TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Çiftlikte kuzu

Kuzu ve Oğlak Bakımı, Kuzu Besisi: Ağız Sütü, Sütten Kesim ve Besi

Bir koyun veya keçi işletmesinin kazancı büyük ölçüde doğan yavruların ne kadarının sağlıklı biçimde büyütülebildiğine bağlıdır. Doğumdan sonraki ilk saatler, ağız sütü ve sütten kesim dönemi kuzu ve oğlak kayıplarının en çok yaşandığı aşamalardır.

Bu rehber, sitemizdeki genel koyun ve keçi yetiştiriciliği rehberini tamamlar ve yalnızca doğumdan besi sonuna kadar olan yavru dönemine odaklanır. Bilgiler Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Koyunculuk Araştırma Enstitüsü, Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve il müdürlüklerinin yayınlarına dayanmaktadır.

İçindekiler
  1. Doğum Mevsimi ve Doğum Bölmesi
  2. Ağız Sütü: Yavrunun İlk Koruyucusu
  3. Yetim ve Annesi Tarafından Kabul Edilmeyen Yavrular
  4. Kuzu Yemi, Kuru Ot Alıştırma ve Sütten Kesim
  5. Kuyruk, Boynuz ve Kastrasyon İşlemleri
  6. Kuzu Besisi: Süre, Yem ve Kesim Ağırlığı
  7. İshal ve Enterotoksemiden Korunma
  8. Küpe, Kayıt ve Yavru Takibi
  9. Sık Sorulan Sorular

Doğum Mevsimi ve Doğum Bölmesi

Doğum mevsimini planlamak

Ülkemizde koç ve teke katımı genellikle sonbaharda yapılır. Keçilerde gebelik ortalama 150 gün sürdüğünden ve koyunlarda da bu süreye yakın olduğundan, doğumlar çoğunlukla kış sonu ile ilkbahar arasına denk gelir. Dolayısıyla doğum mevsimini belirleyen asıl karar, katımın ne zaman başlatılacağıdır.

Bakanlığın koyun yetiştiriciliği yayınında, doğum zamanı seçilirken yem durumunun, mevsimin ve iş yükünün birlikte düşünülmesi önerilir. Aynı yayına göre erken ilkbaharda doğan kuzuların yaşama gücü, yaz veya kış ortasında doğanlara göre daha yüksektir.

Doğum dönemine girmeden önce şu hazırlıklar tamamlanmalıdır:

  • Doğum bölmeleri temizlenmeli; iyot tentürü, temiz havlu ve biberon hazır tutulmalıdır.
  • Gebeliğin son döneminde analar yeterli kaba ve kesif yemle beslenmelidir. Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün uyarısına göre bu dönemde verilen yem; doğum ağırlığını, süt verimini, ana-yavru bağını ve doğum sonrası ana kayıplarını doğrudan etkiler.

Doğum bölmesinde ilk saatler

Koyunlarda doğum, sancılar başladıktan sonra genellikle 1–2 saat içinde tamamlanır; keçilerde ise çoğunlukla 3 saatten kısa sürer. Bakanlığın keçi yetiştiriciliği yayınına göre ikiz doğumlarda ikinci yavrunun gelmesi uzayabilir; yine de müdahale yalnızca yavrunun ayağının katlanması veya başın geride kalması gibi anormal durumlarda yapılmalıdır. Uzayan ya da zorlu doğumlarda vakit kaybetmeden veteriner hekim çağrılmalıdır.

Yeni doğana yapılacaklar:

  • Solunum: Ağız ve burun zardan ve sıvıdan temizlenerek yavrunun rahat nefes alması sağlanır.
  • Göbek bakımı: Göbek kordonu, il müdürlüklerinin önerilerine göre kökünden yaklaşık 2,5–4 cm mesafede kesilir ve iyotlu antiseptikle dezenfekte edilir.
  • Isı ve kuruluk: Yavru kuru, temiz ve hava akımı olmayan bir yerde tutulur. Kuzu ve oğlak bölmesinin 12–18 °C arasında olması önerilir.
  • Ana-yavru bağı: Samsun İl Müdürlüğü, kuzuların ilk hafta anneleriyle birlikte doğum bölmesinde kalmasını önerir. Keçilerde ise analar, analık davranışına ve oğlağın gücüne bağlı olarak 4–24 saat bireysel bölmede tutulup ardından analı-oğlaklı gruplara alınabilir.

Eş (plasenta) atıldıktan sonra hayvanların yememesi için hemen bölmeden uzaklaştırılmalı ve gömülmelidir.

Ağız Sütü: Yavrunun İlk Koruyucusu

Kuzu ve oğlak, hastalıklara karşı korumayı ilk günlerde ancak ağız sütünden (kolostrum) alır. Bağırsakların bu koruyucu maddeleri emme yeteneği doğumdan sonraki saatlerde hızla azaldığından zamanlama hayati önemdedir.

  • Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün küçükbaş yetiştiriciliği ders notlarında, yavrunun mümkünse doğumdan sonraki ilk yarım saat ile bir saat içinde ağız sütü alması istenir.
  • Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında yayımladığı bilgilendirmeye göre kuzu, ilk 24 saatte canlı ağırlığının yaklaşık %10’u kadar ağız sütü almalıdır. Örneğin 4 kg doğan bir kuzu için bu, ilk gün yaklaşık 400 g ağız sütü demektir.
  • İshal görülen yavruda ağız sütünü kesmek ciddi bir hatadır; aksine yavrunun korunması için ağız sütü daha da önemlidir.

Ağız sütünü saklamak

Bol sütlü analardan ya da yavrusunu kaybeden hayvanlardan alınan fazla ağız sütü, yetim yavrular için saklanabilir. Samsun İl Müdürlüğünün önerilerine göre:

  • Buzdolabında 4 °C’de 24 saate kadar saklanabilir.
  • 200–250 g’lık porsiyonlar halinde -18 °C’de dondurulursa 1 yıla kadar kullanılabilir.
  • Dondurulmuş ağız sütü 40–45 °C’lik suda yavaşça çözdürülür ve vücut sıcaklığında, canlı ağırlığın kilogramı başına yaklaşık 50 ml olacak şekilde içirilir.
  • Çözülen ağız sütü tekrar dondurulmamalıdır.

Yetim ve Annesi Tarafından Kabul Edilmeyen Yavrular

Bazı analar, özellikle ilk doğumunu yapanlar veya ikiz doğuranlar, yavrularından birini kabul etmeyebilir. Bakanlık yayınlarında böyle bir durumda yavrunun ağız ve burnunun temizlenmesi, üzerine biraz tuz serpilerek ananın yalamaya teşvik edilmesi ve yavrunun iyice kurulanması önerilir. Analık davranışının en açık göstergesi, ananın yavruyu yalaması ve emmesine izin vermesidir. Bakanlığın keçi yayınına göre yerli ırklarda analık kabiliyeti genellikle yüksek, bazı kültür ırklarında ise daha zayıftır.

Ana kabul etmezse ya da ölmüşse, yavru mümkünse yavrusunu yeni kaybetmiş başka bir anaya verilmeye çalışılır. Bu mümkün değilse biberonla büyütme gerekir. Yetim yavruda ilk iş, saklanmış veya başka bir anadan sağılmış ağız sütünü vakit kaybetmeden vermektir.

Biberonla besleme düzeni

Antalya İl Müdürlüğünün ders notlarında sütle beslenen yavrular için şu öğün düzeni verilir:

  • İlk hafta: günde 6–8 öğün, her öğünde ortalama 250 g süt,
  • İkinci hafta: günde 4–6 öğün,
  • Üçüncü haftadan itibaren: günde 4 öğün,
  • Dördüncü haftadan sonra: öğün sayısı yavaş yavaş günde 2’ye indirilir.

Süt her öğünde aynı sıcaklıkta verilmeli, biberon ve kaplar her kullanımdan sonra temizlenmelidir. Biberonla büyütülen yavrular da erkenden kuzu yemine, kuru ota ve suya alıştırılmalıdır.

Kuzu Yemi, Kuru Ot Alıştırma ve Sütten Kesim

İşkembenin gelişmesi için yavrunun katı yemle erken tanışması gerekir. Bunun için anaların ulaşamadığı, yalnızca yavruların girebileceği bir yemlik (kuzu kafesi) kurulabilir. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü de Akkaraman kuzularının emme döneminde bu şekilde ek yemle büyütülmesi üzerine projeler yürütmüştür.

Alıştırma takvimi

  • Samsun İl Müdürlüğüne göre kuzular 15. günden itibaren kaliteli kuru ot veya yonca ile kuzu başlangıç yemine alıştırılabilir; 2026 tarihli bilgilendirmede başlangıç yemi için 2–3 haftalık yaş belirtilir.
  • Antalya İl Müdürlüğünün ders notlarında 15. günden itibaren yaklaşık %18 ham proteinli kuzu başlangıç yeminin yavrunun önünde sürekli bulundurulması önerilir. Kaba yem olarak kaliteli yonca, fiğ veya çayır kuru otu tercih edilmelidir.
  • Yaklaşık bir aylıktan sonra, imkân varsa kuzular meraya çıkarılabilir.
  • Temiz ve taze içme suyu her zaman ulaşılabilir olmalıdır. Bakanlık yayınında gençlerin yeterli su alamaması durumunda telafi edilemeyecek şekilde kavruk kalabilecekleri belirtilir.

Sütten kesim ne zaman?

Sütten kesim yaşı, işletmenin süt sağıp sağmamasına ve yavrunun gelişimine göre değişir. Samsun İl Müdürlüğünün 2026 yılındaki önerileri şöyledir:

  • Sağılmayan sürülerde kuzular 3–3,5 aylık yaşta ve 30–35 kg civarında sütten kesilir.
  • Sağım yapılan sürülerde emzirme 2,5–3 aya kadar sürdürülebilir.
  • Erken sütten kesimde emzirme 1–1,5 ayı geçmez; ancak yavru en az doğum ağırlığının 3–4 katına (yaklaşık 12–13 kg) ulaşmış olmalıdır. Genel kural olarak kuzu, doğum ağırlığının en az 4 katına ulaşmadan sütten kesilmemelidir.

Bakanlığın koyun yayınına göre damızlığa ayrılacak dişi ve erkek kuzuların en az 3 ay emzirilmesi önerilir. Keçilerde Bakanlık ders notlarına göre oğlaklar genellikle 2–3 ay, ortalama 60 gün anaları tarafından emzirilir. Sütten kesim, yavru katı yemi düzenli tüketmeye başladıktan sonra yapılmalı ve sütten kesim ağırlığı mutlaka kaydedilmelidir.

Kuyruk, Boynuz ve Kastrasyon İşlemleri

Yavru döneminde bazı işletmelerde boynuz köreltme, kastrasyon (burma) veya kuyruk işlemleri uygulanır. Karar, ırka, yetiştirme amacına ve hayvan refahına göre verilmelidir. Ülkemizdeki koyun ırklarının önemli bir kısmı yağlı kuyrukludur ve bu ırklarda kuyruk, ırk özelliğinin bir parçasıdır.

  • Boynuz köreltme: Bakanlığın keçi yetiştiriciliği yayınına göre özellikle süt tipi keçilerde 3–4 günlük yaştaki oğlaklarda yapılır.
  • Kastrasyon: Aynı yayında lastik halka yönteminin birkaç haftalık erkek oğlaklarda uygulandığı belirtilir. Damızlık olarak kullanılmayacak erkeklerde yapılır.
  • Kuyruk işlemleri: Bazı ırklarda ve işletmelerde uygulanabilir; yağlı kuyruklu yerli ırklarda genellikle gerekmez. Yöntem ve zamanlama mutlaka veteriner hekimle belirlenmelidir.

Bu işlemler erken yaşta, temiz ekipmanla ve yara bakımı gözetilerek, tercihen veteriner hekim tarafından yapılmalıdır.

Kuzu Besisi: Süre, Yem ve Kesim Ağırlığı

Damızlığa ayrılmayan erkek kuzular ve fazla dişiler genellikle sütten kesimden sonra besiye alınır. Bakanlığın koyun yayınına göre bazı işletmeler kendi kuzularını 90–120 gün süren entansif (yoğun) bir besiye alır.

Yemleme düzeni

  • Antalya İl Müdürlüğünün ders notlarına göre sütten kesimden sonra %16–18 ham proteinli kuzu büyütme yemine günde yaklaşık 100 g ile başlanır ve miktar kademeli olarak artırılır.
  • Yaklaşık bir ay kuzu büyütme yemi verildikten sonra toklu besi yemine geçilir.
  • Besideki hayvan, canlı ağırlığının yaklaşık %2–2,5’i kadar kesif yem ve %1’i kadar kaba yem tüketmelidir. Örneğin 30 kg’lık bir kuzu için bu, günde yaklaşık 600–750 g kesif yem ile 300 g kaba yem anlamına gelir.
  • Rasyondaki her değişiklik birkaç güne yayılarak yapılmalıdır. Ani geçişler hem sindirim bozukluklarına hem de enterotoksemiye zemin hazırlar.
  • Besideki kuzu ve oğlaklara sürekli temiz su verilmesi idrar taşı riskini azaltır.

Araştırma enstitülerinin bulguları

Bakanlığa bağlı Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nün kuzu besisi çalışmalarından yetiştiriciye yansıyan bazı pratik sonuçlar şunlardır:

  • Protein kaynağı olarak soya küspesi kullanılan kuzular, diğer küspelerle beslenenlere göre daha fazla canlı ağırlık kazanmış ve kilogram artış başına maliyet daha düşük çıkmıştır.
  • Sütten kesilmiş kuzulara tahıllar kırılmadan ya da öğütülmeden verilebilir.
  • Erken sütten kesimin besi performansını düşürmediği ve canlı ağırlık artışının maliyetini azalttığı belirlenmiştir.

Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı bir araştırmada (2003), 3,5–4 aylık yaşta ve yaklaşık 30–32 kg ağırlıkla besiye alınan Konya Merinosu erkek kuzular, 56 günlük besi sonunda yaklaşık 45–46 kg’a ulaşmış; günlük canlı ağırlık artışı gruplara göre 252–275 g arasında gerçekleşmiştir. Bu değerler bir araştırma sonucudur ve her ırk ya da işletme için hedef olarak alınmamalıdır.

Kesim ağırlığı

Kuzu için tek bir “doğru” kesim ağırlığı yoktur; ırkın ergin ağırlığı, karkasın yağlanması ve pazarın talebi belirleyicidir. Günlük artış düşmeye ve yem harcaması yükselmeye başladığında satış zamanı gelmiş demektir. Bakanlık yayınında, bazı ithal ırkların 3 ayda 40 kg’a ulaştığı yönündeki piyasa iddialarına temkinle yaklaşılması gerektiği vurgulanır. Çok erken, düşük ağırlıkta kuzu kesimi ise ekonomik kayıp sayılır ve bazı illerde bu konuda İl Hayvan Sağlığı Zabıtası Komisyonu kararları bulunur; güncel uygulamayı İl/İlçe Müdürlüğünüzden öğrenebilirsiniz.

İshal ve Enterotoksemiden Korunma

Yavru kayıplarının başında ishaller ve halk arasında “çelerme” olarak da bilinen enterotoksemi gelir.

Yavru ishalleri

Samsun İl Müdürlüğünün bilgilendirmesine göre kuzu ishallerinin başlıca etkenleri E. coli, Clostridium perfringens, rotavirüs ve koronavirüstür. Korunmanın temeli şunlardır:

  • Yavrunun ilk saatlerde yeterli ağız sütü alması,
  • Doğum bölmesinin doğumdan önce temizlenmesi, altlığın düzenli değiştirilmesi,
  • Barınağın kuru ve iyi havalandırılmış olması, kalabalık ve yaş gruplarının karıştırılmasından kaçınılması,
  • Biberon, kova ve yemliklerin temiz tutulması.

Yavruların iştahı, hareketliliği ve dışkısı her gün gözlenmelidir. İshal, halsizlik, öksürük, burun akıntısı veya solunum güçlüğü görüldüğünde zaman kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır.

Enterotoksemi

Enterotoksemi, Clostridium perfringens bakterisinin bağırsakta aşırı çoğalıp zehir üretmesiyle ortaya çıkar; ölüm oranı yüksektir ve en çok iyi beslenen, hızlı gelişen genç hayvanları etkiler. Antalya İl Müdürlüğünün ders notlarında başlıca hazırlayıcı nedenler olarak ani rasyon değişiklikleri, yeni biçilmiş tarlalarda otlatma ve aşırı tahıl tüketimi sayılır. Bakanlık ders notlarında da yavruların kesif yeme kademeli geçirilmesi, birden başlayan fazla karma yem tüketiminin hastalığa yol açabileceği vurgulanır.

Korunmada beslemenin yanı sıra aşılama da önemlidir. Gebe anaların doğumdan önce uygun dönemde aşılanması, yavruya ağız sütüyle geçici bir koruma sağlar; yavruların aşılanması da ayrı bir program dahilinde yapılır. Parazit uygulamalarının ve diğer hastalıklara karşı programların zamanlaması da sürüden sürüye değişir.

Tedavi, aşı programı ve ilaç kullanımı konusunda mutlaka veteriner hekiminize danışın; ilaçları yalnızca veteriner hekim reçetesiyle ve belirtilen arınma sürelerine uyarak kullanın.

Sürüde ani ve toplu ölümler, yavru atmaları veya ihbarı zorunlu bir hastalıktan şüphelenilmesi durumunda vakit kaybetmeden resmî veteriner hekime ve İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne haber verilmelidir.

Küpe, Kayıt ve Yavru Takibi

Koyun ve keçilerin kulak küpesiyle tanımlanması ve Bakanlığın kayıt sistemine işlenmesi yasal bir zorunluluktur. Samsun İl Müdürlüğünün 2026 tarihli bilgilendirmesinde kuzu ve oğlakların en geç 12 aylık yaşa kadar küpelenmesi gerektiği hatırlatılmaktadır. Hayvancılık Genel Müdürlüğünün Eylül 2025 tarihli duyurusuna göre 1 Ocak 2026’dan itibaren kaybolan küpelerin yerine aynı kimlik numarasını taşıyan yeni küpe takılmaktadır. Küpeleme ve doğum bildirimi süreleri, hayvan hareketleri ve nakil belgeleri için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze ve veteriner hekiminize başvurun.

İşletme içi kayıtlarda her yavru için şunların not edilmesi önerilir:

  • Doğum tarihi, ana numarası, tek veya ikiz doğum,
  • Doğum ağırlığı, sütten kesim ağırlığı ve 3–4 aylık ağırlık,
  • Yapılan aşı, parazit ve tedavi uygulamaları ile tarihleri,
  • Ölen veya zorunlu kesilen yavrular ve nedenleri.

Bakanlık yayınlarına göre kuzu ve oğlaklarda yıllık ölüm ve zorunlu kesim oranının %5’i geçmemesi hedeflenir. Bu oranı aşan işletmelerde doğum hijyeni, ağız sütü ve besleme gözden geçirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kuzu ağız sütünü ne zaman ve ne kadar almalı?

İl müdürlüklerinin önerilerine göre kuzu ağız sütünü mümkünse doğumdan sonraki ilk yarım saat ile bir saat içinde almalıdır. İlk 24 saatte toplam olarak canlı ağırlığının yaklaşık %10’u kadar ağız sütü içmesi hedeflenir.

Kuzular kaç aylıkken sütten kesilir?

Sağılmayan sürülerde kuzular genellikle 3–3,5 aylık yaşta ve 30–35 kg civarında sütten kesilir. Sağım yapılan sürülerde bu süre 2,5–3 aya kadar kısalabilir. Erken sütten kesim 1–1,5 aylık yaşta yapılabilir; ancak kuzunun kuzu yemini düzenli yemesi ve doğum ağırlığının en az 3–4 katına ulaşmış olması gerekir.

Kuzu besisi ne kadar sürer?

Bakanlık yayınlarına göre entansif kuzu besisi çoğunlukla 90–120 gün sürer. Bununla birlikte süre ırka, besi başı ağırlığına ve pazara göre değişir. En ekonomik satış zamanı, günlük artışın yavaşlayıp yem maliyetinin yükselmeye başladığı noktadır.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Bir çiftlikte kuzu. Fotoğraf: Jakub Hałun, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel