hekimle birlikte planlayın.

Mera ve Barınak Yönetimiyle Korunma

İlaç tek başına parazit sorununu çözmez. Erciyes Üniversitesi’nin çalışmasında gelişmiş ülkelerde parazit kontrolünün mera ve barınak yönetimi ile koruyucu uygulamalara dayandığı, Türkiye’de ise bu yöntemlerin henüz yaygın olmadığı vurgulanır. Bakanlığın koyun yetiştiriciliği yayınında yer alan öneriler bu açığı kapatmak için iyi bir başlangıçtır:

  • Durgun su kullanmayın. Hayvanların gölet ve bataklık sularından sulanması paraziter hastalıkların bulaşmasına ve yayılmasına yol açar. Temiz ve akan su tercih edin.
  • Aynı merayı çok sayıda sürüyle paylaşmaktan kaçının. Bakanlık, birden fazla sürünün aynı meradan yararlanmasının hastalık riskini artırdığına dikkat çeker.
  • Merayı dinlendirin. Hasat sonrası anızlarda otlatma yaparak meraları bir süre dinlendirmek, otlakta biriken larva yükünü azaltmaya yardımcı olur.
  • Sulak alanlardan uzak durun. Karaciğer kelebeğinin ara konağı olan salyangozlar suda yaşar. Bataklık ve taşkın alanlarını çitle ayırmak veya bu alanlarda otlatmayı sınırlamak riski düşürür.
  • Genç hayvanları koruyun. Kuzu ve buzağıları mümkünse daha önce yoğun otlatılmamış, temiz parsellere çıkarın.
  • Kayıt tutun. Bakanlık, hastalık ve ilaç uygulamalarının eksiksiz kaydedilmesini önerir. Hangi tarihte, hangi hayvana ne yapıldığını bilmek, bir sonraki planı kolaylaştırır.

Dışkı Muayenesi ve İlaç Direnci

Göz kararı ve takvime bakarak yapılan ilaçlama hem para kaybıdır hem de ileride ilaçların işe yaramaması riskini doğurur. Erciyes Üniversitesi’nin çalışmasında dışkı muayenesiyle enfeksiyon düzeyinin izlenmesi ve tedavinin buna göre planlanması önerilir. Dışkı örneğinde gram başına düşen parazit yumurtası sayılır, gerekirse dışkı kültürüyle hangi parazitin bulunduğu belirlenir. Böylece hangi hayvanın, hangi parazite karşı ve ne zaman tedavi edilmesi gerektiği netleşir. Bakanlığa bağlı Veteriner Kontrol Enstitüleri’nin parazitoloji laboratuvarları sığır, koyun ve keçide helmint, protozoon ve artropod kaynaklı hastalıkların teşhisini yapar. Numune göndermek için veteriner hekiminize ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze danışabilirsiniz.

İlaç direnci, parazitlerin daha önce etkili olan bir ilaca zamanla dayanıklı hâle gelmesidir. Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dergisi’ndeki bir derlemede, bilinçsiz ve düzensiz ilaç kullanımının etkili kontrolü engellediği ve dirence yol açtığı, doğru doz, uygulama sıklığı ve ilaç grupları arasında planlı geçişin direnci önlemeye yardımcı olduğu belirtilir. Direnci hızlandıran başlıca hatalar şunlardır:

  • Hayvanın ağırlığını tahmin ederek eksik doz vermek,
  • Gerek olup olmadığına bakmadan çok sık ilaçlamak,
  • Yıllarca aynı ilaç grubunu kullanmak,
  • Tedavinin işe yarayıp yaramadığını dışkı muayenesiyle kontrol etmemek.

Tedavi, aşı programı ve ilaç kullanımı konusunda mutlaka veteriner hekiminize danışın; ilaçları yalnızca veteriner hekim reçetesiyle ve belirtilen arınma sürelerine uyarak kullanın. Arınma süresi dolmadan sağılan süt ve kesilen hayvanın eti gıda zincirine girmemelidir. Sürünüzde açıklanamayan ölümler ya da bulaşıcı bir hastalıktan şüphelendiğiniz belirtiler görürseniz durumu İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirin.

Sık Sorulan Sorular

Hayvanlarımı yılda kaç kez parazite karşı ilaçlamalıyım?

Herkese uyan tek bir takvim yoktur. Parazit türü, bölgenin iklimi, mera durumu ve hayvanların yaşı bu kararı etkiler. En doğru yol, dışkı muayenesi sonuçlarına göre veteriner hekiminizle birlikte bir program hazırlamaktır. Gereksiz ve sık ilaçlama ilaç direncine yol açar.

Koyunumda kist hidatik çıktı, eti yenir mi?

Hayvanı mezbahada ve veteriner hekim denetiminde kestirirseniz, kistli organlar ayrılarak imha edilir ve etin durumu veteriner hekim tarafından değerlendirilir. Kistli iç organları hiçbir zaman köpeklere vermeyin. Yakarak ya da derin bir çukura gömerek yok edin, çünkü köpekler bu organları yediğinde parazit döngüsü devam eder ve insanlara bulaşma riski artar.

Hayvanımın üzerinde kene buldum, ne yapmalıyım?

Keneyi çıplak elle toplamayın ve ezmeyin. Eldiven kullanın ve keneyi ince uçlu bir pensle çıkarın. Ahır ve ağıldaki çatlakları onarıp badana yapın ve hayvanların kene mücadelesini veteriner hekiminizle planlayın. Kene temasından sonraki iki hafta içinde sizde ateş, halsizlik ya da kas ağrısı başlarsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Sarıçam’da bir koyun sürüsü, Adana. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel