TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Giresun Eğribel'de koyun sürüsü

Koyun ve Keçi Yetiştiriciliği: Irklar, Ağıl, Aşım, Kuzu Bakımı ve Kırkım

Koyun ve keçi, Türkiye’nin mera kaynaklarını ete, süte, yapağıya ve tiftiğe dönüştüren en eski çiftlik hayvanlarıdır. Az sermayeyle başlanabilmesi, kısa sürede yavru vermesi ve sığırın değerlendiremediği engebeli alanlardan yararlanabilmesi küçükbaş hayvancılığı kırsal ailelerin önemli bir gelir kaynağı yapar. Ancak kârlı bir sürü; doğru ırk seçimine, sağlıklı bir ağıla, planlı bir koç-teke katımına ve dikkatli bir yavru bakımına bağlıdır.

Bu rehberde Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğünün koyun ve keçi yetiştiriciliği yayınlarını temel alarak ırk seçimini, barınak ölçülerini, besleme ve mera kullanımını, aşım dönemini, doğum ve kuzu-oğlak bakımını, kırkımı, genel sağlık uygulamalarını ve küpe-kayıt yükümlülüklerini sade bir dille ele alıyoruz.

İçindekiler
  1. Irk Seçimi: Önce Uyum, Sonra Verim
  2. Ağıl ve Barınak Koşulları
  3. Besleme ve Mera Yönetimi
  4. Damızlık Seçimi ve Koç-Teke Katımı
  5. Doğum ile Kuzu ve Oğlak Bakımı
  6. Kırkım, Tırnak ve Genel Bakım
  7. Sağlık ve Koruyucu Hekimlik
  8. Küpe, Kayıt ve İşletme Takibi
  9. Sık Sorulan Sorular
  10. İlgili Rehberler

Irk Seçimi: Önce Uyum, Sonra Verim

Bakanlık yayınlarının ilk vurguladığı nokta, damızlık seçiminde bölgeye uyumun verim özelliklerinden önce gelmesidir. Kâğıt üzerinde yüksek verimli görünen ama iklime, meraya ve bakım koşullarına uyum sağlayamayan ithal ırklar beklenen sonucu vermeyebilir. Bakım ve barınak koşulları yetersiz olan işletmelerde kültür ırkları yerine yerli ırklar ya da kültür melezleri daha güvenli bir tercihtir.

Yerli koyun ırkları

Türkiye’deki koyun ırkları kuyruk yapısına göre iki grupta toplanır. Yağlı kuyruklu ırklar arasında Akkaraman, Morkaraman, Dağlıç, İvesi, Karagül, Norduz, Çine Çaparı, Hemşin ve Tuj sayılır. Yağsız ince uzun kuyruklu ırklar ise Kıvırcık, Karayaka, Sakız, Gökçeada, Merinos, Pırlak, Ramlıç ve Karya’dır.

Yerli keçi ırkları

Başlıca yerli keçi ırkları Kıl Keçisi, Ankara (Tiftik) Keçisi, Kilis, Honamlı ve Norduz’dur. Keçi, merada günde 14–15 km yürüyebilen, çalılık ve engebeli alanları iyi değerlendiren bir hayvandır. Bakanlık yayınına göre keçi, yemi ete ve süte çevirmede koyuna göre yaklaşık %25 daha verimlidir. Yatırım kararında süt, et ve tiftikten elde edilecek gelirin önceden hesaplanması önerilir.

Ağıl ve Barınak Koşulları

Küçükbaş hayvanlar soğuğa nispeten dayanıklıdır; asıl tehlike nem, hava akımı ve kötü havalandırmadır. Bakanlık yayınında, sürüde öksürük ve zatürre (pnömoni) sık görülüyorsa sorunun önce havalandırmada aranması gerektiği belirtilir.

Hayvan başına alan

  • Ergin koyun, koç, keçi ve teke için yaklaşık 2 m²,
  • 6–12 aylık toklu ve çepiç için 1,4 m²,
  • 0–6 aylık kuzu ve oğlak için 0,7 m²,
  • Doğum bölmesinde hayvan başına 2,5 m²; keçilerde doğum bölmesi dişi sayısının en az %10’u kadar planlanır,
  • Her 50 hayvan için en az 2 m² revir (hasta bölmesi).

Yapı özellikleri

Ağıl genişliğinin 12 metreyi geçmemesi, çatı eğiminin en az %26 olması ve bacanın çatı mahyasından en az 50 cm yüksekte bulunması önerilir. Pencere alanı taban alanının %10–15’i kadar olmalı ve zeminden 2–2,5 m yükseğe yerleştirilmelidir. Kapılar 2,5–3 m genişlikte tutulur; 300 baştan büyük ağıllarda birden fazla kapı gerekir. Hayvan başına yaklaşık 4 m³ hava hacmi hesaplanır ve iç ortam bağıl neminin %75’i aşmaması istenir.

Zemin kuru kalmalıdır. Koyun ağıllarında tabanın çevreden 20–30 cm yüksek ya da iyi drene edilmiş olması önerilir. Keçiler için sıkıştırılmış toprak zemin tercih edilir; beton zemin ıslaklığı artırdığı için uygun görülmez. Hayvan başına ayda yaklaşık 25 kg sap veya talaş yataklık hesaplanır. Ağıl tabanının en az iki katı büyüklüğünde bir avlu, hayvanların gün içinde hareket etmesini sağlar.

Yemlik ve suluk

Yemlik uzunluğu koyun başına 40–50 cm, kuzu başına 20–30 cm; keçilerde ise keçi başına 50–80 cm olarak planlanır. Yemlik yüksekliği yerden 30–40 cm’dir. Suluklar, yemliklerden en az 25–30 m uzağa konur. Günlük su ihtiyacı koyun için yaklaşık 10 litre, keçi için yaklaşık 15 litredir. Kuzu ve toklulara sürekli temiz su sağlanmalıdır.

Besleme ve Mera Yönetimi

Merada keçi ve koyunlar
Adana Kozan’da merada keçi ve koyunlar
Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Ülkemizde koyunculuğun yaklaşık %90’ı meraya dayanır. Bakanlık yayınına göre Türkiye’de meraların ortalama kuru ot verimi dekara 70 kg civarındadır ve bölgeler arasında büyük farklar vardır. Bu nedenle sürü büyüklüğünü belirleyen en önemli etken çoğu zaman mera kapasitesidir. Meranın taşıyabileceğinden fazla hayvan otlatmak hem merayı bozar hem de hayvanların kondisyonunu düşürür.

Meranın yetmediği dönemlerde kaba yem (kuru ot, sap, silaj) ve kesif yemle destek yapılır. Bakanlık yayınında, 1,5 yavrulu bir anaç için üç aylık depolama ihtiyacı yaklaşık 0,5 m³ balyalı kuru ot, 0,7 m³ silaj, 0,2 m³ kesif yem ve 0,4 m³ sap olarak verilmiştir. Ek beslemenin en çok önem kazandığı dönemler katım öncesi, gebeliğin son dönemi, doğum sonrası ve sağım dönemleridir. Katımdan önce verilen ek arpanın döl verimini artırdığı belirtilir; keçilerde doğumdan sonra enerji ve protein ihtiyacı %40–80 oranında yükselir.

Hayvanların besleme durumunu izlemek için vücut kondisyon skoru (VKS) kullanılır. Skorun 1,5’in altına düşmesi ciddi bir uyarı işaretidir; keçilerde uzun süre 1,5’in altında ya da 4,25’in üzerinde kalan hayvanların sürüden çıkarılması önerilir.

Damızlık Seçimi ve Koç-Teke Katımı

Damızlığa ayrılacak hayvanlar koyunlarda 6 aylıktan, keçilerde 5 aylıktan küçük olmamalıdır. Verim yaşla düşer: koçlar 6, koyunlar 7 yaşından sonra; tekeler 7, keçiler 8 yaşından sonra damızlık olarak önerilmez. Akrabalığı önlemek için aynı koç ya da teke zorunlu olmadıkça sürüde 2 yıldan fazla kullanılmamalıdır. Dengeli bir sürüde hayvanların yaklaşık %25’i 1,5 yaşında, %25’i 1,5–2,5 yaşında, %50’si 3 yaş ve üzerindedir; yılda yaklaşık %20 yenileme yapılması önerilir.

Aşım dönemi

Koyunlar mevsime bağlı olarak kızgınlık gösterir; ülkemizde genellikle sonbahar katımı tercih edilir. Katım süresi koyunlarda 5–7 hafta, keçilerde 1,5–2 aydır. Koyunlarda kızgınlık ortalama 30 saat, keçilerde ortalama 36 saat sürer. Gebe kalmayan koyun 16–17 gün, keçi ise yaklaşık 21 gün sonra yeniden kızgınlık gösterir. Koç ve tekelerin katımdan 2–3 ay önce sürüden ayrılması, katım öncesinde de birkaç teke ya da koçun önlük bağlanarak sürüde gezdirilmesi kızgınlıkların toplu gelmesine yardımcı olur.

Koç ve teke oranı

  • Serbest aşımda: genç koça 15, ergin koça 25–35 koyun; genç tekeye 20, ergin tekeye 30–35 keçi,
  • Elde aşımda: genç koça 40, ergin koça 60–80 koyun; genç tekeye 40, ergin tekeye 60–75 keçi.

Sürüde %7’ye kadar kısırlık normal kabul edilir. Daha yüksek oranlar besleme, sağlık veya erkek hayvan sorunlarına işaret edebilir.

Doğum ile Kuzu ve Oğlak Bakımı

Keçilerde gebelik süresi 145–155 gün, ortalama 150 gündür; koyunlarda da gebelik süresi buna yakındır. Embriyo kayıplarının %20–25’i gebeliğin ilk 45 gününde yaşanır; bu dönemde hayvanları strese sokmamak, sert taşımalardan ve ani yem değişikliğinden kaçınmak gerekir. Sürüde %2’den fazla yavru atma görülmesi bulaşıcı bir hastalığa işaret edebileceğinden vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır.

Doğum bölmesi

Doğum bölmesi kuru, temiz altlıklı ve 12–18 °C sıcaklıkta olmalıdır. Koyunlarda doğum genellikle 1–2 saat içinde tamamlanır; keçilerde çoğunlukla 3 saatten kısa sürer. Eş (plasenta) birkaç saat içinde atılır ve hemen ağıldan uzaklaştırılıp gömülmelidir.

Yeni doğan bakımı

  • Yavrunun ağız ve burnu temizlenir; anne yalamıyorsa üzerine biraz tuz serpilerek yalatma teşvik edilir, gerekirse yavru kurulanır.
  • Yavrunun doğumdan kısa süre sonra ağız sütünü (kolostrum) emmesi sağlanır; ağız sütü yavrunun hastalıklara karşı ilk korumasıdır.
  • 8 haftalıktan küçük oğlaklar paravanla hava akımından korunur.
  • Süt tipi keçilerde boynuz köreltme 3–4 günlük yaşta yapılır.

Damızlığa ayrılacak kuzuların en az 3 ay emzirilmesi önerilir. Sütten kesimden sonra sağım koyunlarda genellikle 3–5 ay, sütçü ırklarda 7–8 aya kadar sürer. Keçiler günde iki kez, yaklaşık 10 saat arayla sağılır; mera dönüşünden sonra sağımdan önce hayvanların yaklaşık bir saat dinlenmesi beklenir. Sağımda süzgeç kullanılmalı, süt bekletilmeden soğutulmalıdır.

Kırkım, Tırnak ve Genel Bakım

Kırkım ülkemizde genellikle mayıs-haziran aylarında, yılda bir kez yapılır. Hayvanlar kırkımdan bir gün önce aç bırakılır. Önce koçlar ve tekeler, ardından toklu-çepiçler ve kuzular, en son doğum yapmış dişiler kırkılır. Kırkım sırasında oluşan kesiklere antiseptik sürülür. Yapağılar koç, koyun, toklu ve kuzu yapağısı olarak ayrı çuvallanırsa daha iyi değerlendirilir.

Uzamış tırnaklar düzenli olarak kesilmelidir. Bakanlık yayınına göre ayak hastalıkları koyun ve keçilerde %20’lere varan oranlarda görülebilir; özellikle tekelerde arka tırnakların uzaması aşımı güçleştirir.

Sağlık ve Koruyucu Hekimlik

Küçükbaş işletmelerinde hastalıkların büyük kısmı ıslak zemin, kalabalık, yetersiz havalandırma ve dengesiz beslemeyle ilişkilidir. Sürüde ishal, meme iltihabı (mastitis), topallık, öksürük, göz ve burun akıntısı, ürkeklik veya kilo kaybı gibi belirtiler düzenli olarak izlenmelidir. Bakanlık yayınlarına göre yıllık ölüm ve mecburi kesim oranı kuzu ve oğlaklarda %5’i, toklu-çepiç ve yetişkinlerde %2’yi geçmemelidir.

Aşılama ve iç-dış parazit uygulamaları zamanında ve düzenli yapılmalıdır. Hangi aşının ve parazit ilacının hangi dönemde kullanılacağı bölgeye ve sürünün durumuna göre değiştiğinden, aşı takvimi ve ilaç seçimi için mutlaka veteriner hekime danışılmalıdır. Yalnızca ruhsatlı ürünler kullanılmalı, etiket dozuna uyulmalı ve reçete yetkili veteriner hekim tarafından düzenlenmelidir. İlaç kullanılan hayvanların süt ve etinin, etikette belirtilen bekleme süresi dolmadan tüketime sunulmaması gerekir. Sürüye yeni alınan hayvanlar bir süre ayrı tutularak gözlenmeli, şüpheli ölüm ve yavru atmaları gecikmeden resmî veteriner hekime bildirilmelidir.

Küpe, Kayıt ve İşletme Takibi

Koyun ve keçilerin küpeyle tanımlanması ve Bakanlığın Koyun Keçi Bilgi Sistemi’ne (KKBS) kaydedilmesi yasal bir zorunluluktur. Kayıtlı olmayan hayvanlar hayvan hareketlerinde, satışta ve desteklemelerde sorun yaşatır. Tarım ve Orman Bakanlığının duyurusuna göre 5 Eylül 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle, 1 Ocak 2026’dan itibaren kaybolan küpelerin yerine aynı kimlik numarasını taşıyan yeni küpe takılmaktadır. Küpeleme süreleri, doğum ve hareket bildirimleri ile güncel destekleme koşulları için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze veya e-Devlet’teki güncel duyurulara başvurmanız önerilir.

Yasal kayıtların yanında işletme içi kayıtlar da kârlılığı doğrudan etkiler. Doğan yavru sayısı, ikiz doğumlar, sütten kesilen yavru sayısı, büyüme hızı, süt ve yapağı verimi, hastalık ve ilaç uygulamaları ile sürüye giren-çıkan hayvanlar düzenli olarak not edilmelidir. Bu kayıtlar sayesinde verimsiz hayvanlar belirlenir, damızlık seçimi bilinçli yapılır ve akrabalık riski azaltılır.

Sık Sorulan Sorular

Bir koça kaç koyun verilmelidir?

Bakanlık önerilerine göre serbest aşımda genç bir koça yaklaşık 15, ergin bir koça 25–35 koyun verilir. Elde aşımda bu sayı ergin koç için 60–80 koyuna kadar çıkabilir. Keçilerde serbest aşımda ergin bir tekeye 30–35 keçi önerilir.

Ağılda koyun başına ne kadar alan gerekir?

Ergin bir koyun veya keçi için yaklaşık 2 m², 6–12 aylık toklu için 1,4 m², kuzu ve oğlak için 0,7 m² alan önerilir. Doğum bölmesinde hayvan başına 2,5 m² ayrılmalıdır.

Kırkım ne zaman yapılır?

Kırkım genellikle mayıs-haziran aylarında, havaların ısındığı dönemde yılda bir kez yapılır. Hayvanlar bir gün önceden aç bırakılır; önce erkekler, en son doğum yapmış dişiler kırkılır.

İlgili Rehberler

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Giresun Eğribel’de merada otlayan koyun sürüsü. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel