Elma karalekesi (Venturia inaequalis), elma bahçelerinde en sık görülen ve en çok kayba yol açan mantar hastalığıdır. Yapraklarda zeytin yeşili lekeler, meyvede kabuklu ve çatlak yaralar oluşturur. Ağacı yıldan yıla zayıflatır, ürünün pazar değerini düşürür. Yağışlı geçen ilkbaharlarda bir iki hafta içinde bütün bahçeye yayılabilir. Armutta da benzer belirtiler veren ve aynı adla anılan bir karaleke hastalığı vardır; bu hastalığın etmeni farklı bir türdür (Venturia pirina).
Bu rehberde karalekenin nasıl tanınacağını, etmenin kışı nasıl geçirdiğini ve ilkbaharda askosporlarla nasıl yeniden bulaştığını, enfeksiyon için gereken sıcaklık ve yaprak ıslaklığı koşullarını, tahmin-uyarı sistemini, kültürel önlemleri, dayanıklı çeşitler konusundaki durumu ve armut karalekesinin farklarını ele alıyoruz. Bilgiler ağırlıklı olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Zirai Mücadele Teknik Talimatları’nın yumuşak ve sert çekirdekli meyve hastalıklarına ayrılan cildine, Bakanlığa bağlı araştırma enstitülerinin ve il müdürlüklerinin yayınlarına dayanır.
İçindekiler
Elma Karalekesi Nedir, Nasıl Tanınır?

Fotoğraf: Rasbak, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Karaleke, yaprak, meyve ve bazı çeşitlerde sürgünlerde belirti veren bir mantar hastalığıdır. Teknik talimata göre hastalık Türkiye’de elma yetiştirilen bütün bölgelerde yaygındır ve elmada ortalama ürün kaybı yüzde 20–45 arasında değişir. Elma karalekesinin etmeni yalnızca elmada hastalık yapar.
Yaprak belirtileri
İlk belirtiler genellikle yaprağın alt yüzünde, yağlı görünümlü, sınırları belirsiz lekeler hâlindedir. Lekeler kısa sürede kadifemsi bir görünüm kazanır, rengi zeytin yeşilinden kahverengiye döner. Zamanla lekenin altındaki doku ölür ve yırtılabilir. Ağır enfeksiyonlarda yapraklar sararır ve erken dökülür. Yaprak yüzeyinin büyük kısmının lekelerle kaplanması, ağacın fotosentez yapabildiği alanı küçültür.
Meyve belirtileri
Meyvede önce yeşilimsi, sonra kahverengileşen ve kabuklaşan lekeler oluşur. Lekeler zamanla birleşebilir. Meyve küçükken bulaşma olmuşsa lekeli taraf büyüyemez, meyve şekilsizleşir ve çatlar. Hasada yakın dönemdeki geç enfeksiyonlar ise küçük, siyah noktalar hâlinde kalır. Bu meyveler depoda da sorun çıkarabilir.
Sürgün belirtileri (sıraca)
Bazı duyarlı çeşitlerde etmen genç sürgünlerde de yerleşir ve oval ya da yuvarlak kabarcıklar oluşturur. Bu kabarcıklar ilkbaharda çatlayarak halk arasında “uyuz” ya da “sıraca” denilen yaralara dönüşür. Sıracalı dallar, bahçede bir sonraki yıl için ek bir bulaşma kaynağıdır.
Hastalığın Biyolojisi: Kışlama ve Askosporlar
Karalekenin yaşam döngüsünü bilmek, mücadelenin neden ilkbaharda yoğunlaştığını ve yere dökülen yaprakların neden bu kadar önemli olduğunu anlamayı sağlar. Teknik talimatta hastalığın iki dönemi olduğu belirtilir. Bunlardan biri ölü yapraklarda geçen saprofitik dönem, diğeri canlı dokuda geçen parazitik dönemdir.
Kışlama: yere dökülen lekeli yapraklar
Etmen, sonbaharda yere dökülen lekeli yapraklarda miselyum hâlinde kışı geçirir. Kış ve ilkbahar boyunca bu yapraklarda eşeyli üreme gerçekleşir ve küremsi meyve organları (psödotesyum ya da perites) oluşur. Her psödotesyumun içindeki keseciklerde (askus) sekizer adet, iki hücreli askospor gelişir.
Birincil (primer) enfeksiyon
Askosporlar olgunlaştıktan sonra yağışlı ilkbahar günlerinde psödotesyumlardan havaya fırlatılır. Rüzgârla taşınan sporlar, ağaçlarda yaprakların “fare kulağı” büyüklüğüne ulaştığı dönemden itibaren yeşil dokuya ulaşır. Yaprak yeterince uzun süre ıslak kalırsa sporlar çimlenir ve dokuya girer. Sezonun ilk ve en kritik enfeksiyonları bu yolla olur.
İkincil (sekonder) enfeksiyon
Askosporla bulaşmadan yaklaşık 8–15 gün sonra yaprakların iki yüzünde kadifemsi, yağ yeşili lekeler belirir. Bu lekelerde konidi denilen eşeysiz sporlar oluşur. Konidiler yağmur ve su damlalarıyla aynı ağacın başka yapraklarına ve meyvelerine taşınır. Yaz yağışlı geçerse ikincil enfeksiyonlar sezon boyunca sürer. Bu nedenle ilkbaharda birincil enfeksiyonu önleyebilen bir bahçede yaz sorunu da büyük ölçüde azalır.
Hastalık İçin Uygun Koşullar
Karaleke enfeksiyonu için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: Yaprak ya da meyve yüzeyinin belirli bir süre ıslak kalması ve bu süre boyunca sıcaklığın uygun olması. Gereken ıslaklık süresi sıcaklığa bağlıdır. Teknik talimatta bu ilişki, Mills ve Laplante’nin (1954) çalışmasından alınan ve “Mills tablosu” olarak bilinen bir çizelgeyle verilir. Tablo, her sıcaklık için hafif, orta ve ağır enfeksiyon oluşması için gereken ıslaklık saatlerini gösterir.
- En kısa ıslaklık süreleri yaklaşık 17–24°C aralığındadır. Talimata göre ortalama sıcaklık 17,2–23,9°C arasındayken hafif enfeksiyon için yaklaşık 9 saatlik ıslaklık yeterlidir.
- Sıcaklık bu aralığın dışına çıktıkça gereken süre uzar. Örneğin 25,5°C’de hafif enfeksiyon için 13, ağır enfeksiyon için 26 saatlik ıslaklık gerekir.
- Soğuk havada süre çok uzar. 0,6–5°C aralığında enfeksiyon için ıslaklığın 2 günden uzun sürmesi gerekir.
Talimatta mücadele kararında esas alınan düzeyin hafif enfeksiyon koşulu olduğu belirtilir. Pratikte bu şu anlama gelir: İlkbaharda ağaçlar duyarlı dönemdeyken yağmur, çiy ya da sis yaprakları birkaç saatten fazla ıslak tutuyorsa ve hava ılıksa, hastalık riski yüksektir. Sık dikilmiş, havalanmayan, yaprakları geç kuruyan bahçeler bu açıdan daha dezavantajlıdır.
Tahmin-Uyarı Sistemi ve Erken Uyarı
Karaleke, Türkiye’de tahmin-uyarı sistemiyle izlenen ilk hastalıklardandır. Bakanlığa bağlı Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü’nün Meyve ve Bağ Hastalıkları Laboratuvarı’nın tanıtım sayfasında, enstitü araştırmacılarının elmanın en önemli hastalığı olarak gördükleri karaleke için bir tahmin-uyarı sistemi üzerinde çalıştıkları ve sonuçların uygulamaya aktarılarak hastalığın bölgede bu sistemle yönetildiği belirtilir.
Sistem neye bakar?
Teknik talimatta tanımlanan tahmin-uyarı sistemi dört bilgiyi birlikte değerlendirir:
- Psödotesyum (perites) olgunlaşması: Aralık–şubat döneminde bahçeden alınan lekeli yapraklar laboratuvarda incelenir. Vazelinli lam tuzaklarda ilk askosporun görülmesi, olgunlaşmanın tamamlandığını ve ilk yağışlarla spor uçuşunun başlayacağını gösterir.
- Askospor uçuşu: Bahçede tel kafeslere konulan lekeli yaprakların üzerine yerleştirilen lam tuzaklarla spor uçuşu, uçuş bitene kadar izlenir.
- Fenoloji: Ağaçların fare kulağı dönemine ulaştığı tarih kaydedilir.
- Enfeksiyon periyotları: Bahçedeki yaprak ıslaklığı ölçerden alınan süreler ve sıcaklık, Mills tablosuna uygulanarak enfeksiyon oluşup oluşmadığı belirlenir.
Talimatta elektronik tahmin-uyarı cihazlarının yaygınlaştığı, Mills ve Laplante yazılımı yüklü cihazların uyarıları doğrudan verebildiği de belirtilir. Bu tür istasyonlar hava sıcaklığı, nem, yağış, yaprak ıslaklığı ve toprak sıcaklığı gibi verileri düzenli aralıklarla ölçerek merkeze iletir. Örneğin Bakanlık sitesinde 2014’te yayımlanan bir haberde, Bursa’da kurulan istasyonların bu değerleri her 10 dakikada bir kaydettiği ve il müdürlüğü mühendislerinin verileri değerlendirerek üreticileri uyardığı anlatılır.
Uyarıyı nasıl alırsınız?
Tahmin-uyarı duyuruları bölge ve il düzeyinde yapılır; her yıl, hatta aynı yıl içinde komşu ilçeler arasında bile farklı tarihler çıkabilir. Bu yüzden takvime göre değil, bölgenizin uyarısına göre hareket etmek gerekir. İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurarak bölgenizde karaleke uyarısı yapılıp yapılmadığını, uyarıların hangi kanaldan (kısa mesaj, il müdürlüğü internet sitesi, duyuru) yayımlandığını öğrenebilir ve iletişim bilgilerinizi kaydettirebilirsiniz.
Mücadele Zamanlamasının Mantığı
Karalekede mücadelenin amacı, birincil enfeksiyonları önleyerek hastalığın bahçede yerleşmesini engellemektir. Teknik talimat, zamanlamayı iki duruma göre ayrı ayrı tarif eder.
Tahmin-uyarı sisteminin olmadığı yerlerde
- İlk uygulama çiçek gözleri kabardığında yapılır. Bahçede dal sıracası varsa bu tarih 3–5 gün öne alınır.
- İkinci uygulama pembe tomurcuk döneminde yapılır.
- Üçüncü uygulama taç yaprakların yüzde 70–80’i döküldüğünde yapılır.
- Sonraki uygulamalar, koşullar hastalığa uygun gittiği sürece kullanılan ürünün etki süresine göre planlanır.
Tahmin-uyarı sisteminin uygulandığı yerlerde
İlk uygulama, ağaçlar duyarlı fenolojik dönemdeyken, askospor uçuşu başlamış ve bir enfeksiyon periyodu oluşmuşsa yapılır. Sonraki uygulamalar yeni enfeksiyon periyotlarına ve önceki ürünün etki süresine göre belirlenir. Son uygulamanın zamanı ise askospor uçuşunun bitmesine, birincil enfeksiyon durumuna ve enfeksiyon periyotlarına bakılarak verilir. Bu yaklaşım, gereksiz uygulamaları azaltırken kritik dönemlerin kaçırılmasını önler.
Talimat, elma küllemesinin de sorun olduğu bahçelerde her iki hastalığa da etkili ürünlerin tercih edilmesini ve uygulamanın ağacın her tarafını kaplayacak şekilde yapılmasını önerir.
Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.
Kültürel Önlemler: Yaprak İmhası ve Budama
Karalekenin kışı yere dökülen yapraklarda geçirmesi, kültürel önlemleri bu hastalıkta özellikle değerli kılar. Kaynak ne kadar azaltılırsa ilkbaharda havaya karışan askospor miktarı da o kadar azalır. Teknik talimatta önerilen başlıca uygulamalar şunlardır:
- Dökülen yaprakların imhası: Sonbaharda yere dökülen lekeli yapraklar toplanıp bahçeden uzaklaştırılmalı, yakılmalı ya da toprağa gömülmelidir. Talimat, bu yaprakları birincil enfeksiyonun kaynağı olarak tanımlar.
- Sıracalı dalların budanması: Sürgün lekeleri ve sıraca yaraları taşıyan dallar budanarak bahçeden çıkarılmalıdır.
- Havadar taç yapısı: Ağaçlar, tacın içine hava akımı girecek şekilde budanmalı ve uygun aralıklarla dikilmelidir. Böylece yağmur ya da çiyden sonra yapraklar daha çabuk kurur ve enfeksiyon için gereken ıslaklık süresine daha zor ulaşılır.
Bu önlemler tek başına hastalığı ortadan kaldırmaz, ancak bahçedeki bulaşma baskısını düşürerek diğer yöntemlerin başarısını artırır. Komşu bahçelerin de aynı uygulamaları yapması, rüzgârla gelen sporları azaltacağı için etkiyi büyütür.
Dayanıklı Çeşitler
Elma çeşitleri karalekeye karşı farklı duyarlılık gösterir. Teknik talimatta bazı çeşitlerin özellikle sürgün enfeksiyonlarına duyarlı olduğu belirtilir. Dünyada karalekeye dayanıklı çeşitler geliştirmek için uzun süredir ıslah çalışmaları yürütülmektedir. Türkiye’de de Bakanlığa bağlı Meyvecilik Araştırma Enstitüsü’nün ıslah bölümü, 2008 yılında karaleke hastalığına dayanıklı elma çeşitleri elde etmeye yönelik bir program başlattığını ve meyve değerlendirmelerinin sürdüğünü duyurmaktadır.
Yeni bahçe kuracak üreticilerin, çeşit seçiminde yalnızca pazar talebine değil, bölgenin iklimine ve çeşidin karalekeye duyarlılığına da bakması yararlı olur. Yağışlı ve nemli bölgelerde duyarlı çeşitlerle kurulan bahçelerde mücadele maliyeti yükselir. Hangi çeşidin bölgeniz için uygun olduğunu ve tescilli dayanıklı çeşitlerin güncel durumunu İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze ya da ilgili araştırma enstitüsüne danışabilirsiniz. Dayanıklı çeşitlerde de dökülen yaprakların temizlenmesi gibi temel önlemleri sürdürmek gerekir.
Armut Karalekesi
Armutta görülen karaleke, Venturia pirina adlı ayrı bir mantar türünden kaynaklanır. Elma karalekesinin etmeni armutta, armut karalekesinin etmeni de elmada hastalık yapmaz; bu nedenle iki ürün yan yana yetiştirilse de birbirine bu hastalığı bulaştırmaz. Belirtiler genel görünüş olarak benzerdir: yapraklarda ve meyvelerde kararan lekeler, meyvede kabuklaşma ve çatlamalar.
Bakanlığın meyve hastalıkları için hazırladığı standart deneme metotları yayınında armut karalekesi için verilen uygulama dönemleri şunlardır: çiçek gözlerinin kabarmaya başladığı dönem, beyaz rozet dönemi ve taç yaprakların yüzde 70–80’inin döküldüğü dönem. Yağışlar sürerse uygulamalar ürünün etki süresine göre devam ettirilir. Ankara İl Müdürlüğü’nün 2015 tarihli Ankara armudu broşüründe de ilk uygulamanın gözler patlayıp yapraklar fare kulağı büyüklüğüne geldiğinde, ikincisinin pembe tomurcuk döneminde yapılması önerilir.
Elmada olduğu gibi armutta da hastalıklı yaprakların ve dalların bahçeden uzaklaştırılması, havadar bir taç yapısı ve bölgesel uyarıların izlenmesi mücadelenin temelini oluşturur.
Sık Sorulan Sorular
Karaleke ilaçlamasına ne zaman başlanmalı?
Birincil enfeksiyonlar, yaprakların fare kulağı büyüklüğüne ulaştığı dönemden itibaren başlar. Teknik talimata göre tahmin-uyarı sisteminin olmadığı yerlerde ilk uygulama çiçek gözleri kabardığında yapılır. Sistemin işlediği yerlerde ise askospor uçuşu ve enfeksiyon koşulları birlikte değerlendirilir. En doğru tarih için bölgenizin İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü uyarılarını takip edin.
Yere dökülen yaprakları toplamak gerçekten işe yarar mı?
Evet. Etmen kışı bu yapraklarda geçirir ve ilkbaharda ilk enfeksiyonu yapan askosporlar burada oluşur. Yaprakların toplanıp yakılması ya da gömülmesi, bahçedeki başlangıç bulaşma kaynağını önemli ölçüde azaltır. Bu önlem kimyasal mücadelenin yerini tutmaz, ama onun başarısını artırır.
Elmadaki karaleke armuda geçer mi?
Hayır. Elma karalekesinin etmeni Venturia inaequalis yalnızca elmada, armut karalekesinin etmeni Venturia pirina ise armutta hastalık yapar. Ancak her iki hastalık da aynı koşulları, yani ılık ve yağışlı ilkbaharları sever. Karışık bahçelerde iki türün de ayrı ayrı izlenmesi gerekir.
Kaynaklar
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM – Zirai Mücadele Teknik Talimatları Cilt IV: Yumuşak ve Sert Çekirdekli Meyve Hastalıkları, Elma Karalekesi
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM – Zirai Mücadele Teknik Talimatları Cilt IV, Elma Küllemesi
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM – Bitki Hastalıkları Standart İlaç Deneme Metotları (Meyve-Bağ Hastalıkları), Armut Karalekesi
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü – Meyve ve Bağ Hastalıkları Laboratuvarı
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, Meyvecilik Araştırma Enstitüsü – Islah ve Genetik Bölümü
- T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı – Erken Uyarı Sistemi Açılışı Haberi (2014)
- Ankara İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü – Ankara Armudu Yetiştiriciliği (2015)
Kapak fotoğrafı: Karalekeyle şekli bozulmuş genç elma meyveleri. Fotoğraf: Shuhrataxmedov, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



