Sığırların nodüler ekzantemi, halk arasında “yumrulu deri hastalığı” ya da “Afrika hastalığı” diye de bilinen ve uluslararası literatürde Lumpy Skin Disease (LSD) olarak geçen viral bir sığır hastalığıdır. Hayvanı çoğu zaman öldürmez ama süt veriminde ani düşüşe, zayıflamaya, yavru atmaya, boğalarda kısırlığa ve derideki kalıcı izler nedeniyle deri değerinin düşmesine yol açar. Hastalığın sokucu sinekler, sivrisinekler ve keneler aracılığıyla yayılması, yaz aylarında kısa sürede geniş bir alana sıçramasına neden olur.
Bu rehberde hastalığın etkenini ve Türkiye’deki geçmişini, vektörlerin bulaşmadaki rolünü, belirtileri, ihbar zorunluluğunu, Bakanlığın aşılama yaklaşımını, ahırda vektör kontrolünü ve hayvan hareketleriyle ilgili kuralları ele alıyoruz. Rehberde aşı, ilaç ya da böcek öldürücü ürün adı ve dozu yer almaz. Teşhis ve tedavi her zaman veteriner hekimin işidir.
İçindekiler
- Hastalığın Etkeni ve Türkiye’deki Geçmişi
- Nasıl Bulaşır? Sinek, Kene ve Sivrisineklerin Rolü
- Belirtiler ve Ekonomik Kayıplar
- İhbarı Mecburi Bir Hastalık: Şüphede Ne Yapmalı?
- Türkiye’de Aşılama Yaklaşımı
- Vektör Kontrolü ve Ahır Biyogüvenliği
- Hayvan Hareketleri, Pazar ve Karantina Kuralları
- Sık Sorulan Sorular
Hastalığın Etkeni ve Türkiye’deki Geçmişi
Hastalığa, Poxviridae ailesinin Capripoxvirus cinsinde yer alan ve Neethling virüsü olarak da anılan bir virüs neden olur. Eskişehir İl Müdürlüğü’nün bilgilendirme sayfasında belirtildiği gibi bu virüs, koyun ve keçi çiçeği virüsleriyle aynı gruptadır. Kütahya İl Müdürlüğü’nün yayınına göre üç virüs serolojik testlerle birbirinden ayrılamaz ve aralarında çapraz koruma bulunur. Bu yakınlık, aşılama stratejilerinde de dikkate alınan önemli bir özelliktir.
Hastalık uzun yıllar Afrika’ya özgü kabul edilmiş, daha sonra Orta Doğu üzerinden yayılmıştır. Eskişehir İl Müdürlüğü’nün 2014 tarihli sayfasına göre Türkiye’de ilk kez 2013 yılında Kahramanmaraş’ta görülmüş, kısa süre içinde Batman, Hakkari, Malatya, Adana, Adıyaman, Osmaniye, Sivas, Kayseri, Mersin ve Konya gibi illere ulaşmıştır. O tarihten bu yana hastalık, Bakanlığın rutin mücadele programları arasında yer almaktadır.
Virüs dış ortamda da bir süre canlı kalabilir. Kütahya İl Müdürlüğü’nün yayınında virüsün deri yaralarından dökülen kabuklarda 35–40 gün yaşayabildiği belirtilir. Bu nedenle hasta hayvanların çevresindeki temizlik ve dezenfeksiyon, vektör kontrolü kadar önemlidir.
Nasıl Bulaşır? Sinek, Kene ve Sivrisineklerin Rolü
Hastalığın yayılmasında en büyük payı kan emen eklembacaklılar alır. Ankara İl Müdürlüğü’nün yayınında bulaşmanın ana yolu olarak sivrisinekler, keneler ve sokucu, kan emici sinekler sayılır. Kütahya İl Müdürlüğü’nün yayını ahır sineği (Stomoxys), at sineği (Tabanus) ve ev sineği (Musca) gibi türlerin virüsü mekanik olarak, yani ağız parçaları ve vücutlarında taşıyarak bir hayvandan diğerine geçirdiğini vurgular.
Virüs hasta hayvanın kanında, burun ve göz akıntısında, salyasında ve spermasında bulunur. Doğrudan temasın bulaşmadaki payı ise sınırlıdır. Ankara İl Müdürlüğü’nün yayınına göre süt ve akıntılarla temas da daha seyrek de olsa enfeksiyon kaynağı olabilir.
Riski artıran koşullar
- Sıcak ve yağışlı dönemler: Salgınlar en çok yaz aylarında ve su kaynaklarına yakın yerlerde görülür. Yüksek sıcaklık, bol yağış ve sulak alanlar kan emen böceklerin çoğalmasını kolaylaştırır.
- Kontrolsüz hayvan hareketleri: Kayıt dışı alım-satım ve nakil, hastalığı bir bölgeden diğerine taşır.
- Ortak otlatma ve göçer hayvancılık: Farklı işletmelere ait sığırların aynı merada bir araya gelmesi ve sürülerin uzun mesafelere hareket etmesi yayılmayı hızlandırır.
Belirtiler ve Ekonomik Kayıplar
Eskişehir İl Müdürlüğü’nün sayfasına göre doğal enfeksiyonda kuluçka süresi 1–4 hafta arasında değişir. Hastalık genellikle yüksek ateşle başlar, kısa süre sonra deride yumrular (nodüller) ortaya çıkar. Başlıca belirtiler şunlardır:
- Yüksek ateş, durgunluk ve iştahsızlık,
- Deride kabarık, yuvarlak, sert, 0,5–7 cm çapında yumrular. Sayıları bir-iki taneden yüzlerceye kadar çıkabilir ve özellikle baş, boyun, bacaklar ile meme çevresinde belirgindir,
- Ağız çevresinde, mukozalarda ve iç organlarda da benzer lezyonlar,
- Lenf yumrularında, özellikle kürek kemiği önündeki ve diz kıvrımı önündeki lenf yumrularında belirgin büyüme,
- Bacaklarda ödem ve buna bağlı topallık,
- Laktasyondaki ineklerde süt veriminde ani ve ciddi düşüş,
- Gebe hayvanlarda yavru atma, boğalarda geçici ya da kalıcı kısırlık,
- Hızlı zayıflama ve aylarca sürebilen iyileşme dönemi.
Hastalığın yayılma hızı yüksek, ölüm oranı ise genellikle düşüktür. Kütahya ve Eskişehir İl Müdürlüklerinin yayınlarına göre salgınlarda hastalanma oranı %3 ile %85 arasında değişirken ölüm oranı çoğunlukla %1–3 düzeyinde kalır. Ancak bazı salgınlarda ölüm oranının %40’a kadar çıktığı bildirilmiştir. Asıl kayıp verim düşüşünden gelir. Derideki derin yaralar kalıcı izler bırakarak deri değerini düşürür, kırık yumrulara yerleşen ikincil bakteriyel enfeksiyonlar ise ölümlere yol açabilir. Eskişehir İl Müdürlüğü’nün sayfasında, yoğun sığırcılık yapılan bölgelerde doğrudan ve dolaylı üretim kayıplarının %45–65’e ulaşabildiği tahmini aktarılır.
Hastalığın virüse yönelik özel bir tedavisi yoktur. Veteriner hekim gerekli gördüğünde yalnızca ikincil enfeksiyonlara karşı tedavi uygular. Tedavi, aşı programı ve ilaç kullanımı konusunda mutlaka veteriner hekiminize danışın; ilaçları yalnızca veteriner hekim reçetesiyle ve belirtilen arınma sürelerine uyarak kullanın.
İhbarı Mecburi Bir Hastalık: Şüphede Ne Yapmalı?
Sığırların nodüler ekzantemi, 22 Ocak 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları ve Bildirimine İlişkin Yönetmelik‘in ekindeki listede yer alır. Yönetmeliğe göre hastalıktan şüphelenen ya da sebebi belli olmayan ölümlerden haberdar olan hayvan sahipleri ve bakıcılar, veteriner hekimler, muhtarlar, köy korucuları, celepler ve çobanlar durumu İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür.
Ahırınızda ateşli, derisinde yumrular çıkan bir hayvan gördüğünüzde şunları yapın:
- Durumu vakit kaybetmeden İl/İlçe Müdürlüğüne ya da veteriner hekiminize bildirin.
- Hasta hayvanı mümkünse diğerlerinden ayırın ve resmî veteriner hekim gelene kadar işletmeye hayvan sokmayın, işletmeden hayvan çıkarmayın.
- Hayvanı satmaya, kesmeye ya da başka bir yere götürmeye çalışmayın.
- Yumrulardan çıkan akıntılara ve kabuklara çıplak elle dokunmayın, kullandığınız ekipmanı başka işletmelerle paylaşmayın.
Bildirim yapmamak hem yasal yaptırım hem de hak kaybı doğurur. Bildirim yükümlülüğüne uymayanlara idari para cezası uygulanır. Ceza tutarları her yıl yeniden değerleme oranıyla güncellendiğinden güncel tutarı müdürlüğünüzden öğrenebilirsiniz.
Türkiye’de Aşılama Yaklaşımı
Hastalıkla mücadelenin temel aracı aşılamadır. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 12 Nisan 2022 tarihli basın açıklamasında, ülkedeki tüm sığırların nodüler ekzanteme karşı her yıl, programlı olarak aşılandığı belirtilmiştir. Aynı açıklamada aşıların üretimden sonra kalite kontrolünden geçirilerek sahaya dağıtıldığı ve sahadan gelen olumsuz etki bildirimlerinin Bornova Veteriner Kontrol Enstitüsü’nde incelendiği aktarılır.
Eskişehir İl Müdürlüğü’nün sayfasında da aşılamanın duyarlı tüm yaş gruplarına yılda bir yapıldığı, aşılı ya da hastalığı geçirmiş annelerden doğan buzağıların ilk aylarda anneden geçen bağışıklıkla korunduğu ve yetiştiricilerin aşı programına uymakla yasal olarak yükümlü olduğu vurgulanır. Hangi aşının, hangi yaştaki hayvanlara ve hangi takvimle uygulanacağını Bakanlık belirler. Kampanya dönemleri ise il ve ilçe müdürlüklerince duyurulur.
Yetiştirici açısından pratik noktalar şunlardır:
- Kampanya duyurularını muhtarlık, müdürlük ve veteriner hekiminiz aracılığıyla takip edin. Aşılama ekipleri geldiğinde tüm sığırlarınızın ve yeni doğan buzağıların aşılandığından emin olun.
- Aşı kayıtları hayvanların sistemdeki bilgilerine işlenir. Kaydı eksik hayvan için veteriner sağlık raporu düzenlenmesi ve nakil izni sorun yaratabilir.
- Aşı sonrasında hayvanda beklenmedik bir durum görürseniz bunu veteriner hekiminize ve müdürlüğe bildirin.
Vektör Kontrolü ve Ahır Biyogüvenliği
Aşılama hastalığa karşı bağışıklık sağlar, ancak vektör sayısını azaltmak da yayılmayı yavaşlatmanın vazgeçilmez parçasıdır. Eskişehir İl Müdürlüğü’nün sayfasında, ana vektör olan sineklere karşı belediyelerin ve hayvan sahiplerinin mücadele yapması, belediye, muhtarlık ve diğer kurumların bu çalışmaları birlikte yürütmesi istenir. Ahır düzeyinde yapılabilecekler şunlardır:
- Gübre yönetimi: Gübreyi düzenli olarak ahırdan uzaklaştırın, gübreliği ahırdan uzak ve üstü örtülü tutun. Sinek larvaları en çok nemli gübre ve yem artıklarında gelişir.
- Durgun sulardan kurtulun: Ahır çevresindeki su birikintilerini, tıkalı kanalları ve kullanılmayan kapları temizleyin. Sivrisinekler durgun suda ürer.
- Havalandırma ve sineklik: İyi havalandırılan, pencere ve açıklıkları sineklikle korunan ahırlarda sinek baskısı azalır.
- Kene kontrolü: Duvarlardaki çatlak ve yarıkları sıvayıp badanalayın, hayvanları düzenli olarak kene yönünden kontrol edin.
- Ruhsatlı ürünler: Hayvan üzerinde ve ahırda kullanılacak sinek ve kene ürünlerinin seçimini ve uygulama şeklini veteriner hekiminize bırakın. Süt ve et için arınma sürelerine uyun.
- Ziyaretçi ve ekipman: Hayvan tüccarı, nakil aracı ve başka işletmelerden gelen kişilerin ahıra girişini sınırlayın, ekipmanı paylaşmayın.
Hayvan Hareketleri, Pazar ve Karantina Kuralları
Hastalığın bir bölgeden diğerine taşınmasında hayvan hareketleri belirleyicidir. 17 Aralık 2011 tarihli Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik‘e göre ihbarı mecburi bir hastalık taşıyan hayvanlar nakledilemez. Hasta veya şüpheli hayvanların hareketi hastalık sönene ya da şüphe ortadan kalkana kadar ertelenir. Hayvanların bir il veya ilçeden başka bir il veya ilçeye sevkinde veteriner sağlık raporu bulundurmak zorunludur ve rapor, yaya sevkler dışında en fazla beş gün geçerlidir. Hastalıklı ilan edilmiş bölgelerden geçiş için ayrıca müdürlükten izin alınması gerekir.
Alım-satım, doğrudan işletmeden yapılan satışlar dışında ruhsatlı hayvan pazarlarında, canlı hayvan borsalarında veya izin verilen panayırlarda yapılmalıdır. Kulak küpesi olmayan ya da kayıt dışı hayvanlar pazara ve kesimhaneye kabul edilmez. Deri, yün ve benzeri hayvansal ürünlerin il dışına taşınması da veteriner sağlık raporuna bağlıdır. Bu kural, virüsün deride ve kabuklarda canlı kalabildiği nodüler ekzantem açısından özellikle önemlidir.
Hastalık çıktığında neler olur?
Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün 2025 yılı genelgesinde salgın bölgesi tanımları yer alır: Hastalık çıkan işletmenin çevresinde yarıçapı en az 3 km olan bir koruma bölgesi ve en az 10 km olan bir gözetim bölgesi belirlenir. Aynı genelgeye göre laboratuvarla teşhis edilen nodüler ekzantemde kordon süresi, son hayvanın iyileşmesinden veya ölümünden itibaren 28 gündür. Bu süre boyunca bölgedeki hayvan hareketleri kısıtlanır, pazarlar kapatılabilir ve hasta hayvanlar için kesim veya itlaf kararı verilebilir. Uygulanacak tedbirleri il veya ilçe hayvan sağlığı zabıtası komisyonu belirler. Hayvan sahiplerinin bu kararlara uyması zorunludur.
Hayvan alırken satıcıdan küpe, pasaport ve veteriner sağlık raporunu mutlaka isteyin. Hayvanın aşı kayıtlarını veteriner hekiminize kontrol ettirin. Yeni aldığınız hayvanları bir süre sürünüzden ayrı tutup ateş ve deri lezyonları yönünden gözlemleyin. Bölgenizde salgın olup olmadığını ve geçerli kısıtlamaları öğrenmek için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze danışın.
Sık Sorulan Sorular
Nodüler ekzantem insanlara bulaşır mı?
İncelediğimiz Bakanlık ve il müdürlüğü yayınlarında hastalık sığırların viral bir hastalığı olarak tanımlanır ve insanlara bulaştığına ilişkin bir bilgi yer almaz. Yine de hasta hayvanların akıntılarına ve yaralarına eldivensiz dokunmamak, ahır hijyenine dikkat etmek ve hasta hayvanların sütünü ve etini veteriner hekimin onayı olmadan kullanmamak gerekir.
Hayvanlarım aşılıysa sinek mücadelesine yine de gerek var mı?
Evet. Aşılama hastalığa karşı korumanın temelidir, ancak sinekler, sivrisinekler ve keneler virüsü taşımaya devam eder. Aşılanmamış genç buzağılar ya da bağışıklığı yetersiz hayvanlar risk altında kalabilir. Gübre yönetimi, durgun suların kurutulması ve kene kontrolü hem bu hastalığa hem de vektörle taşınan diğer hastalıklara karşı korur.
Derisinde yumru çıkan hayvanı kesime gönderebilir miyim?
Hayır, kendi kararınızla gönderemezsiniz. Nodüler ekzantem ihbarı mecburi bir hastalıktır ve şüpheli hayvanların hareketi yasaktır. Önce İl/İlçe Müdürlüğüne bildirim yapmalı ve resmî veteriner hekimin kararını beklemelisiniz. Kesim ya da itlaf gerekiyorsa bu, resmî süreç içinde yapılır.
Kaynaklar
- Ankara İl Müdürlüğü – Sığırların Nodüler Ekzantemi bilgilendirme yayını (2015)
- Kütahya İl Müdürlüğü – Sığırların Nodüler Ekzantemi (Lumpy Skin, Afrika Hastalığı) yayını (2015)
- Eskişehir İl Müdürlüğü – Nodüler Ekzantem Hastalığı (LSD) (2014)
- Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü – Basın Açıklaması (12.04.2022)
- Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü – 2025 Yılı Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Hareketleri Kontrolü Genelgesi (2025-1, ekler; Erzurum Ticaret Borsası arşivi)
- İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları ve Bildirimine İlişkin Yönetmelik (Resmî Gazete 22.01.2011, sayı 27823; FAOLEX arşivi)
- Yurt İçinde Canlı Hayvan ve Hayvansal Ürünlerin Nakilleri Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete 17.12.2011, sayı 28145; FAOLEX arşivi)
Kapak fotoğrafı: Perşembe Yaylası’nda otlayan inekler, Aybastı – Ordu. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



