Limon, Türkiye’nin turunçgil üretiminde ve yaş meyve ihracatında öne çıkan ürünlerinden biridir. Doğu Akdeniz’de, özellikle Mersin ve Adana’da yoğunlaşan limon bahçeleri hem iç piyasayı hem de çok sayıda ihraç pazarını besler. Ancak limon, turunçgiller içinde soğuğa en duyarlı türlerden biri olduğu için yer seçiminden budama takvimine kadar her adımda dikkat ister.
Bu rehberde limonun iklim ve toprak isteklerini, don riskine karşı alınabilecek önlemleri, anaç seçimini, Türkiye’de yaygın yetiştirilen çeşitleri, bahçe tesisini, sulama, gübreleme ve budama esaslarını, hasat ve muhafazayı ve 2025–2026 dönemindeki üretim, ihracat ve mevzuat gelişmelerini resmî kaynaklara dayanarak özetliyoruz.
Bakanlığa bağlı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün yayınlarına göre limonların başlıca üretim alanları, en düşük sıcaklığın -4 °C’nin üzerinde kaldığı yarı kurak ve kurak subtropik bölgelerle sınırlıdır. Ağaçların dinlenme döneminde dona karşı duyarlılık sıralamasında limon, en hassas türler arasında yer alır; üç yapraklı (trifoliata) gibi soğuğa dayanıklı türlerden çok daha kolay zarar görür.
Büyüme sıcaklığı: Turunçgillerde gelişmenin başladığı sıcaklık genel olarak 12,8 °C kabul edilirken limonda bu eşik 6–7 °C civarındadır. Bu nedenle limon kışın da sürgün verebilir; ancak bu genç sürgünler soğuk ve hastalıklara karşı korumasızdır.
Yediverenlik: İklim uygun olduğunda limon yıl içinde birden fazla kez çiçek açıp meyve verebilir. Bölgede ana çiçeklenme genellikle nisan ayındadır.
Yüksek sıcaklık: Turunçgiller arasında yüksek sıcaklığa en duyarlı tür de limondur. Yaz aylarında yeterli sulama bu nedenle hayati önem taşır.
Uygun bölgeler: Enstitü yayınında Mersin, Erdemli ve Silifke’nin denize yakınlıkları ve nem düzeyleri nedeniyle limon için uygun olduğu belirtilir.
Dondan korunma
Don riskini azaltmanın en etkili yolu doğru yer seçimidir. Bahçe, soğuk havanın biriktiği çukur alanlara ya da soğuk rüzgârın önünün kesildiği yamaç diplerine kurulmamalıdır. Rüzgârkıranlar boylarının yaklaşık on katı kadar bir alanı korur; enstitü yayınlarında dağınık dallanan servilerin bu iş için başarılı olduğu bildirilir. 2025 yılının şubat, mart ve nisan aylarında yaşanan zirai don olayları limonu da etkilemiş; Tarım ve Orman Bakanlığı 14 Eylül 2025’te limonun da aralarında bulunduğu 16 ürün için don zararına yönelik destekleme ödemesi yapılacağını duyurmuştur. Bu tür riskler için Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında don teminatlı sigorta yaptırmak üreticinin elindeki önemli bir güvencedir.
Toprak İstekleri ve Anaç Seçimi
Turunçgiller havalanabilir, süzek ve en az 1 metre derinliğe kadar sorunsuz topraklar ister. Bu derinlikte geçirimsiz kil tabakası, taban kayası ya da yüksek taban suyu bulunmamalıdır. Enstitü yayınlarında ideal toprak pH’sının 6 olduğu, 5’in altı ve 7,5’in üstündeki değerlerin besin dengesizliği ve toksisite riski doğurduğu, etkin kirecin yüzde 5–10 aralığında olması gerektiği belirtilir. Tuzluluk limon için ciddi bir sınırlayıcıdır.
Bahçe kurulmadan önce toprak analizi şarttır. Örnekler arazinin 8–10 noktasından ve farklı derinliklerden (0–30, 30–60, 60–90, 90–120 cm) alınır; büyük arazilerde her 15–20 dekar için ayrı örnekleme yapılır.
Anaçlar
Turunç: Kireçli Akdeniz topraklarında yaygın kullanılan anaçtır. Ancak tristeza virüs hastalığına hassas olduğu için alternatif anaçların değerlendirilmesi önerilir.
Üç yapraklı (trifoliata): En soğuğa dayanıklı anaçtır; Doğu Karadeniz gibi serin bölgelerde kullanılır.
Sitranjlar (Carrizo vb.): Özellikle Ege Bölgesi’nde tercih edilir.
Anaç–çeşit uyuşması da önemlidir. Örneğin Alata Enstitüsü, İtalyan Memeli limon çeşidinin turunç anacıyla uyuşmasının iyi olmadığını, yaşlı ağaçlarda aşı noktasında şişkinlik oluştuğunu ve bunun Phytophthora kaynaklı hastalık riskini artırdığını bildirmektedir. Anaç seçimini bölgenizdeki toprak yapısı ve hastalık durumuna göre İl/İlçe Müdürlüğü ya da enstitü uzmanlarıyla birlikte yapmanız önerilir.
Türkiye’de Yaygın Limon Çeşitleri
Dalda olgunlaşan limon meyveleri Fotoğraf: Niepokój Zbigniew, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün 2022 tarihli “Limon Çeşitleri” yayınına göre Türkiye’de öne çıkan çeşitler şunlardır:
Kütdiken: Eureka grubundandır ve Türkiye’de en çok yetiştirilen çeşittir. Orta mevsimde olgunlaşır, hasadı şubata kadar sürebilir. Düzenli ve yüksek verimlidir; en uzun depolanabilen çeşittir (11–12 aya kadar). Uçkurutan hastalığına hassastır.
İtalyan Memeli: Batı Akdeniz’de “Kara Limon” olarak da bilinir. Kasım ile ocak ortası arasında hasat edilir, verimli ve düzenli taşır, muhafaza ve taşımaya uygundur. Kütdiken’den sonra en çok yetiştirilen çeşittir.
Interdonato (Enterdonat): Erkenci bir çeşittir; eylül sonundan ekim ortasına kadar hasat edilir. Orta verimlidir, çevre koşullarına duyarlıdır ancak uçkurutana dayanıklılığı yüksektir.
Lamas: Lisbon grubundandır, erken olgunlaşır ve hasadı kasım başında başlar. Sulu, aromalı ve kaliteli meyve verir; ancak dikenlidir, periyodisiteye eğilimlidir ve yetiştiği yöre dışında kalitesi düşer.
Meyer: Yuvarlak, ince kabuklu ve turuncumsu sarı meyvelidir. Hasadı eylülde başlar; kabuğu ince olduğundan depolamaya dayanıksızdır.
Çekirdeksiz yerli seleksiyonlar: Kütdiken kökenli Alata, Gülşen ve Uzun çeşitleri tamamen çekirdeksizdir ve enstitüye göre gelecekte üretimde önemli pay alması beklenmektedir.
Farklı olgunlaşma dönemine sahip çeşitleri birlikte kullanmak, hasat dönemini yaymak ve pazar riskini dağıtmak açısından avantaj sağlar.
Bahçe Tesisi ve Dikim
Bahçe yalnızca hastalık ve zararlılardan arındırılmış, çeşit adı doğru ve sertifikalı fidanlarla kurulmalıdır. Enstitü yayınlarında menşei belli olmayan fidanlarla bahçe kurmaktan mutlaka kaçınılması gerektiği vurgulanır.
Dikim aralığı: Limon için 6×6 m yeterli bulunmuştur; tam verim çağındaki bir turunçgil ağacı için genel olarak 7×7 m önerilir. Erken verim hedeflenen modern tesislerde daha sık dikim yapılıp taçlar birbirine girdikçe sıralar seyreltilebilir.
Dikim zamanı: Akdeniz Bölgesi’nde sonbahar dikimi daha elverişli görülür. Kış soğuklarının sorun olabileceği yerlerde ise ilkbahar dikimi tercih edilebilir.
Arazi hazırlığı: Gerekirse tesviye yapılır, rüzgârlı alanlarda kenarlara rüzgârkıran dikilir, dikim yerleri düzgün sıralar halinde işaretlenir.
Sulama ve Gübreleme
Sulama
Alata Enstitüsü’nün sulama yayınına göre Akdeniz Bölgesi’nde turunçgillerde sulama dönemi genel olarak 15 Mayıs–15 Ekim arasıdır. Düzensiz sulama çiçek ve meyve dökümüne, meyve çatlamasına yol açabilir. Başlıca öneriler şunlardır:
Damla sulama, yüzde 90–95’e varan su uygulama randımanı nedeniyle en uygun yöntemdir. Mümkünse toprak nemi tansiyometre ile izlenmelidir.
Sulama aralığı sezon başında 25–30 gün, yaz aylarında 10–15 gün düzeyindedir.
Ağaç başına verilecek su miktarı yaşa göre değişir: fidanda 8–12 litre, orta büyüklükteki ağaçta 40–60 litre, tam gelişmiş ağaçta 100–200 litre.
Gövde dibinde su göllendirmekten kaçınılmalıdır; aşırı sulama hastalıkları ve toprakta tuzlanmayı artırır.
Tuzlu suyla sulanan bahçelerde sezonda bir veya iki kez yıkama sulaması yapılması ve sulama suyunun analiz ettirilmesi önerilir.
Gübreleme
Enstitünün gübreleme yayınında en doğru gübrelemenin toprak ve yaprak analizine dayanan gübreleme olduğu vurgulanır; yaprak örnekleri eylül–ekim aylarında alınır. Genel çerçeve şöyledir:
Azot: Dikimde ağaç başına 100 g saf azot verilir. Limon ve portakalda 10 yaşına kadar her yaş için ağaç başına yılda yaklaşık 100 g saf azot hesaplanır. Azot yarısı şubatta, yarısı haziran başında ilk sulamayla olmak üzere bölünerek verilir; temmuzdan sonra azot uygulanmaz. Damla sulamalı bahçelerde azot şubat–ekim arasına yayılarak verilebilir.
Fosfor ve potasyum: Toprak analizinde eksiklik görülürse dikimde ağaç başına 50 g fosfor ve 50 g potasyum ile başlanır; miktarlar analiz sonucuna göre artırılır.
Organik madde: İyi yanmış ahır gübresi veya kompost sonbaharda (kasım–aralık) taç izdüşümüne açılan çizilere ya da çukurlara verilir; yüzeye serpmek etkinliği düşürür.
Demir: Kireçli topraklarda görülen demir eksikliğinde analiz sonucuna göre demir sülfat, organik gübre veya kükürtle birlikte uygulanabilir.
Budama ve Uçkurutan Hastalığına Karşı Önlemler
Limonun budaması diğer turunçgillerden farklıdır. Alata Enstitüsü’nün budama yayınına göre limonda tepe tomurcuğu baskındır ve sürgünler dik büyür. Çiçek tomurcuğu oluşumu için yan dallara ihtiyaç duyulduğundan tepe baskınlığı kırılmalı ve limon her yıl budanmalıdır. Aşırı sert budamadan kaçınılmalı, ağacın durumuna göre sürgün boyu 40–50 cm bırakılabilir.
Şekil budaması: Genç fidanlar yaklaşık 60–70 cm yükseklikte taçlandırılır; dengeli dağılmış 3–4 ana dal seçilir.
Verim budaması: Kuru, hastalıklı, obur ve birbiriyle rekabet eden dallar her yıl çıkarılır. Obur dallar erken dönemde alınmalıdır.
Gençleştirme: Yaşlı ağaçlarda yapılır; turunçgiller kalın kesimlere iyi tepki vermediğinden 5 cm’den kalın dallar kesilmemelidir. Budama sonrası gövde güneş yanıklığına karşı beyaz su bazlı boya veya kaolinle korunabilir.
Uç alma budaması ve uçkurutan
Limon üretimini tehdit eden uçkurutan hastalığı yaralardan bulaşır. Bu nedenle enstitü, uç alma budamasının bulaşma riskinin en düşük olduğu 15 Ekim–1 Kasım tarihleri arasında, iklim koşulları da dikkate alınarak yapılmasını önermektedir. Daha erken yapılan budama, sonbahar ve kış koşullarında zarar görecek yeni sürgünlerin oluşmasına yol açabilir. Budama aletleri kullanımdan önce yüzde 10’luk hipokloritli suda (çamaşır suyu) bir dakika bekletilerek dezenfekte edilmelidir. Uçkurutana dayanıklılığı yüksek Interdonato gibi çeşitlerin tercihi de riski azaltan bir yoldur.
Hastalık ve zararlılarla mücadelede önce kültürel ve biyolojik yöntemler değerlendirilmelidir; turunçgil unlubitine karşı faydalı böcek salımı bunun bilinen bir örneğidir. Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.
Hasat ve Muhafaza
Limonda hasat zamanı çeşide göre eylülden şubata kadar uzanan geniş bir döneme yayılır: Interdonato ve Meyer erken, Lamas kasım başında, İtalyan Memeli kasım–ocak arasında, Kütdiken ise orta mevsimde ve şubata kadar hasat edilir. Meyveler uygun bir makasla, kabuk zedelenmeden kesilmeli ve toplama önlüklerine ya da temiz kasalara yerleştirilmelidir. Kabukta oluşan yaralar hem görünümü bozar hem de depoda çürümeye kapı açar.
Muhafaza süresi çeşide göre büyük farklılık gösterir. Enstitü yayınına göre Kütdiken 11–12 aya kadar depolanabilen, en çok depolanan çeşittir; Interdonato depolamaya elverişli olmakla birlikte genellikle kısa süre muhafaza edilir, ince kabuklu Meyer ise depolamaya dayanıksızdır. Depolanacak meyvelerin sağlam, temiz ve hasar görmemiş olması, depoda düzenli kontrol yapılarak çürüyenlerin ayıklanması kayıpları azaltır. Ayrıntılar için soğuk depolama rehberimize bakabilirsiniz.
2025–2026 Üretim, İhracat ve Güncel Düzenlemeler
Üretim
Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nün (TEPGE) Temmuz 2025 tarihli limon raporuna göre Türkiye limon üretimi 2023/24 sezonunda 2 milyon 326 bin ton ile yüksek bir düzeye çıkmış, 2024/25 pazarlama yılında yüzde 26 azalarak 1,7 milyon ton olmuştur. Aynı raporda TÜİK’in 2025 yılı için ilk üretim tahmininin 1,4 milyon ton olduğu belirtilmektedir. Başlıca üretici iller Mersin ve Adana’dır; limon bahçe alanı 2023/24 sezonunda 564 bin dekar olarak verilmiştir.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 30 Aralık 2025’te yayımladığı “Bitkisel Üretim İstatistikleri, 2025” bültenine göre turunçgil grubunun toplam üretimi 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 12,4 azalarak 4 milyon 742 bin ton olmuştur. Bakanlığın Haziran 2026’da yayımladığı “Bitkisel Üretim I. Tahmini, 2026” bülteninde ise turunçgil üretiminin 2026’da yüzde 54,7 artışla 7 milyon 333 bin ton olacağı tahmin edilmektedir. Limona ait ayrıntılı rakamlar için bültenlerin ek tablolarına ve TÜİK veri tabanına bakılabilir.
İhracat
TEPGE raporuna göre limon ihracatı 2023/24 sezonunda 626 bin ton olmuş, 2025’in ocak–nisan döneminde yaklaşık 195 bin ton limon ihraç edilmiştir. 2024 yılında miktar bazında başlıca pazarlar Irak (yüzde 25,7), Rusya (yüzde 22,7), Polonya (yüzde 6,3), Romanya (yüzde 5,8) ve Ukrayna (yüzde 5,3) olmuştur.
İhracat kaydı düzenlemesi
11 Eylül 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan, İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ’de (İhracat 2006/7) değişiklik yapan İhracat 2025/6 sayılı Tebliğ ile “limon ve tatlı limonlar” ile elma, ihracı kayda bağlı mallar listesine eklenmiştir. Bu düzenlemeyle limon ihracatı, ihracattan önce ilgili ihracatçı birliğine kayıt ettirilmesi şartına bağlanmıştır. İhracat koşulları kısa sürede değişebildiği için ihracat planlayan üretici ve firmaların güncel durumu Ticaret Bakanlığı ve bağlı ihracatçı birliklerinden teyit etmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Limon hangi sıcaklıkta dondan zarar görür?
Limon, turunçgiller içinde soğuğa en duyarlı türlerden biridir. Bakanlık yayınlarında limonun ekonomik üretim alanlarının en düşük sıcaklığın -4 °C’nin üzerinde kaldığı bölgelerle sınırlı olduğu belirtilir. Zarar düzeyi ağacın yaşına, sürgün durumuna ve donun süresine göre değişir; bu nedenle soğuk hava birikmeyen bir yer seçmek ve rüzgârkıran kullanmak önemlidir.
Limon ağacı ne zaman budanır?
Limon, tepe baskınlığı nedeniyle diğer turunçgillerden farklı olarak her yıl budanmalıdır. Uçkurutan hastalığının yaralardan bulaşma riskini azaltmak için uç alma budamasının, iklim koşulları da dikkate alınarak 15 Ekim–1 Kasım arasında yapılması önerilir. Budama aletleri her kullanımdan önce dezenfekte edilmelidir.
Bahçede hangi limon çeşidini seçmeliyim?
Türkiye’de en yaygın çeşit uzun depolanabilen Kütdiken’dir. Erken pazar için Interdonato ve Meyer, kaliteli meyve ve iyi taşıma dayanımı için İtalyan Memeli öne çıkar. Seçimi bölgenizin iklimine, uçkurutan riskine ve pazarlama planınıza göre İl/İlçe Müdürlüğü ve enstitü uzmanlarıyla birlikte yapın.