TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Polatlı'da soğan hasadı

Kuru Soğan Yetiştiriciliği: Tohum, Arpacık, Sulama, Hasat ve Depolama

Kuru soğan, mutfakta neredeyse her yemeğin temelini oluşturan, yıl boyunca talep gören ve iyi depolandığında aylarca saklanabilen bir sebzedir. Türkiye, Anadolu’nun soğanın gen merkezlerinden biri olması sayesinde köklü bir soğan kültürüne sahiptir. Soğan; tohumdan doğrudan ekimle, arpacıktan (kıska) ya da daha az olarak fideden yetiştirilebilir. Hangi yöntemin seçileceği bölgenin iklimine, çeşidin gün uzunluğu isteğine ve üreticinin hedeflediği hasat zamanına bağlıdır.

Bu rehberde soğanın iklim ve toprak isteklerini, tohumdan ve arpacıktan üretimi, ekim zamanlarını, sulama, gübreleme ve yabancı ot kontrolünü, başlıca hastalık ve zararlıları, hasat, kurutma ve depolama işlemlerini Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı araştırma enstitüleri ile il müdürlüklerinin yayınlarına dayanarak ele alıyoruz.

İçindekiler
  1. İklim, Gün Uzunluğu ve Toprak İstekleri
  2. Tohumdan Kuru Soğan Üretimi
  3. Arpacıktan (Kıskadan) Kuru Soğan Üretimi
  4. Sulama ve Gübreleme
  5. Yabancı Ot Kontrolü
  6. Başlıca Hastalık ve Zararlılar
  7. Hasat, Kurutma ve Depolama
  8. Sık Sorulan Sorular
  9. İlgili Rehberler

İklim, Gün Uzunluğu ve Toprak İstekleri

Soğan serin iklim sebzesidir; sıcağa dayanıklı olsa da en yüksek verimi serin koşullarda verir. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün yayınına göre soğanın sıcaklık isteği gelişme dönemine göre değişir: yaprak (rozet) oluşumu sırasında 13–14 °C, baş oluşumu ve gelişimi sırasında 20–21 °C, baş olgunlaşmasında ise 25–26 °C uygundur. 30 °C’nin üzerindeki sıcaklıklar genç bitkilere ve baş bağlama dönemindeki bitkilere zarar verir. Soğan soğuğa oldukça dayanıklıdır; kısa süreli −8 ile −10 °C’lik düşüşler gelişmiş bitkileri pek etkilemez, ancak çok genç bitkiler zarar görebilir.

Gün uzunluğu ve çeşit seçimi

Soğanda baş oluşumunu belirleyen en önemli etken gün uzunluğudur. Her çeşit, baş bağlayabilmek için belirli bir gün uzunluğuna ihtiyaç duyar. Kısa gün çeşitleri daha kısa günlerde baş bağlarken, uzun gün çeşitleri ancak yaz günlerinin uzadığı dönemde baş yapar. Bu nedenle Akdeniz sahilinde sonbahar ekimlerinde kısa gün çeşitleri, iç bölgelerde ilkbahar ekimlerinde ise orta ve uzun gün çeşitleri tercih edilir.

Toprak

Soğan tınlı, kumlu-tınlı, tınlı-kumlu ve hafif siltli-tınlı toprakları sever. Toprak derinliğinin en az 50 cm, taban suyunun da 50 cm’den derinde olması ve drenajın iyi olması gerekir. Uygun pH aralığı 6–6,8’dir; soğan asidik toprakları sevmez. Tuza karşı orta derecede hassastır. Toprak hazırlığı için tarla sonbaharda 15–20 cm derinlikte işlenir, ilkbaharda ya da ekimden hemen önce diskaro ve tırmıkla ince bir tohum yatağı hazırlanır. Soğan taze ahır gübresine iyi tepki vermediğinden organik gübrenin ön bitkiye verilmesi ya da çok iyi yanmış gübrenin erkenden toprağa karıştırılması önerilir.

Tohumdan Kuru Soğan Üretimi

Doğrudan tohum ekimi, ekonomik açıdan en uygun yöntemdir ve tek yıl içinde, yaklaşık 5–6 aylık bir sürede hasada ulaşılır.

  • Ekim zamanı: Kısa gün çeşitleri sahil bölgelerinde sonbaharda (Akdeniz’de yaklaşık ağustos ortasından ekim ortasına kadar), orta ve uzun gün çeşitleri ise ocak–mart döneminde ekilir. Ekim sırasında toprak sıcaklığının 10–12 °C civarında olması istenir.
  • Tohum miktarı: Hassas ekim yapan pnömatik mibzerlerle dekara yaklaşık 200 g tohum yeterli olurken, normal ekimde bu miktar 200–500 g/da’a, iyi hazırlanmamış topraklarda ve serpme ekimde daha da yükselebilir.
  • Ekim derinliği ve aralık: Tohum 1–1,5 cm derinliğe ekilir. Sıra arası çoğunlukla 20–30 cm tutulur.
  • Seyreltme: Bitkiler 8–10 cm boya ulaştığında sıra üzerinde 4–6 cm (genellikle 5 cm) aralık kalacak şekilde seyreltilir.

Toprak sıcaklığı çimlenme hızını belirgin şekilde etkiler: 5 °C’de çimlenme yaklaşık 30 gün sürerken, 15 °C’de 7–8 güne, 20 °C’de ise birkaç güne iner. Bu nedenle çok erken ve soğuk toprağa yapılan ekimlerde çıkış uzun sürer ve yabancı otlar soğanı kolayca bastırır.

Arpacıktan (Kıskadan) Kuru Soğan Üretimi

Yumurtalık yakınlarında soğan hasadı
Yumurtalık yakınlarında soğan hasadı, Adana
Fotoğraf: Ingeborg Simon, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Arpacıkla üretim iki yıllık bir süreçtir: birinci yıl tohumdan küçük başlar (arpacık) elde edilir, ikinci yıl bu arpacıklar dikilerek kuru soğan üretilir. Tohumla üretime göre daha maliyetlidir; buna karşın arpacıkların neredeyse tamamı bitki verir, bitkiler daha güçlü olur ve hasat yaklaşık iki ay öne alınabilir.

Arpacık üretimi

Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nün yayınına göre arpacık üretimi için tohum, şubat–mart aylarında genellikle 120 cm genişliğindeki masuralara, sıraları birbirine çok yakın olacak şekilde sık ekilir ve dekara 2–3 kg tohum kullanılır. Sık ekim, bitkilerin küçük baş bağlamasını sağlar. Ekimden 5–6 ay sonra yapraklar sararınca, kuru bir havada arpacıklar sökülür, birkaç gün kurutularak depolanır. Arpacıklar depoda yaklaşık 10 °C’de saklanmalıdır; daha yüksek sıcaklıkta filizlenme, daha düşük sıcaklıkta ise dikimden sonra erken çiçeklenme (tohuma kalkma) riski artar.

Arpacık dikimi

  • Arpacık iriliği: Kuru soğan üretimi için yaklaşık 1–2 cm çaplı arpacıklar idealdir. 2,5 cm’den iri arpacıklar kolayca tohuma kalkar ve baş kalitesi düşer.
  • Arpacık miktarı: İriliğe bağlı olarak dekara yaklaşık 25–50 kg arpacık kullanılır.
  • Dikim: Arpacıklar sıra arası yaklaşık 25 cm, sıra üzeri 10–12 cm olacak şekilde, sivri uçları yukarı gelecek biçimde dikilir.

Arpacıklar hastalık taşıma yönünden de önemlidir. Soğan sürmesi gibi hastalıkların başlıca bulaşma kaynağının hastalıklı arpacıklar olduğu unutulmamalı, yalnızca sağlıklı ve ayıklanmış arpacık dikilmelidir.

Sulama ve Gübreleme

Sulama

Soğanın kökleri yüzeysel olduğundan toprağın üst katmanının nemli kalması önemlidir. Vejetasyon döneminde 450–500 mm yağış alan ve bu yağışın yeterli bir kısmının ilkbaharda düştüğü yerlerde sulamasız üretim mümkün olabilir; diğer bölgelerde sulama gerekir. Kök bölgesindeki nemin yaklaşık %70 düzeyinde tutulması, %50’ye düştüğünde ise sulanması önerilir. Yağmurlama ve damla sulama soğan için uygun yöntemlerdir.

Baş olgunlaşma döneminde sulama kesilmelidir. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, kuru madde oranını artırmak ve depolama kalitesini korumak için hasattan yaklaşık bir ay önce sulamanın durdurulmasını önerir. Geç dönemde yapılan sulama boyun kısmının kalın ve yumuşak kalmasına, depoda çürüme ve filizlenmeye yol açar. Ağır topraklarda ve yağışlı yerlerde fazla suyun drenajla uzaklaştırılması gerekir.

Gübreleme

Gübreleme toprak analizine göre planlanmalıdır. Analiz yaptırılamadığı durumlar için Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yayınında, dekardan 4–6 ton kuru soğan hedefleniyorsa dekara saf madde olarak yaklaşık 15 kg azot, 10 kg fosfor ve 15 kg potasyum önerilir.

  • Fosforun tamamı ile azot ve potasyumun bir kısmı ekim veya dikim öncesinde taban gübresi olarak verilir.
  • Kalan azot ve potasyum, ekimden yaklaşık bir ay sonra ve baş oluşum dönemi başlarken bölünerek uygulanır.
  • Azotlu gübrelerde sülfat formundakiler tercih edilebilir.
  • Aşırı azot başları iri gösterse de soğanda kofluk, geç olgunlaşma ve depolama dayanıklılığında azalmaya neden olur.

Yabancı Ot Kontrolü

Soğan, ince ve dik yaprakları nedeniyle toprağı gölgeleyemeyen, bu yüzden yabancı otlarla rekabeti çok zayıf bir bitkidir. Özellikle tohumla yapılan ekimlerde yavaş çıkış döneminde yabancı otlar kısa sürede soğanı bastırabilir.

  • Ekimden önce iyi bir toprak hazırlığı ile çimlenen yabancı otlar yok edilmelidir.
  • Bitkiler 10–15 cm boya ulaştıktan sonra ilk çapa yapılır; gelişmeye göre toplam 3–4 çapa uygulanabilir. Soğan kökleri yüzlek olduğundan çapanın derin yapılmaması gerekir.
  • Geniş alanlarda ve yağışlı bölgelerde mekanik yöntemler tek başına yeterli olmayabilir. Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir. Ardışık ürüne zarar verebilecek kalıcı herbisitlerden kaçınılmalıdır.

Başlıca Hastalık ve Zararlılar

Soğan sürmesi (Urocystis cepulae), yapraklarda koyu kahverengi, spor dolu çizgiler oluşturan; bitkinin cüce kalmasına ve ağır bulaşmalarda kurumasına neden olan bir hastalıktır. Etmen toprakta yıllarca canlı kalabilir ve başlıca bulaşık arpacıklarla taşınır. Temiz arpacık kullanımı, hastalıklı bitki artıklarının imhası ve yoğun bulaşık tarlalarda uzun süreli ekim nöbeti temel önlemlerdir.

Beyaz çürüklük (Sclerotium cepivorum) toprak kaynaklı bir hastalıktır. Bitkilerde alt yapraklardan başlayan sararma ve solgunluk görülür, sararmış bitkiler kolayca çekilir ve başlarda beyaz küf ile küçük siyah sklerotlar bulunur. Bakanlığın bitki koruma kaynaklarına göre sklerotlar konukçu olmadan toprakta 20–30 yıl canlı kalabilir ve hastalık 14–18 °C toprak sıcaklığında en hızlı gelişir. Hastalık görülmeyen alanlarda üretim, sağlıklı tohumluk, konukçu olmayan bitkilerle en az 5 yıllık ekim nöbeti ve bulaşık alanda kullanılan alet-ekipmanın temizlenmesi önerilir.

Bunların yanında soğan mildiyösü, soğan sineği ve soğan sap nematodu da verimi düşürebilir. Nemli ve serin havalarda mildiyö riskine karşı tarlanın havalanmasına ve sık ekimden kaçınılmasına dikkat edilmelidir. Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.

Hasat, Kurutma ve Depolama

Hasat

Kuru soğanda hasat zamanı, başlar çeşide özgü büyüklüğe ulaşıp yapraklar sararmaya ve boyun kısmından yatmaya başladığında gelir. Pratik bir ölçüt olarak tarladaki bitkilerin yaklaşık %80’inde toprak üstü aksamın üçte ikisi kuruduğunda hasat yapılabilir. Bazı bölgelerde, hasattan önce yapraklar hafif bir silindir veya benzeri bir aletle yatırılarak boyun kısmının kırılması sağlanır; böylece yapraklardan başa su akışı kesilir ve başlar olgunlaşır. Yatırmadan yaklaşık 15–20 gün sonra dış yapraklar kurur ve başlar elle veya makineyle sökülür.

Kurutma

Sökülen soğanlar tarlada toprak üzerinde birkaç gün ile 10 gün arasında kurumaya bırakılır. Çok sıcak ve güneşli havalarda güneş yanıklığını önlemek için kurutmanın gölgede tamamlanması önerilir. Kurutma odalarında yığın yüksekliğinin 30 cm’yi geçmemesi ve ortamın sık sık havalandırılması gerekir. Kuruyan soğanların sapları başın birkaç santimetre üzerinden kesilir. Turfanda olarak hemen pazarlanacak soğanlarda kurutma yapılmaz.

Depolama

Depolanacak soğanların iyi olgunlaşmış, boyun kısmı tamamen kurumuş, zedelenmemiş ve hastalıksız olması gerekir. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü yayınında kuru soğanın yaklaşık 10 °C ve %70 oransal nemde depolanması önerilir. Depo iyi havalandırılmalı, hasta ve çürük başlar düzenli aralıklarla ayıklanmalıdır. Taze soğan ise çok daha kısa ömürlüdür ve 1–2 °C ile %85–90 nemde ancak birkaç hafta saklanabilir.

Sık Sorulan Sorular

Arpacıktan mı, tohumdan mı soğan yetiştirmek daha avantajlıdır?

Tohumla üretim daha ekonomiktir ve tek yılda sonuç verir; ancak iyi bir toprak hazırlığı ve yoğun yabancı ot kontrolü ister. Arpacıkla üretim daha pahalıdır ama çıkış daha güvenli, bitkiler daha güçlüdür ve hasat yaklaşık iki ay öne alınabilir. Seçim; bölgenin iklimine, işgücüne ve pazarlama zamanına göre yapılmalıdır.

Soğan neden tohuma kalkar?

İri arpacık kullanımı, arpacıkların depoda çok düşük sıcaklıkta tutulması ve yanlış zamanda yapılan ekim tohuma kalkmanın başlıca nedenleridir. Yaklaşık 1–2 cm çaplı arpacıkları seçmek ve depolamada uygun sıcaklığı korumak bu riski azaltır.

Hasattan önce sulama ne zaman kesilmelidir?

Sulama, baş olgunlaşma döneminde ve hasattan yaklaşık bir ay önce kesilmelidir. Bu uygulama kuru madde oranını artırır, boyun kısmının iyi kurumasını sağlar ve depolama süresini uzatır.

İlgili Rehberler

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Ankara Polatlı’da hasat edilip çuvallanmış soğanlar. Fotoğraf: Vikiçizer, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel