TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Bakla bitkisi

Bakla Yetiştiriciliği: Ekim Zamanı, Çeşitler, Hasat ve Canavar Otu

Bakla (Vicia faba), Türkiye’de özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz kıyılarında hem taze sebze hem de kuru tane olarak yetiştirilen, serin mevsimi seven bir baklagildir. Taze baklası zeytinyağlı yemeklerin, kuru tanesi ise fava ve benzeri geleneksel yemeklerin temel malzemesidir. Bunun yanında hayvan beslemede ve toprağı azotça zenginleştiren bir münavebe bitkisi olarak da değerlidir.

Bu rehberde baklanın iklim ve toprak isteklerini, ekim zamanı ve yöntemini, Bakanlık enstitülerince geliştirilen çeşitleri, nodozite ile sağlanan azot katkısını, bakım işlerini, taze ve kuru bakla hasadını, canavar otu (orobanş) başta olmak üzere yaygın sorunları ve Türkiye’deki güncel üretim tablosunu resmî kaynaklara dayanarak anlatıyoruz.

İçindekiler
  1. Baklanın Önemi ve Türkiye’deki Üretim
  2. İklim ve Toprak İstekleri
  3. Bakla Çeşitleri
  4. Ekim Zamanı ve Ekim Yöntemi
  5. Nodozite ve Azot Katkısı
  6. Bakım: Yabancı Ot Kontrolü ve Sulama
  7. Taze ve Kuru Bakla Hasadı Olgunlaşmış bakla baklası ve taneleriFotoğraf: Rasbak, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
  8. Yaygın Sorunlar: Canavar Otu, Çikolata Lekesi ve Antraknoz
  9. Sık Sorulan Sorular

Baklanın Önemi ve Türkiye’deki Üretim

Bakla, Türkiye’de yemeklik tane baklagiller ile baklagil sebzeleri arasında yer alan bir üründür. Taze bakla kabuğuyla birlikte ya da iç tanesi ayıklanarak tüketilirken, olgunlaşmış kuru taneler kurutularak saklanır. Bakla bitkisi köklerinde oluşturduğu nodüller sayesinde topraktaki azot dengesine katkı yaptığından, tahıl ağırlıklı ekim nöbetlerinde değerli bir ara üründür.

Bakanlığa bağlı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde 1974’te başlatılan “Ege Bölgesi Bakla Araştırmaları Projesi”, baklanın yoğun üretildiği ya da üretime uygun bölgelerde verim ve kaliteyi artırmayı hedeflemektedir. Bu çalışmalar sonucunda yerli populasyonlardan seçilen çeşitler tescil edilmiş ve tohumlukları çiftçiye ulaştırılmıştır.

Güncel üretim verileri

Türkiye’nin bitkisel üretim istatistikleri, Bakanlıkça doğrulanan verilerin TÜİK’e iletilmesiyle yayımlanmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 30 Aralık 2025 tarihli “Bitkisel Üretim İstatistikleri, 2025” bültenine göre, baklanın da içinde yer aldığı kuru baklagiller grubunun üretimi 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 29,2 azalarak 953 bin ton dolayında gerçekleşmiştir. Haziran 2026’da yayımlanan “Bitkisel Üretim I. Tahmini, 2026” bülteninde ise kuru baklagil üretiminin 2026’da yüzde 22,4 artarak 1 milyon 166 bin ton civarına çıkacağı tahmin edilmektedir.

Bu bültenlerin özet sayfalarında bakla ayrı bir kalem olarak verilmemektedir. Taze ve kuru baklaya ait il bazında ekim alanı ve üretim miktarlarına TÜİK’in bitkisel üretim veri tabanından ve bültenlerin ek tablolarından ulaşılabilir.

İklim ve Toprak İstekleri

Bakla serin iklim bitkisidir. Kışları ılık geçen kıyı bölgelerinde sonbaharda ekilip kışı tarlada geçirir, ilkbaharda çiçeklenip bakla bağlar. Çiçeklenme ve bakla bağlama dönemine denk gelen sıcak ve kurak hava, çiçek ve bakla dökümüne yol açarak verimi düşürür. Kışı sert geçen yerlerde ise kışlık ekimde soğuk zararı riski bulunduğundan ilkbahar ekimi tercih edilir. Bakanlığın tescil denemeleri için hazırladığı teknik talimatta kışlık ekimlerde kış zararının ayrıca gözlemlenip puanlanması bu riskin önemini gösterir.

Bakla, su tutma kapasitesi iyi, derin ve organik maddece zengin tınlı toprakları sever. Taban suyu yüksek, su birikintisi oluşan ağır topraklar kök hastalıklarını artırırken, çok hafif ve kurak topraklarda verim düşer. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çalışmalarında taban (sulu ya da nemli) arazi ile kıraç arazi için farklı bitki sıklıkları önerilmesi de toprak su durumunun bu bitki için ne kadar belirleyici olduğunu gösterir.

Bakla Çeşitleri

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün tescilli bakla çeşitleri şunlardır:

  • Eresen-87: Yerel Sakız populasyonundan tek bitki seleksiyonu ile geliştirilmiş, 1987’de kuru tane tüketimi için tescil edilmiştir.
  • Filiz-99: Enstitünün tescilli bakla çeşitlerindendir.
  • Kıtık-2003: Enstitünün 2003 yılında tescil edilen çeşididir.
  • Salkım: Enstitünün tescilli çeşitler listesinde yer alan bir diğer bakla çeşididir.
  • Tugay: Enstitü listesinde taze bakla çeşidi olarak yer almaktadır.

Enstitü, bu çeşitlerin tohumluklarını üretip çiftçilere dağıtmaktadır. Bakla kısmen yabancı tozlaşan bir bitkidir: Enstitünün tespitlerine göre yabancı tozlaşma oranı yerli çeşitlerde yüzde 5–9, yabancı çeşitlerde yüzde 4–25,4 arasında bulunmuştur. Bu nedenle kendi tohumluğunu ayıran üreticilerin farklı çeşitleri birbirine yakın ekmemesi, saflığı korumak için önemlidir. Tohumluğu güvenilir kaynaklardan sertifikalı olarak temin etmek hem verim hem de canavar otu bulaşmasını önleme açısından en güvenli yoldur.

Ekim Zamanı ve Ekim Yöntemi

Ekim zamanı

Bakanlığın yemeklik tane baklagillere ait teknik talimatında baklada iki ekim dönemi tanımlanır:

  • Kışlık ekim: Ekim ayının ilk haftasından 15 Kasım’a kadar. Akdeniz Bölgesi’nde yalnızca kışlık ekim yapılır.
  • İlkbahar ekimi: 15 Şubat’tan mart sonuna kadar. Ege ve Güney Marmara bölgelerinde hem kışlık hem ilkbahar ekimi uygulanabilir.

Canavar otu sorunu olan tarlalarda ekim zamanının ayarlanması da bir mücadele aracıdır; bu konu aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Ekim derinliği, sıra arası ve sıklık

  • Ekim derinliği: Teknik talimatta 8–10 cm olarak verilmiştir. Bakla iri taneli olduğu için diğer baklagillere göre daha derine ekilir.
  • Sıra arası: Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün denemelerinde taban arazide 30 cm, kıraç arazide 40 cm uygun bulunmuş; Eresen-87 çeşidinde makineli tarım için en uygun sıra arasının 45 cm olduğu belirlenmiştir. Teknik talimatta da sıra arası 45 cm alınmaktadır.
  • Bitki sıklığı: Sakız populasyonunda en yüksek verim taban arazide metrekarede 25, kıraçta metrekarede 30 bitki ile alınmıştır; Eresen-87 için uygun sıklık metrekarede 25 bitkidir. Teknik talimatta orta irilikteki çeşitler için metrekarede yaklaşık 20, iri taneli çeşitler için 12–15 bitki esas alınmaktadır.
  • Tohum miktarı: Tane iriliğine bağlı olarak teknik talimatta dekara 16–32 kg aralığı verilmiştir. İri taneli çeşitlerde bu aralığın üst sınırına yaklaşılır.

Ekimden önce toprak, iri tanenin düzgün çimlenmesine izin verecek şekilde iyi hazırlanmalı, ekim mibzerle ya da sıraya elle yapılmalıdır.

Nodozite ve Azot Katkısı

Bakla, diğer baklagiller gibi köklerinde Rhizobium bakterileriyle ortak yaşam kurar. Bakteriler kök üzerinde nodül adı verilen küçük yumrular oluşturur ve havanın serbest azotunu bitkinin kullanabileceği forma dönüştürür. Etkin çalışan nodüllerin içi kesildiğinde genellikle pembemsi kırmızı renkte görünür; içi beyaz, yeşilimsi ya da kahverengi nodüller etkinliği düşük nodüllerdir.

Bu biyolojik azot bağlama sayesinde baklanın azotlu gübre ihtiyacı düşüktür. Bakanlığın teknik talimatında, toprak analizi yapılmamışsa dekara 1,5–3 kg saf azot ve 4–6 kg fosfor (P2O5) uygulanması öngörülmektedir; bu, azotun büyük kısmının bitki tarafından kendi nodülleri aracılığıyla sağlandığını gösterir. Doğru gübreleme için yine de toprak analizi yaptırılmalıdır. Hasattan sonra tarlada kalan kök ve bitki artıkları, kendisinden sonra ekilen ürüne de azot bakımından katkı sağlar.

Bakteri aşılaması

Daha önce bakla ekilmemiş ya da uzun süredir baklagil yetiştirilmemiş tarlalarda topraktaki uygun bakteri sayısı yetersiz olabilir. Bu durumda tohumların ekimden önce baklaya uygun bakteri preparatıyla aşılanması nodül oluşumunu destekler. Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü’nün baklagiller için hazırladığı mikrobiyal gübre kılavuzlarındaki genel kurallar şöyledir:

  • Tohum gerekirse hafifçe nemlendirilir ve preparat tohumun yüzeyini homojen biçimde kaplayacak şekilde karıştırılır.
  • Aşılanmış tohum en geç 24 saat içinde hazırlanmış tohum yatağına ekilmelidir.
  • Aşılı tohum, ilaçlı tohumla ya da herhangi bir bitki koruma ürünüyle karıştırılmamalıdır.
  • Preparat kullanılana kadar serin ve doğrudan güneş almayan bir yerde saklanmalıdır.

Her baklagil türü kendine uygun bakteri ırkıyla etkin nodül oluşturduğundan, preparatın bakla için uygun olduğundan emin olunmalı; talep, ekimden yeterli süre önce ilgili kuruluşa iletilmelidir.

Bakım: Yabancı Ot Kontrolü ve Sulama

Bakla, gelişmesinin ilk haftalarında yabancı otlarla rekabete karşı hassastır. Teknik talimatta ilk çapanın çıkıştan sonraki ilk hafta içinde yapılması ve çapalamanın çiçeklenme başlamadan tamamlanması öngörülür. Bakla bağlandıktan sonra çıkan yabancı otlar ise elle ayıklanmalıdır; bu dönemde yapılacak makineli çapa çiçek ve baklalara zarar verebilir.

Kışlık ekimlerde kış ve ilkbahar yağışları çoğu zaman yeterli olur. Ancak kurak geçen ilkbaharlarda, özellikle büyüme, çiçeklenme ve bakla bağlama dönemlerinde ihtiyaç halinde sulama yapılması önerilir. Bu dönemlerde yaşanan su eksikliği, çiçek ve genç bakla dökümüne yol açar. Sulamada tarlada su birikmesine izin verilmemeli, ağır topraklarda kök boğazı hastalıklarını artırmamak için kontrollü su verilmelidir.

Taze ve Kuru Bakla Hasadı

Bakla baklası ve taneleri
Olgunlaşmış bakla baklası ve taneleri
Fotoğraf: Rasbak, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Taze bakla

Taze tüketim için yetiştirilen baklada hasat, baklalar yeşil, dolgun ve gevrek iken; içindeki taneler henüz sertleşmeden yapılır. Kabuğuyla birlikte pişirilecek baklalarda daha genç, iç tanesi ayıklanacak baklalarda ise tanelerin dolgunlaştığı dönem hedeflenir. Bitki üzerinde baklalar farklı zamanlarda olgunlaştığından taze bakla hasadı genellikle birkaç kez elle yapılır. Hasat edilen baklalar serin ve gölge bir yerde bekletilmeli, pazara mümkün olan en kısa sürede ulaştırılmalıdır.

Kuru bakla

Kuru tane için yetiştirilen baklada hasat, bitki fizyolojik olgunluğa ulaştığında yapılır. Bakanlığın teknik talimatında hasat zamanı, baklaların yaklaşık yüzde 80’inin siyahlaştığı ve sap üzerindeki yaprakların tamamen döküldüğü dönem olarak tanımlanır. Bitkiler elle ya da orakla biçilir, tarlada kurumaya bırakıldıktan sonra harman makinesiyle harmanlanır. Taneler depolanmadan önce iyice kurutulmalı; nemli depolanan tanelerde küflenme ve kalite kaybı görülür. Depoda tane zararlılarına karşı düzenli kontrol yapılmalıdır.

Yaygın Sorunlar: Canavar Otu, Çikolata Lekesi ve Antraknoz

Canavar otu (orobanş)

Baklada en ciddi sorunlardan biri, beyaz çiçekli canavar otu olarak da bilinen Orobanche crenata‘dır. Bakanlığın zirai mücadele teknik talimatlarına göre canavar otu yeşil yaprağı olmayan, besinini ve suyunu tamamen konukçu bitkinin köklerinden alan tam bir parazittir. Türkiye’de 36 canavar otu türü bulunmakla birlikte ekonomik zarar yapanlar birkaç türle sınırlıdır; O. crenata bakla ve diğer baklagillerde önemli kayıplara neden olur.

  • Tek bir canavar otu bitkisi, türüne bağlı olarak 5.000 ile 100.000 arasında tohum üretebilir; tohumlar toprakta 10 yıldan uzun süre canlı kalabilir.
  • Tohumlar ancak konukçu kökünün salgıladığı maddelerle uyarıldığında çimlenir; parazit toprak altında uzun süre geliştikten sonra yüzeye çıkar.
  • Talimatta canavar otunun neden olduğu verim kaybının yüzde 100’e ulaşabildiği belirtilmektedir.

Kültürel önlemler: Canavar otu tohumu içermeyen temiz ve sertifikalı tohumluk kullanılmalı; bulaşık tarlada kullanılan alet ve makineler başka tarlaya geçmeden temizlenmelidir. Konukçu olmayan buğday, arpa ve mısır gibi bitkilerle uzun süreli münavebe yapılmalı, canavar otları tohum bağlamadan önce elle sökülerek tarladan uzaklaştırılıp imha edilmelidir. İl müdürlüklerinin eğitim notlarında, bakla ve mercimekte geç ekimin canavar otu yoğunluğunu azaltabileceği, ancak bunun için erken olgunlaşan çeşitlerin seçilmesi ve verime etkisinin önceden bilinmesi gerektiği vurgulanır.

Çikolata lekesi ve antraknoz

Bakanlığın teknik talimatında baklada çikolata lekesi (Botrytis türleri) ve antraknoz, çeşit denemelerinde özellikle izlenen hastalıklar arasında sayılır. Çikolata lekesi yapraklarda küçük kahverengi lekelerle başlar; nemli ve serin havalarda hızla yayılabilir. Sık ekimden kaçınmak, tarlada havalanmayı sağlamak, hastalıklı bitki artıklarını tarladan uzaklaştırmak ve münavebe uygulamak bu hastalıkların riskini azaltır.

Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Bakla ne zaman ekilir?

Kışı ılık geçen Akdeniz, Ege ve Güney Marmara kıyılarında bakla genellikle ekim başından 15 Kasım’a kadar kışlık olarak ekilir. Ege ve Güney Marmara’da 15 Şubat ile mart sonu arasında ilkbahar ekimi de yapılabilir. Kışı sert geçen bölgelerde ilkbahar ekimi daha güvenlidir.

Baklaya azotlu gübre vermek gerekir mi?

Bakla, kök nodüllerindeki bakteriler sayesinde ihtiyacı olan azotun büyük kısmını kendisi sağlar. Bu nedenle yüksek miktarda azotlu gübreye gerek yoktur; Bakanlık talimatında analiz yapılmamış topraklar için yalnızca başlangıç düzeyinde azot ve fosfor öngörülür. En doğrusu toprak analizine göre gübrelemektir.

Tarlamda canavar otu varsa yine bakla ekebilir miyim?

Yoğun bulaşık tarlalarda bakla ekimi ciddi kayıplara yol açabilir. Canavar otu tohumları toprakta uzun yıllar canlı kaldığından, bu tarlalarda konukçu olmayan tahıllarla uzun süreli münavebe yapılması, temiz tohumluk kullanılması ve canavar otlarının tohum bağlamadan sökülmesi önerilir. Tarlanıza özel değerlendirme için İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurun.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Tarlada gelişen bakla bitkileri. Fotoğraf: Lies Van Rompaey, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel