TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Silajlık ot sıraları ve traktörler

Silaj Yapımı ve Hayvan Yemleri Rehberi: Hasattan Yedirmeye Silaj

Hayvancılıkta kârı belirleyen en büyük kalem yemdir. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çiftçi broşüründe, yem giderlerinin toplam işletme masraflarının %60-70’ini oluşturduğu vurgulanır. Kışın ya da kurak dönemde yeşil yem açığını kapatmanın en güvenilir yolu ise kaliteli ve kayıpsız yapılmış silajdır.

Bu rehberde kaba yem-kesif yem ayrımını ve kuru ot yapımını kısaca hatırlattıktan sonra silaja odaklanıyoruz: hasat zamanı, doğrama, silo tipleri, sıkıştırma, örtme, kalite, yedirme, kayıplar ve yem güvenliği. Silajlık mısırın tarlada yetiştirilmesi, yonca tarımı ve süt ineğinin genel beslenmesi sitemizdeki Mısır Yetiştiriciliği, Yonca Yetiştiriciliği ve Süt Sığırcılığı: Besleme ve Bakım rehberlerinde ayrıca anlatılmaktadır.

İçindekiler
  1. Kaba Yem, Kesif Yem ve Kuru Ot
  2. Silaj Nedir, Neden Önemlidir?
  3. Silajlık Bitkiler ve Doğru Hasat Zamanı
  4. Doğrama, Doldurma ve Sıkıştırma
  5. Silo Tipleri, Örtme ve Fermentasyon Süresi
  6. Silaj Kalitesi, Açma ve Yedirme
  7. Kayıplar, Küf ve Mikotoksin Riski
  8. Yem Güvenliği, Kayıt ve Rasyon İçin Uzman Desteği
  9. Sık Sorulan Sorular

Kaba Yem, Kesif Yem ve Kuru Ot

Kaba yemler, bitkinin yeşil aksamından elde edilen, hacmi büyük, lifi (ham selülozu) yüksek, birim ağırlıktaki enerjisi ise görece düşük yemlerdir. Mera otu, yeşil yem, kuru ot, saman ve silaj bu gruptadır. Geviş getiren hayvanlarda işkembenin sağlıklı çalışması büyük ölçüde kaba yeme bağlıdır.

Kesif (yoğun) yemler ise küçük hacimde çok enerji ve protein taşır. Tahıl taneleri, küspeler, kepek ve karma yemler bu sınıftadır. Kesif yem verimi artırır ama kaba yemin yerini tutmaz. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün besleme hastalıklarıyla ilgili broşüründe, rasyonda kolay sindirilen karbonhidratların ve kesif yemin payı arttıkça, kaba yemin payı düştükçe asidoz riskinin yükseldiği belirtilir. Aynı yayında süt sığırı rasyonunda ham selülozun en az %18 olması gerektiği ve ani yem değişikliklerinden kaçınılması gerektiği vurgulanır.

Kuru ot yapımı kısaca

Kuru ot, yeşil yemin güneş ve rüzgârla suyunun alınarak saklanmasıdır. Samsun İl Müdürlüğü’nün yem bitkileri yayınında otun yaprak dökülmeden kurutulması, sabah erken saatlerde tırmıkla çevrilmesi ve yeşil rengini korumak için gereğinden uzun süre güneşte bırakılmaması önerilir. Kuru otun zayıf noktası havaya bağımlı olmasıdır. Biçimde yağış olursa yaprak ve besin kaybı artar. Silaj bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Silaj Nedir, Neden Önemlidir?

Silaj ya da silo yemi, yeşil ve sulu yemlerin havasız bir ortamda süt asidi bakterileri tarafından fermente edilerek saklanmasıyla elde edilen yemdir. Ortam asitleştikçe tereyağı asidi bakterileri, küfler ve diğer bozucu mikroplar baskılanır ve yem uzun süre bozulmadan kalır. Silolama bu yönüyle bir konserve tekniğidir. Kötü bir yemi iyileştirmez, yalnızca yemin hasat anındaki kalitesini korumaya çalışır.

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yayınlarına göre silaj, yeşil yemin bulunmadığı aylarda sulu ve iştah açıcı bir yem sağlar, güneşte kurutmaya göre daha az besin kaybına yol açar ve yağışlı havada kurutulamayacak otu değerlendirmeyi mümkün kılar. Aynı alandan elde edilen yem kuru ota göre yaklaşık üçte bir daha az yer kaplar. Tarla erken boşaldığı için ikinci ürün ekimi kolaylaşır, yabancı ot tohumlarının canlılığı azalır ve yangın riski düşer.

Silajlık Bitkiler ve Doğru Hasat Zamanı

Silaj yapımında en çok kullanılan bitki mısırdır. Sorgum, sudanotu, arpa ve buğday hasılları, fiğ-tahıl karışımları, çayır otları, ayçiçeği ve şeker pancarı yaprağı da silolanabilir. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün verilerine göre mısırdan dekara 4-6 ton, fiğ-arpa ya da fiğ-yulaf karışımlarından 2-4 ton silajlık yeşil yem alınabilir. Fiğ-arpa karışımında %60 fiğ, %40 arpa oranı önerilmektedir.

Silajlık mısırda süt-hamur olum ve kuru madde

Mısırda en uygun hasat dönemi danelerin süt olumunu geçip hamur olum dönemine girdiği zamandır. Bu dönemde dane üzerindeki süt çizgisi danenin yarısı ile dörtte üçü arasındadır ve bitkinin kuru maddesi yaklaşık %30-35 düzeyindedir. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün buzağı beslemeyle ilgili broşüründe de mısır silajının kuru maddesinin %30’un altına düşmemesi gerektiği belirtilir. Erken hasat edilen mısırdan silo suyu akar, geç hasat edilen mısır ise iyi sıkışmaz ve küflenmeye açık hâle gelir. Enstitü yayınlarına göre hamur olumunda biçilen mısır genellikle katkı maddesi gerektirmeden iyi fermente olur.

Diğer bitkiler

Samsun İl Müdürlüğü’nün yayınında sorgum ve sudanotunun tohumları süt olumundayken, tahıl hasıllarının hamur olumunda, fiğ ve yem bezelyesinin bakla bağlama döneminde, yoncanın ise yaklaşık onda bir çiçeklenmede biçilmesi önerilir. Hububat hasılları ve çayır otları çiçeklenme döneminde biçildiğinde kuru maddeleri yalnızca %15-20 civarındadır. Bu bitkiler biçimden sonra yarım ila bir gün tarlada soldurularak kuru maddeleri %25-30 düzeyine çıkarılmalıdır. Yonca gibi baklagiller tek başına zor silolanır ve soldurma ya da uygun bir katkı olmadan kaliteli silaj vermez.

Avuç testi: Samsun İl Müdürlüğü’nün yayınında tarif edildiği gibi, kıyılmış ottan bir avuç sıkılır. Su damlamıyor ama el nemli kalıyorsa nem yaklaşık %60-67’dir ve ot silolanabilir. Su damlıyorsa nem %75-85 düzeyindedir, ot soldurulmalıdır. Avuç açılınca ot hemen dağılıyorsa nem %60’ın altındadır ve daha nemli bir otla karıştırılması önerilir.

Doğrama, Doldurma ve Sıkıştırma

Doğrama boyu

İyi doğrama sıkıştırmayı kolaylaştırır ve siloya daha fazla yem sığdırır. Samsun İl Müdürlüğü’nün yayınında mısır sap ve yapraklarının 3-5 cm, baklagillerin 2-4 cm uzunluğunda kıyılması önerilir. Uzun kıyılan materyal yığında boşluk bırakır, bu yüzden makine bıçakları keskin ve doğru ayarlı olmalıdır.

Doldurma

Aynı yayında doldurmanın en geç iki gün içinde tamamlanıp silonun kapatılması ve bu sürede siloya yağmur suyu girmemesi önerilir. Beton silonun tabanı temizlenmeli, çatlaklar onarılmalı, taban %1-2 eğimle silo suyunu tahliye kanalına vermelidir. Tabana 5-10 cm sap veya saman serilmesi yemin toprakla temasını keser. Yeme taş, toprak, tel gibi yabancı maddeler karışmamalıdır.

Sıkıştırma ve havanın alınması

Silajın başarısı havanın ne kadar hızlı ve tam çıkarıldığına bağlıdır. İyi sıkıştırılmayan yığında oksijenle çalışan mikroorganizmalar faaliyetini sürdürür, yem ısınır, kokuşur ve besin değeri kaybolur. Yem ince katmanlar hâlinde serilip her katman traktörle çiğnenmelidir. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, iyi bir organizasyon için hasat, taşıma ve sürekli çiğneme amacıyla üç traktör ve üç işçi gerektiğini belirtir.

İş güvenliği: Enstitü yayınlarında yüzeysel siloların 1,5 metreden yüksek yapılmaması, sıkıştırmada hızlı ve sert hareketlerden kaçınılması ve traktörün koruyucu kabinli olması önerilir.

Silo Tipleri, Örtme ve Fermentasyon Süresi

Silo tipi işletmenin büyüklüğüne ve sermayesine göre seçilir. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün broşüründe öne çıkan tipler şunlardır:

  • Toprak üzeri (yüzeysel) silo: En ucuz yöntemdir. Düz, sert ve su tutmayan bir zemine kurulur. Genişliği 4-5 m, yüksekliği 1-2 m olabilir.
  • Çukur ve hendek silolar (beton ya da taş örgü): İki veya üç tarafı duvarla çevrilidir. Uzun ömürlü, ilk yatırımı yüksektir. Genişliğin en az 3,5-4 m olması önerilir. Samsun İl Müdürlüğü’nün yayınında hendek silonun çiftçi koşullarında en yaygın ve ekonomik tip olduğu belirtilir.
  • Kule silo: Kayıpları çok düşük, maliyeti yüksektir ve daha çok büyük işletmelerde kullanılır.
  • Rulo (balya) silaj: Biçilip soldurulan yem, traktör arkasındaki özel makineyle rulo hâline getirilir ve polietilen streç örtüyle sıkıca sarılır. Örtüsü delinen balya hızla bozulacağı için dikkatle taşınmalı ve kemirgenlerden korunmalıdır.
  • Sucuk-sosis (torba) silo: Yem, tünel şeklindeki büyük plastik torbalara makineyle doldurulur, havası alınır ve ağzı kapatılır.

Silo, hayvan barınağına yakın kurulmalı ama sütün yabancı kokuları kolayca alması nedeniyle doğrudan ahıra bitişik olmamalıdır.

Örtme

Doldurma biter bitmez yığının üstü yağmur suyu akacak şekilde hafif kubbeli biçimlendirilir. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün önerilerine göre örtüde en az 0,35 mm kalınlığında, güneşin morötesi ışınlarına (UV) dayanıklı polietilen plastik kullanılmalı, plastik kenarlardan yaklaşık 50 cm taşmalı, iki parça kullanılacaksa en az 1 m bindirilmelidir. Üzerine delici cisim içermeyen ince yapılı topraktan 10-15 cm kalınlığında bir tabaka serilir. Küçük yırtıklar kalın bantla hemen onarılmalıdır.

Fermentasyon süresi

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün broşürlerinde mısır silajının yaklaşık 25-30 günde yedirilebilir hâle geldiği, siloların ise 40 gün sonra açılmasının önerildiği belirtilir. Samsun İl Müdürlüğü’nün yayınında da silajın 6-7 hafta kapalı tutulması ve hayvanlara 45 gün sonra verilmeye başlanması tavsiye edilir. Bu süre boyunca örtü düzenli kontrol edilmeli, kemirgen ve yağış girişi önlenmelidir.

Silaj Kalitesi, Açma ve Yedirme

İyi silaj nasıl anlaşılır?

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün silaj kalitesinin belirlenmesine ilişkin broşüründe, üreticinin göz ve burunla yapabileceği değerlendirme ile laboratuvar ölçümleri birlikte anlatılır:

  • Renk: İyi silajın rengi bitkiye göre açık yeşilden açık kahverengiye kadar değişir. Soldurulmuş silajın kahverengi olması normaldir. Siyaha çalan koyu renkler protein ve selülozun parçalandığını gösterir.
  • Koku: Hoş, turşuyu andıran ama keskin olmayan bir koku istenir. Ekşimiş tereyağı (bütirik asit), amonyak, çürük ya da küf kokusu kötü fermentasyonun belirtisidir.
  • Yapı: Yaprak ve sap yapısı seçilebilmeli, silaj yapışkan, sümüksü veya çamurlu olmamalı, toprak içermemelidir.
  • Asitlik: İyi silajın pH değeri yaklaşık 3,8-4,0 arasındadır.
  • Sıcaklık: İyi silajın sıcaklığı 15-25 °C civarındadır. 35-40 °C’ye çıkan silaj, fermentasyonun yolunda gitmediğini ve enerji kaybını gösterir.

Daha kesin sonuç için kuru madde, pH ve organik asitlerin laboratuvarda ölçülmesi önerilir.

Siloyu açma

Silo ahıra en yakın taraftan açılır. Samsun İl Müdürlüğü’nün yayınına göre silodan iki günlük ihtiyaçtan fazlası çıkarılmamalı, silaj dikine ve düzgün dilimler hâlinde kesilmeli, alınan yüzey yeniden örtülmelidir. Açılan silaj aralıksız tüketilmelidir. Gevşek ve kuruyan açık yüzey hava alır, ısınır ve küflenir.

Yedirme

Hayvanlar silaja azar azar, başlangıçta kuru ot veya samanla karıştırılarak alıştırılmalıdır. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün yayınlarında süt inekleri için günde 15-30 kg, düveler için 10-15 kg, koyun ve keçiler için 3-6 kg gibi genel aralıklar verilir. Bunlar reçete değildir. Isparta İl Müdürlüğü’nün yayınında belirtildiği gibi silaj protein ve bazı mineraller bakımından fakirdir, bu yüzden kaliteli kuru ot, kesif yem ve mineral takviyesiyle birlikte kullanılmalıdır. Sütte koku oluşmaması için silaj sağımdan sonra verilmeli, yemliklerdeki eski silaj düzenli temizlenmelidir.

Kayıplar, Küf ve Mikotoksin Riski

Her silolamada bir miktar kayıp olur. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün silo yemlerindeki besin madde kayıplarını ele alan broşüründe kayıplar şöyle özetlenir:

  • Solunum kaybı: Biçilen bitki solunuma devam ederek şekerlerini tüketir. Kuru maddede yaklaşık %5-15 kayıp olabilir, uzun soldurma ve yağmur bunu artırır.
  • Mekanik kayıp: Dökülen yaprak ve ince saplardan kaynaklanır, yaklaşık %1-5’tir.
  • Fermentasyon kaybı: Fermentasyonun gidişine göre %5-30 arasında değişebilir.
  • Silo suyu (sızıntı) kaybı: Çok sulu (kuru maddesi %12-18) materyalde %10’a kadar çıkabilirken kuru maddesi %35’in üzerindeki yemde %1 civarında kalır.
  • Kenar ve üst yüzey kaybı: Özellikle iyi sıkıştırılmamış kenarlarda bozulan ve atılan kısımdır.

Aynı broşüre göre kuru maddesi %30 dolayında olan ve iyi sıkıştırılan silajda toplam kayıp %10’un altında tutulabilir. Enstitünün sık yapılan hatalarla ilgili broşüründe ise silolama hatalarının %90’ından fazlasının insan kaynaklı ve önlenebilir olduğu vurgulanır: yanlış hasat zamanı, yetersiz doğrama, uzun süren dolum, yetersiz sıkıştırma, özensiz örtme ve geniş tutulan açma yüzeyi bunların başında gelir.

Küf ve mikotoksin

Silaja hava girdiği her noktada küf gelişebilir. Küfler yalnızca yemin besin değerini düşürmekle kalmaz, bazıları hayvan sağlığına zararlı mikotoksinler üretebilir. Bu maddeler verim ve sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle:

  • Gözle görülen küflü, kararmış, ısınmış ya da kötü kokulu kısımlar ayıklanmalı ve hayvana kesinlikle verilmemelidir.
  • Örtüdeki yırtıklar ve kenar boşlukları hemen kapatılmalı, açma yüzeyi her gün düzgün biçimde ilerletilmelidir.
  • Sürüde açıklanamayan verim düşüşü ya da sağlık sorunları görülürse yem numunesi alınarak analiz yaptırılmalı ve veteriner hekime başvurulmalıdır.

Yem Güvenliği, Kayıt ve Rasyon İçin Uzman Desteği

Hayvan yemlerinin güvenliği, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yem Hijyeni Yönetmeliği (Resmî Gazete, 27 Aralık 2011, sayı 28155) çerçevesinde düzenlenir. Yönetmelik birincil üretim yapan yetiştiricilerden yemi bulaşmalardan korumalarını, depoları ve ekipmanı temiz tutmalarını, yemleri küflenmeye imkân vermeyecek şekilde düzenli olarak yenilemelerini ve kimyasallardan ayrı depolamalarını ister. Yem kaynağı ve miktarı ile varsa analiz sonuçları gibi kayıtların tutulması da yükümlülükler arasındadır. Yönetmelikte, Çiftçi Kayıt Sistemi veya Bakanlığın başka bir kayıt sisteminde kayıtlı birincil üreticilerin bu yönetmelik kapsamında da kayıtlı sayılacağı belirtilmektedir.

Karma yem üreten, yem satan, depolayan veya ithal eden işletmeler ise Tarım ve Orman Bakanlığı’na kayıt ya da onay yaptırmak zorundadır. Bakanlığın internet sitesinde, katkı maddesi veya premiks kullanarak kendi hayvanları için karma yem üreten işletmelerin de onaya tabi olduğu belirtilmektedir. Kayıt ve onay işlemleri İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından yürütülür. Yönetmelik, yetiştiricilerin kullandıkları yemleri kayıtlı veya onaylı işletmelerden temin etmesini de ister. Mevzuat değişebileceği için güncel yükümlülüklerinizi İl veya İlçe Müdürlüğünüze danışın.

Rasyon için uzmana danışın

Silaj, kuru ot ve kesif yemin oranı; hayvanın türüne, canlı ağırlığına, verimine, gebelik ve laktasyon dönemine ve yemlerinizin besin değerine göre değişir. Aynı tarladan alınan silaj bile yıldan yıla farklı kalitede olabilir. Bu nedenle yem numunelerinizi analiz ettirip sonuçlarla birlikte bir zootekni uzmanına, ziraat mühendisine veya veteriner hekime danışmanız ve İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüzün yayım hizmetlerinden yararlanmanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Silajlık mısırı ne zaman biçmeliyim?

En uygun zaman danelerin hamur olumuna geldiği dönemdir. Bu sırada daneyi ikiye kırdığınızda süt çizgisi danenin yarısı ile dörtte üçü arasında görülür ve bitkinin kuru maddesi yaklaşık %30-35’tir. Daha erken biçilen mısırdan silo suyu akar, daha geç biçilen mısır ise iyi sıkışmaz ve küflenmeye açık olur.

Silo kapatıldıktan ne kadar sonra açılabilir?

Bakanlığa bağlı enstitü ve il müdürlüğü yayınlarında silonun 40-45 gün sonra açılması önerilir. Açtıktan sonra her gün düzenli olarak silaj alınmalı ve açık yüzey yeniden örtülmelidir.

Silajın üstünde küf gördüm, ne yapmalıyım?

Küflü, kararmış veya kötü kokan kısımları ayırıp atın ve hayvanlara vermeyin. Küf genellikle örtü yırtığından, gevşek kenarlardan ya da yavaş ilerletilen açma yüzeyinden kaynaklanır. Küflenme yaygınsa yemden numune aldırıp analiz ettirin ve veteriner hekiminize danışın.

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Silaj için biçilip sıralara toplanmış ot ve traktörler. Fotoğraf: W.carter, Wikimedia Commons, CC0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel