Nar, son yirmi yılda Türkiye’de üretimi en hızlı artan meyvelerden biri oldu. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün verilerine göre üretim 2000 yılında yaklaşık 59 bin ton iken 2019’da 559 bin tonu geçti. Aynı dönemde ihracat da katlanarak büyüdü. Antalya, Mersin, Muğla, Adana ve Denizli üretimde öne çıkan iller oldu. Narın kuraklığa ve tuzluluğa görece dayanıklı olması, erken verime yatması ve uzun süre depolanabilmesi bu büyümede etkili oldu.
Ancak kaliteli ve pazarlanabilir nar yetiştirmek sanıldığı kadar kolay değildir. Meyve çatlaması, güneş yanıklığı, harnup güvesi (nar kurdu) ve meyve çürüklükleri ciddi kayıplara yol açabilir. Bu rehberde çeşit seçimini, iklim ve toprak isteklerini, dikimi, çok gövdeli terbiye ve budamayı, sulama ile meyve çatlaması arasındaki ilişkiyi, önemli zararlıları, hasat ve depolamayı Tarım ve Orman Bakanlığı yayınlarına dayanarak ele alıyoruz.
İçindekiler
Hicaznar ve Diğer Çeşitler
Çeşit seçiminde bölgenin iklimine uyum, verim, hastalıklara dayanıklılık, taşımaya ve depolamaya uygunluk ile meyvenin sofralık mı yoksa işlemeye (nar suyu, nar ekşisi vb.) mi yönelik olduğu dikkate alınır. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün yayınında öne çıkan çeşitler şunlardır:
- Hicaznar (07 N 08): Kabuğu koyu kırmızı, daneleri bordoya yakın kırmızıdır. Tadı mayhoş, çekirdeği serttir. Enstitü, son yıllarda kurulan bahçelerde Hicaznar’ın yaygın olarak kullanıldığını belirtir.
- Silifke Aşısı (33 N 16): Kabuğu kırmızı-sarı, daneleri pembe-kırmızıdır. Mayhoş ve sert çekirdeklidir.
- Çekirdeksiz VI (33 N 26) ve İzmir 26 Çekirdeksiz: Tatlı ve yumuşak çekirdekli çeşitlerdir.
- Fellahyemez (01 N 03): Sarı zemin üzerinde pembe kabuklu, tatlı ve yumuşak çekirdekli, verimli bir çeşittir.
- Beynarı (33 N 24): Tatlı, sert çekirdekli ve verimli bir yerli çeşittir.
Çeşitlerin verimi bölgeye göre değişir. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yayınladığı yetiştiricilik belgesinde aktarılan Güneydoğu Anadolu denemelerinde ağaç başına verim, Fellahyemez’de yaklaşık 51 kg, Hicaznar’da ise yaklaşık 28 kg olarak bulunmuştur. Bu nedenle çeşit seçmeden önce bölgedeki deneme sonuçları için İl veya İlçe Müdürlüğüne danışmak yararlıdır.
İklim ve Toprak İstekleri
Nar, subtropik iklimde yetişen, kışın yaprağını döken bir meyve türüdür. Kışı ılık ve yağışlı, yazı uzun, sıcak ve kurak geçen yerlerde en iyi sonucu verir. Meyvenin renklenmesi ve şeker birikimi için yaz sıcaklığı önemlidir.
- Soğuğa dayanım: Alata enstitüsünün yayınına göre taze sürgünler −10 °C’nin, ana gövde ise −18 °C’nin altındaki sıcaklıklarda zarar görür. Batı Akdeniz enstitüsü, çeşitlerin çoğunun yaklaşık −10 °C’ye dayandığını belirtir.
- Soğuklama ihtiyacı: Narın kış soğuklaması ihtiyacı düşüktür. Enstitü yayınlarında 100–150 saat olarak verilir. Bu nedenle ılık sahil bölgelerinde rahatlıkla yetişir.
- Rakım ve yağış: Deniz seviyesinden yaklaşık 1000 m yüksekliğe kadar yetiştirilebilir. Yıllık yaklaşık 500 mm yağış, kış ve ilkbaharda düşmesi koşuluyla yeterlidir.
- Toprak: Derin, geçirgen, drenajı iyi alüvyal topraklar en uygunudur. Nar orta derecede tuza dayanıklıdır, ancak taban suyu yüksek ve su tutan topraklarda kök boğazı çürüklüğü riski artar.
Bahçe Tesisi ve Dikim

Fotoğraf: Ivar Leidus, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bahçe kurulmadan önce toprak analizi yaptırılmalıdır. Organik maddesi düşük topraklara dikimden önce dekara birkaç ton yanmış çiftlik gübresi verilir. Fidanlar genellikle çelikle çoğaltılır. Dikim, sonbaharda yaprak dökümünden sonra ya da erken ilkbaharda yapılır. Kışları ılık geçen bölgelerde sonbahar dikimi daha iyi sonuç verir.
- Dikim aralığı: Kapama bahçelerde en yaygın aralıklar 2,5×4 m ve 3×4 m’dir. Kuvvetli gelişen çeşitlerde ya da havalanmanın yetersiz kaldığı yerlerde aralık 6×6 m’ye kadar açılabilir. Batı Akdeniz enstitüsü sıraların kuzey–güney yönünde olmasını önerir.
- Dikim çukuru: Çukurlar 40–60 cm derinlik ve genişlikte açılır.
- Dikimden sonra: Fidan 50–60 cm yükseklikten kesilir ve ağaç başına en az 20 litre can suyu verilir.
Nar erken verime yatar. Alata enstitüsüne göre ağaçlar dikimden sonraki 2. veya 3. yıl meyve vermeye başlar, ekonomik verime ise 5–6. yıldan sonra ulaşır.
Budama ve Çok Gövdeli Terbiye
Budanmayan nar ağacı çok sayıda dip sürgünü vererek çalı formunu alır. Bu durumda ağaç kuvvetli gelişir ama geç ve düzensiz ürün verir. Çalı formu ticari yetiştiriciliğe uygun değildir. Bu nedenle terbiye ve budama nar yetiştiriciliğinin temelidir.
Çok gövdeli terbiye
Türkiye’de yaygın olarak kullanılan sistem çok gövdeli terbiyedir. Dip sürgünleri arasından en güçlü olanlar gövde olarak seçilir, diğerleri temizlenir. Bırakılacak gövde sayısı kaynaklara göre biraz farklılık gösterir. Alata enstitüsü 5–6 gövde önerirken Antalya İl Müdürlüğü’nün belgesi 3–4 ana gövdeden söz eder. Batı Akdeniz enstitüsü ise meyve çürüklüklerini azaltmak için ağaç başına gövde sayısının 4–6 ile sınırlandırılmasını önerir. Seçilen gövdelerde tepe alma yapılır.
Çok gövdeli terbiyenin önemli bir avantajı vardır. Gövdelerden biri dondan, hastalıktan ya da zararlıdan zarar görürse ağacın tamamı kaybedilmez. Zamanla yaşlanan gövdeler, dipten gelen yeni sürgünlerle yenilenebilir. Batı Akdeniz enstitüsü gençleştirmede her yıl ağaç başına 1–2 gövdenin kesilmesini önerir.
Verim budaması
- Narda verimli çiçekler çoğunlukla iki yaşlı dallarda oluşur. Bu nedenle iki yaşlı dallar korunmalı, aşırı kesimden kaçınılmalıdır.
- Kurumuş, kırılmış ve hastalıklı dallar her yıl öncelikle çıkarılır.
- Gövde dibinden çıkan dip sürgünleri düzenli olarak temizlenir.
- Obur dalların ucu alınarak meyve dalına dönüştürülebilir.
- Taç içi havalanacak ve ışık alacak şekilde seyreltilmelidir. Ancak meyveleri doğrudan güneşe açan sert budama güneş yanıklığını artırır.
Sulama, Gübreleme ve Meyve Çatlaması
Sulama
Nar kuraklığa uzun süre dayanır. Ancak sulandığında daha kuvvetli gelişir, daha iri ve bol ürün verir. Toprak nemi gözlerin uyandığı Şubat–Mart’tan Eylül–Ekim’e kadar, özellikle sürgün, çiçeklenme, meyve tutumu ve meyve gelişimi dönemlerinde korunmalıdır. Damla sulama en verimli yöntemdir. Karık ve çanak sulamada sulamaya hasattan 10–15 gün önce son verilir.
Meyve çatlaması
Meyve çatlaması narda en önemli kalite kayıplarından biridir. Çatlayan meyve pazar değerini kaybeder ve çürüklük etmenlerine açık hâle gelir. Bakanlık enstitülerinin yayınlarında çatlamanın başlıca nedenleri olarak olgunluğa yakın dönemde yağan yaz yağmurları ile düzensiz ve aşırı sulama gösterilir. Kısacası meyvenin olgunlaştığı dönemde toprak neminin ani ve büyük değişimler göstermesi çatlama riskini artırır.
- Sulama düzenli aralıklarla ve her seferinde benzer miktarda yapılmalıdır. Düzensiz ve aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.
- Yaz sonu ve sonbahar başında toprak nemi dengeli tutulmalıdır. Alata enstitüsü bunun çatlamış meyve oranını azalttığını belirtir.
- Aşırı azotlu gübrelemeden ve sert budamadan kaçınılmalıdır.
- Olgunlaşan meyveler bekletilmeden, birkaç seferde hasat edilmelidir.
Gübreleme
Gübreleme toprak analizine göre planlanmalıdır. Batı Akdeniz enstitüsü yaprak örneklerinin 20 Ağustos–20 Eylül arasında alınmasını önerir. Azot genellikle bölünerek kış sonunda ve yaz başında verilir. Fosfor ve potasyum ise kış aylarında, taç izdüşümüne uygulanır. Verim çağındaki ağaçlarda ağaç başına saf azot ihtiyacı Alata enstitüsünün yayınında 225–450 g olarak verilir.
Nar Kurdu, Güneş Yanıklığı ve Diğer Sorunlar
Harnup güvesi (nar kurdu)
Halk arasında nar kurdu olarak bilinen harnup güvesi (Ectomyelois ceratoniae), narın en önemli zararlısıdır. Bakanlığın Zirai Mücadele Teknik Talimatlarına göre zararlı yılda 4–5 döl verir ve kışı larva hâlinde yere dökülmüş meyvelerde, ağaç kabuğu altında ve depolarda geçirir. Dişi kelebekler yumurtalarını narın taç kısmına bırakır. Larvalar önce burada beslenir, sonra meyvenin içine girer. Meyve kabuğunda kahverengi lekeler oluşur, meyve çöker, çatlar ve çürür. Talimatlara göre narda zarar oranı %25–30’a ulaşabilir.
- Bahçe içinde ve yakınında harnup ve yenidünya gibi diğer konukçular yetiştirilmemelidir.
- Yere dökülen ve ağaçta kalan bulaşık meyveler haftalık kontrollerle toplanıp derine gömülmelidir. Talimatlar bu uygulamanın zararı büyük ölçüde azalttığını belirtir.
- Meyvelerin taç kısmı Haziran sonundan itibaren düzenli kontrol edilmelidir. Mücadele kararı, meyveler 3–5 cm çapa ulaştığında ve bulaşık meyve oranı %5’i aştığında gündeme gelir.
- Doğal düşmanların korunması için gereksiz uygulamalardan kaçınılmalıdır.
Güneş yanıklığı ve diğer sorunlar
Batı Akdeniz enstitüsüne göre güneş yanıklığı bazı yıllarda %40–50’ye varan ürün kaybına yol açabilir. Meyveleri doğrudan güneşe açan budamadan kaçınmak ve gerektiğinde gölgeleme yapmak bu kaybı azaltır. Narda ayrıca Alternaria ve Coniella meyve çürüklükleri, kök boğazı çürüklüğü, nar yaprak biti, unlubit, beyazsinek, Akdeniz meyve sineği ve ağaç sarı kurdu da sorun olabilir. Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir. Son uygulama ile hasat arasındaki bekleme süresine mutlaka uyulmalıdır.
Hasat ve Depolama
Nar, dalından koparıldıktan sonra olgunlaşmaz. Bu nedenle meyveler çeşide özgü renk ve tadı kazandığında toplanmalıdır. Erken hasat hem kaliteyi hem de verimi düşürür. Enstitü yayınlarına göre olgunluk, çeşide göre çiçeklenmeden yaklaşık 5–7 ay sonra gelir. Hasat Ağustos sonundan Kasım ortasına kadar sürebilir ve genellikle 2–3 seferde yapılır.
- Meyveler elle çekilerek koparılmamalı, makasla kesilmelidir. Sap mümkün olduğunca kısa bırakılır.
- Kasalara en fazla iki sıra meyve konur, meyveler darbeden korunur.
- Çatlak, yaralı ve güneş yanıklı meyveler depoya alınmadan ayıklanır.
Nar iyi koşullarda uzun süre saklanabilir. Alata ve Batı Akdeniz enstitülerinin yayınlarına göre plastik torbalarda, yaklaşık 6 °C ve %85–90 bağıl nemde 5–6 ay depolanabilir. Değiştirilmiş atmosfer torbalarında 0 °C’de bu süre 6–7 aya çıkar. Normal depo koşullarında ise ancak 1–2 ay dayanır. Ekim ayında toplanan narın soğuk depoda bekletilip kış aylarında satılması üreticiye daha iyi fiyat sağlayabilir.
Sık Sorulan Sorular
Narda meyve neden çatlar?
Bakanlık yayınlarına göre başlıca nedenler olgunluğa yakın dönemde yağan yaz yağmurları ile düzensiz ve aşırı sulamadır. Düzenli sulama ve zamanında hasat çatlamayı azaltır.
Nar ağacında kaç gövde bırakılmalı?
Bakanlık yayınlarında çok gövdeli terbiyede 3–4 ile 5–6 arasında gövde önerilir. Gövde sayısı arttıkça taç sıklaşır ve meyve çürüklükleri artabilir. Bu nedenle bahçenin koşullarına göre karar verilmelidir.
Nar soğuk depoda ne kadar saklanabilir?
Yaklaşık 6 °C ve %85–90 nemde, plastik torbalarda 5–6 ay saklanabilir. Değiştirilmiş atmosfer torbalarında 0 °C’de bu süre 6–7 aya kadar uzar.
İlgili Rehberler
- Trabzon Hurması (Cennet Elması) Yetiştiriciliği: Çeşit, Bakım ve Hasat
- Muz ve Avokado Yetiştiriciliği: Örtü Altı Muz, A/B Çiçek Tipi ve Hasat
- Kivi Yetiştiriciliği: Dikim, Budama, Tozlanma, Hasat ve Depolama Rehberi
Kaynaklar
- Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü – Nar Yetiştiriciliği
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Nar Yetiştiriciliği (2022)
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Nar Yetiştiriciliği (2015)
- Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Nar Yetiştiriciliği
- Tarım ve Orman Bakanlığı – Zirai Mücadele Teknik Talimatları: Harnup Güvesi
Kapak fotoğrafı: Dalında gelişen nar meyvesi ve çiçeği. Fotoğraf: Julianruizp, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



