FAO, 2026 yılı dünya tahıl üretimi tahminini güncelledi. Örgütün 2 Ekim 2026’da yayımladığı Tahıl Arz ve Talep Özeti’ne göre dünya tahıl üretiminin 2026’da 2 milyar 979 milyon ton olması bekleniyor. Bu rakam eylül tahminiyle hemen hemen aynı; geçen yılın rekor hasadının yüzde 2,1 altında kalsa da tarihin ikinci en büyük üretimi anlamına geliyor.
FAO’nun yeni tahmininde ürünler arasında farklı yönlerde revizyonlar dikkat çekiyor:
Buğday: 2026 dünya buğday üretimi tahmini bir önceki aya göre 3,2 milyon ton artırılarak 813,9 milyon tona çıkarıldı. Bu düzey 2025’e göre yüzde 3,3 daha düşük.
Kaba tahıllar: Mısır, arpa ve sorgumu kapsayan kaba tahıl üretimi tahmini 3,3 milyon ton azaltılarak 1 milyar 612 milyon tona indirildi; bu, geçen yıla göre yüzde 1,3’lük düşüş demek. Mısırdaki aşağı yönlü revizyon, AB ve ABD’deki sıcak ve kurak hava koşullarından kaynaklanıyor.
Pirinç: 2026/27 dünya pirinç üretimi (öğütülmüş bazda) 552,5 milyon ton olarak tahmin edildi. Bu rakam eylül tahmininin 0,7 milyon ton, 2025/26’daki rekorun ise yüzde 2,4 altında.
Tüketim tarafında 2026/27 dünya tahıl kullanımının 2 milyar 966 milyon tona ulaşarak bir önceki sezona göre 4,1 milyon ton (yüzde 0,1) artması bekleniyor. Sezon sonu dünya tahıl stokları 950 milyon ton ile önceki tahmine göre 2,8 milyon ton yükseltildi; stokların kullanıma oranı ise yüzde 31,7 olarak hesaplandı. Bu oran önceki sezondaki yüzde 32,0’ın biraz altında.
Uluslararası tahıl ticaretinde ise belirgin bir daralma öngörülüyor. FAO, 2026/27 sezonunda dünya tahıl ticaretinin 505,8 milyon tona gerileyeceğini tahmin ediyor. Bu, önceki sezona göre 18,3 milyon ton (yüzde 3,5) düşüş anlamına geliyor.
Türkiye için ne anlama geliyor?
Dünya buğday üretiminin geçen yıla göre azalması ve ticaret hacminin daralması, buğday ve mısırda uluslararası fiyatların güçlü kalabileceğine işaret ediyor. Nitekim FAO’nun aynı gün açıkladığı Gıda Fiyat Endeksi‘nde tahıl alt endeksi eylülde yüzde 5,1 arttı. Türkiye, buğday ve mısırda hem önemli bir üretici hem de un ve makarna ihracatı için ithalat yapan bir ülke olduğundan, küresel arzdaki bu tablo yurt içi hububat piyasasını da yakından ilgilendiriyor.
Mısır tahminindeki düşüş, karma yem maliyetleri açısından hayvancılık işletmelerinin takip etmesi gereken bir başlık. Öte yandan küresel stokların hâlâ yüksek düzeyde olması, fiyat artışlarını sınırlayabilecek bir unsur olarak öne çıkıyor. Hububat üreticilerinin satış ve ekim kararlarında hem bu uluslararası tahminleri hem de TMO‘nun açıkladığı yurt içi alım politikalarını birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.