TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Yaylaya çıkan sığır sürüsü

Şap Hastalığı: Belirtiler, İhbar, Karantina ve Aşılama Rehberi

Şap, sığırcılık ve küçükbaş yetiştiriciliğinde en çok korkulan hastalıkların başında gelir. Hayvanı çoğu zaman öldürmez, ama süt verimini düşürür, besi hayvanının gelişmesini durdurur, genç hayvanlarda ölümlere yol açar ve en önemlisi hızla yayılır. Tek bir mihrak (hastalık odağı) yüzünden bir köyün tamamı karantinaya alınabilir, hayvan pazarları kapanabilir, sevkler durabilir. 2025 yazında yaşanan SAT-1 salgını, bu hastalığın yalnızca tek bir işletmenin değil bütün ülkenin sorunu olduğunu bir kez daha gösterdi.

Bu rehberde şapın etkenini ve Türkiye’de görülen tiplerini, nasıl bulaştığını, hangi belirtilerle ortaya çıktığını, yol açtığı kayıpları, ihbar zorunluluğunu, karantina ve hayvan hareketi kısıtlamalarını, aşılama kampanyalarının genel işleyişini, Trakya’nın aşılı ari bölge statüsünü ve ahırda alınabilecek biyogüvenlik önlemlerini ele alıyoruz. Rehberde aşı ya da ilaç adı ve dozu yer almaz. Teşhis ve tedavi her zaman veteriner hekimin işidir.

İçindekiler
  1. Şap Nedir? Etken ve Serotipler
  2. Şap Nasıl Bulaşır?
  3. Belirtiler: Ahırda Neye Dikkat Edilmeli?
  4. Ekonomik Kayıplar
  5. İhbar Zorunluluğu ve Karantina
  6. Aşılama Kampanyaları Nasıl İşler?
  7. Trakya’nın Aşılı Ari Bölge Statüsü
  8. İşletmede Biyogüvenlik
  9. Sık Sorulan Sorular

Şap Nedir? Etken ve Serotipler

Şap (halk arasında “dabak” da denir), çift tırnaklı hayvanlarda görülen, virüslerin yol açtığı ve çok bulaşıcı bir hastalıktır. Sığır, manda, koyun, keçi ve domuzla birlikte yabani çift tırnaklılar da hastalanabilir. Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün bilgilendirme broşürüne göre şap virüsünün birbirinden farklı yedi tipi vardır: A, O, C, SAT-1, SAT-2, SAT-3 ve Asia-1. Her tipin de çok sayıda alt tipi bulunur.

Bu ayrımın pratik bir önemi var: Bir tipe karşı kazanılan bağışıklık diğer tiplere karşı korumaz. Aşılar da sahada dolaşan tiplere göre hazırlanır. Bu yüzden yeni bir tip ortaya çıktığında, hayvanlar daha önce aşılanmış olsa bile hastalık hızla yayılabilir.

Türkiye’de görülen tipler

Bakanlığa bağlı Şap Enstitüsü’nün yayımladığı tarihçeye göre Türkiye’de 1914’ten bu yana A, O, C, SAT-1 ve Asia-1 tipleri tespit edilmiştir. Virüs tipleri ülkede ilk kez 1952’de belirlenmiş, 2000 yılından sonraki salgınlarda ise A, O ve Asia-1 tipleri görülmüştür. SAT-1 tipi 1960’lı yıllarda Mezopotamya üzerinden Anadolu’ya ulaşmış, aşılama ile kontrol altına alınmıştır.

Son yıllarda iki yeni gelişme yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 9 Mart 2023 tarihli açıklamasına göre, Irak’taki gelişmeler üzerine yapılan incelemelerde Türkiye’de daha önce görülmemiş olan SAT-2 tipi tespit edilmiştir. 2025’te ise Bakanlığın 2 Temmuz 2025 tarihli açıklamasında SAT-1 tipinin yeniden belirlendiği duyurulmuş, Bakanlığın Eylül 2025 açıklamasında bu tipin ülkede 60 yıldır görülmediği belirtilmiştir. Her iki durumda da Şap Enstitüsü sahadaki tipe uygun aşıyı kısa sürede üretmiştir.

Şap Nasıl Bulaşır?

Şap virüsü hasta hayvanın salyası, burun akıntısı, sütü, dışkısı ve idrarıyla saçılır. Hastalıklı hayvanın karkası ve çiğ eti de virüs taşıyabilir. Ankara İl Müdürlüğü broşüründe sayılan başlıca bulaşma yolları şunlardır:

  • Hasta ya da portör (virüsü taşıyan ama belirti göstermeyen) hayvanlarla doğrudan temas,
  • Ahırdan ahıra dolaşan bakıcılar, celepler, ziyaretçiler ve bunların giysi ile çizmeleri,
  • Bulaşık nakil araçları, yem, saman ve ekipman,
  • Hastalık çıkan işletmelerden hayvan alıp satmak,
  • Kuşlar, kanatlılar ve kemirgenler.

Aynı broşüre göre virüs uygun koşullarda rüzgâr ve kuşlarla 60 kilometreye kadar taşınabilir. Dış ortamda da uzun süre canlı kalır: Ayakkabıda 3 aya, kuru ot ve tahılda 5 aya, toprakta ve sığır derisinde 4 haftaya, sütte 9 güne kadar. Bu dayanıklılık, şapı “kapıdan içeri girmeden durdurulması gereken” bir hastalık yapar.

Bakanlık, 2025 salgınında da hayvan satış yerlerindeki doğrudan teması ve celep, tüccar ile ticaret amaçlı köy ziyaretleri üzerinden dolaylı bulaşmayı en önemli risk olarak göstermiştir. Kurban Bayramı’ndan sonra artan hayvan hareketiyle mihrakların çoğaldığı vurgulanmıştır.

Belirtiler: Ahırda Neye Dikkat Edilmeli?

Ankara İl Müdürlüğü broşürüne göre kuluçka süresi, yani virüsün alınmasıyla belirtilerin başlaması arasındaki süre 2–7 gündür. Hastalık genellikle şu belirtilerle kendini gösterir:

  • Yüksek ateş ve durgunluk,
  • Ağızda, ayaklarda ve memede su dolu kabarcıklar (vezikül); bunlar patlayınca yerlerinde açık yaralar kalır,
  • Köpüklü, ipliksi ve uzayan salya,
  • İştahsızlık, yem ve su almakta güçlük,
  • Topallık; hayvan yatmayı tercih eder, ayağa kalkmak istemez,
  • Süt veriminde ani düşüş.

Ayak ve memedeki yaralara bakteriler yerleşebilir, bu da iyileşmeyi uzatır ve meme iltihabı riskini artırır. Buzağı, kuzu ve oğlaklarda virüs kalp kasını etkileyebildiği için, gözle görülür kabarcıklar oluşmadan ani ölümler görülebilir.

Bu belirtilerden herhangi birini gördüğünüzde hayvanı kendi başınıza tedavi etmeye çalışmayın, durumu hemen bildirin. Kesin teşhis için numune alınır ve virüsün tipi laboratuvarda belirlenir.

Ekonomik Kayıplar

Şap, ölüm oranı yetişkin hayvanlarda düşük olmasına rağmen ekonomik açıdan çok ağır bir hastalıktır. Kayıplar birkaç başlıkta toplanır:

  • Verim kaybı: Süt verimi düşer, besideki hayvan kilo almayı bırakır, gelişme geriler.
  • Yavru ve genç hayvan kayıpları: Gebe hayvanlarda yavru atma, buzağı, kuzu ve oğlaklarda ölümler görülebilir.
  • İkincil sorunlar: Meme ve ayak yaralarına bağlı enfeksiyonlar, uzun süren topallık ve meme iltihabı.
  • Ticari kayıplar: Karantina süresince hayvan ve ürün satılamaz. Hastalığın bulunduğu bölgelerden et, süt tozu, sakatat, sperma ve embriyo ticaretine kısıtlamalar getirilir.

Kayıp yalnızca hastalanan işletmeyle sınırlı kalmaz. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2 Temmuz 2025 tarihli açıklamasına göre SAT-1 salgını nedeniyle ülke genelinde hayvan pazarları, borsalar, hayvan toplama ve satış merkezleri ile panayırlar geçici olarak kapatılmıştır. Bakanlık aynı açıklamada şapın insanlara bulaşmadığını ve kırmızı etin güvenle tüketilebileceğini de vurgulamıştır.

İhbar Zorunluluğu ve Karantina

Şap ihbarı mecburi bir hastalıktır

22 Ocak 2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İhbarı Mecburi Hayvan Hastalıkları ve Bildirimine İlişkin Yönetmelik‘in ekindeki listede şap ilk sırada yer alır. Yönetmeliğe göre hayvan sahipleri ve bakıcıları, veteriner hekimler, muhtarlar, köy korucuları, celepler ve çobanlar bulaşıcı hastalık şüphesini ya da sebebi belli olmayan ölümleri İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdür. 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu da bu bildirimi yasal bir zorunluluk olarak düzenler.

Bildirimi geciktirmenin bir bedeli de vardır. 5996 sayılı Kanun’a göre hastalığı bildirilmeyen, hasta olduğu bilinerek satın alınan ya da gerekli belgeler olmadan nakledilen hayvanlar için tazminat ödenmez.

Şüphe anında yapılacaklar

Ankara İl Müdürlüğü broşüründe hastalık görüldüğünde şu adımlar önerilir:

  • Şüpheli hayvanı hemen diğerlerinden ayırın ve İlçe Müdürlüğüne en kısa sürede haber verin.
  • Resmî görevliler gelene kadar işletmeden hayvan, süt, gübre ya da ekipman çıkarmayın; alım satımı durdurun.
  • Ahıra yalnızca bakıcı girsin; bakıcı ahıra özel giysi ve çizme kullansın.
  • Sağım ekipmanını her sağımdan önce ve sonra sıcak suyla yıkayıp dezenfekte edin.
  • Bulaşık altlığı ve gübreyi resmî görevlilerin talimatına göre yok edin ya da dezenfekte edin.
  • Ölen hayvanları görevlilerin gözetiminde derin çukura gömün, üzerini kireçleyin.

Kordon, karantina ve hayvan hareketleri

5996 sayılı Kanun, salgın durumunda Bakanlığa koruma ve gözetim bölgeleri oluşturma, kordon koyma, aşılama, hayvanları izole etme ya da itlaf etme ve hayvan ile insan hareketlerini kısıtlama ya da yasaklama yetkisi verir. Uygulamada mihrak işletme ve çevresi kordon altına alınır, bölgeden hayvan çıkışı ve girişi durdurulur, aşılama yapılır ve hastalık sönene kadar izleme sürer.

Gerektiğinde kısıtlamalar ülke geneline yayılabilir. 2023’teki SAT-2 tespitinden sonra duyarlı hayvanların iller arası ve il içi hareketleri (kesim, ithalat ve ihracat sevkleri hariç) durdurulmuş, 2025’teki SAT-1 salgınında da tüm hayvan satış yerleri kapatılmıştır. Bakanlığın 9 Eylül 2025 tarihli açıklamasına göre pazarlar, aşılama oranı yüzde 85’i geçen illerden başlanarak kademeli biçimde yeniden açılmıştır.

Olağan dönemde de kurallar geçerlidir. Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 14 Mayıs 2025 tarihli duyurusuna göre salgın veya bulaşıcı hastalık bulunan yerlerden, kayıtsız ya da küpesiz hayvanlar sevk edilemez, satılamaz ve kesilemez. İller arası sevkte resmî veteriner hekimin düzenlediği veteriner sağlık raporu gerekir; sığırlarda pasaport, koyun ve keçilerde nakil belgesi aranır. Nakil araçları sevkten önce ve sonra temizlenip dezenfekte edilmelidir. Sevk ve küpe işlemlerinde güncel kurallar için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze ve veteriner hekiminize danışın.

Aşılama Kampanyaları Nasıl İşler?

Türkiye’de şapla mücadele 1962’den bu yana karantina önlemleri ile aşılamanın birlikte uygulanmasına dayanır. Aşılar, Bakanlığa bağlı Ankara’daki Şap Enstitüsü tarafından sahada dolaşan virüs tiplerine göre üretilir. Aşılama, il ve ilçe müdürlüklerinin planladığı kampanyalar çerçevesinde resmî ya da yetkilendirilmiş veteriner hekimler tarafından yapılır ve uygulama hayvanın kayıtlarına işlenir.

Kampanyalar genellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde düzenlenir; salgın durumunda ek ya da “baskın” aşılamalar yapılabilir. Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün 22 Ekim 2025 tarihli haberine göre 19 Haziran 2025’te başlayan ve 30 Kasım 2025’e kadar süren programda tüm sığırların aşılanması hedeflenmiş, Şap Enstitüsü bu dönem için ürettiği aşıları sahaya göndermiştir. Haber tarihinde yaklaşık 15 milyon sığır aşılanmıştı; kampanya sonu hedefi yaklaşık 16,6 milyondu. Mihrak bölgelerinde sığırlarla birlikte koyun ve keçiler de aşı geçmişlerine göre aşılanmıştır.

Yetiştiricinin bilmesi gereken birkaç temel nokta var:

  • Şap aşısı tek başına yeterli değildir. Bakanlık da 2025 açıklamasında yalnızca aşının yetmediğini, hayvan hareketlerinin kontrolü ve biyogüvenlikle birlikte uygulanması gerektiğini vurgulamıştır.
  • Kampanya duyurularını takip edin ve hayvanlarınızın aşı gününde işletmede, küpeli ve kayıtlı olmasını sağlayın. Aşılanmamış hayvanlar sevk ve bazı destek işlemlerinde sorun yaşayabilir.
  • Aşı takvimi, yaşa göre uygulama aralıkları ve sevk öncesi bekleme süreleri yıldan yıla ve bölgeden bölgeye değişebilir. Kampanya tarihleri ve güncel kurallar için İl/İlçe Müdürlüğünüzün duyurularını izleyin.

Tedavi, aşı programı ve ilaç kullanımı konusunda mutlaka veteriner hekiminize danışın; ilaçları yalnızca veteriner hekim reçetesiyle ve belirtilen arınma sürelerine uyarak kullanın.

Trakya’nın Aşılı Ari Bölge Statüsü

Trakya, şapla mücadelede Türkiye’nin en uzun soluklu bölgesel çalışmasının sahnesidir. Şap Enstitüsü’nün tarihçesine göre bölge 1962’de FAO iş birliğiyle tampon bölge ilan edilmiş, 1989 sonrasında tampon bölge Anadolu’ya kaydırılmış ve Trakya’da bir dönem aşılama durdurulmuştur. Bölgedeki son şap çıkışı 9 Kasım 2007’de kaydedilmiştir.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 10 Haziran 2026 tarihli açıklamasına göre Trakya, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (WOAH) tarafından 2010 yılında şaptan aşılı ari bölge olarak tanınmış ve bu statüyü o tarihten beri korumaktadır. “Aşılı ari” ifadesi, bölgede aşılama sürdürülürken hastalığın görülmediğinin uluslararası olarak kabul edildiği anlamına gelir. Aynı açıklamaya göre Gökçeada da Mayıs 2026’daki WOAH 93. Genel Kurulu’nda aşılı ari bölge olarak tanınmıştır. İki bölge arasında hayvan hareketi ek şart aranmadan yapılabilirken, ari olmayan bölgelerden bu alanlara girecek hayvanlar test gibi koşulları sağlamak zorundadır.

Bu statü kendiliğinden korunmaz. Bakanlık, statünün sürdürülmesi için güçlü sürveyans, hayvan kayıt sistemi, laboratuvar kapasitesi, hızlı teşhis, hayvan hareketlerinin denetimi ve etkili aşılama programlarının gerektiğini vurgular. Trakya’ya hayvan getirmek ya da bölgeden hayvan çıkarmak isteyenlerin, işlemden önce ilgili İl/İlçe Müdürlüğünden güncel şartları öğrenmesi gerekir.

İşletmede Biyogüvenlik

Şapın kapıdan girmesini önlemenin en ucuz yolu biyogüvenliktir. Ankara İl Müdürlüğü broşüründeki önerileri ve Bakanlık uyarılarını bir araya getirdiğimizde şu kurallar öne çıkar:

  • Yeni hayvanı karantinaya alın: Satın alınan hayvanlar sürüye katılmadan önce 21 gün ayrı bir bölmede tutulmalı ve gözlenmelidir. Hayvanı yalnızca kayıtlı, küpeli ve sağlık belgesi olan kaynaklardan alın.
  • Ziyaretçiyi sınırlayın: Ahıra bakıcı dışında kimse girmemeli. Celep, tüccar ya da komşu ahıra girmek zorundaysa koruyucu giysi ve galoş kullanmalıdır.
  • Giriş-çıkışı dezenfekte edin: Ahır girişine dezenfektanlı ayak banyosu koyun, düzenli olarak yenileyin. Araç giriş yerlerini dezenfekte edin.
  • Araç ve ekipmanı ayırın: Nakil araçlarını, römorkları ve ekipmanı başka işletmelerle ortak kullanmayın; zorunlu durumlarda temizleyip dezenfekte edin.
  • Pazar ve panayır dönüşüne dikkat edin: Pazardan dönen kişiler giysilerini değiştirmeden ahıra girmemeli. Pazardan satılamayıp geri dönen hayvanlar da yeni hayvan gibi ayrı tutulmalıdır.
  • Yem ve samanın kaynağını bilin: Virüs kuru ot ve tahılda aylarca canlı kalabildiği için mihrak bölgelerinden yem ve saman getirmekten kaçının.
  • Kemirgen ve kuşlarla mücadele edin: Yem depolarını kapalı tutun.
  • Kayıtları güncel tutun: Doğum, ölüm, alım ve satımları zamanında bildirin. Hastalık çıkışında hızlı iz sürme ancak doğru kayıtla mümkündür.

Sık Sorulan Sorular

Şap insanlara bulaşır mı, şaplı bölgedeki et ve süt tüketilebilir mi?

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2 Temmuz 2025 tarihli açıklamasına göre şap insanlara bulaşan (zoonoz) bir hastalık değildir ve kırmızı et güvenle tüketilebilir. Ancak hasta hayvanların sütü, eti ve ürünleri virüsü başka hayvanlara taşıyabileceği için mihrak işletmelerden ürün çıkışı resmî görevlilerin talimatına göre yapılır. Bu konuda kendi başınıza karar vermeyin.

Hayvanlarım aşılı olduğu halde neden şap çıkabilir?

Şap virüsünün birçok tipi vardır ve bir tipe karşı yapılan aşı diğerine karşı korumaz. Yeni bir tip girdiğinde, 2023’te SAT-2 ve 2025’te SAT-1’de olduğu gibi, o tipe uygun aşı yapılana kadar hayvanlar korunmasız kalabilir. Ayrıca aşının tam etki göstermesi için zamana ve kampanya takvimine uyulmasına ihtiyaç vardır. Bu yüzden aşının yanında biyogüvenlik ve hareket kontrolü de şarttır.

Şaptan şüphelenirsem kimi aramalıyım?

Hemen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne ya da veteriner hekiminize haber verin. Şüpheli hayvanı ayırın, işletmeden hayvan ya da ürün çıkarmayın ve resmî görevlilerin talimatlarını bekleyin. Bildirim yasal bir yükümlülüktür; bildirilmeyen hastalıkta tazminat hakkı da kaybedilir.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Ardahan yaylasına çıkarılan sığır sürüsü. Fotoğraf: Volker Höhfeld, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel