TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Alçak tünel altında karpuz tarlası

Karpuz ve Kavun Yetiştiriciliği: Ekimden Hasat ve Muhafazaya Rehber

Karpuz ve kavun, yaz sofralarının vazgeçilmezi olmanın yanında Türkiye’de pek çok çiftçi ailesi için önemli bir gelir kaynağıdır. İkisi de kabakgiller familyasındandır. Sıcağı sever, dona dayanamaz ve benzer hastalık-zararlılarla karşılaşır. Yine de olgunluk belirtileri, bitki sıklığı ve muhafaza koşullarında iki tür birbirinden ayrılır.

Bu rehberde üretim bölgelerinden aşılı fideye, alçak tünelden sulamaya, hastalıklardan hasat ve muhafazaya kadar temel konuları bulacaksınız. Bilgiler ağırlıklı olarak Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü (Mersin), GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü yayınlarına dayanıyor.

İçindekiler
  1. Üretim Bölgeleri ve Çeşitler
  2. İklim ve Toprak İstekleri
  3. Doğrudan Ekim, Fide ve Aşılı Fide
  4. Alçak Tünel ve Malç Uygulaması
  5. Gübreleme ve Sulama
  6. Tozlanma ve Meyve Tutumu
  7. Başlıca Hastalık ve Zararlılar
  8. Olgunluğun Anlaşılması, Hasat ve Muhafaza
  9. Sık Sorulan Sorular
  10. İlgili Rehberler

Üretim Bölgeleri ve Çeşitler

Karpuz ve kavun hemen her bölgede yetiştirilir; ancak erken ve uzun sezon sunan güney ve güneydoğu illeri öne çıkar.

  • Çukurova (Adana, Mersin): Erkenci karpuzun merkezidir. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün karpuz broşürüne göre karpuzda örtü altı üretimin büyük bölümü alçak tünel şeklinde ve Çukurova’da yapılır.
  • Hatay ve Doğu Akdeniz: Kavun bu bölgede açıkta veya alçak tüneller altında yetiştirilir.
  • Güneydoğu Anadolu (Diyarbakır, Şanlıurfa): Diyarbakır karpuzu ilin simgesi sayılan bir üründür. Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2021 tarihli haberine göre Dicle kıyısında geleneksel “sıra”, “ocak” ve “kuyu” yöntemleriyle yetiştirilir. Sürme, pembe, ferik, karakış ve beyazkış gibi yerel tipleri vardır.

Güncel ekim alanı ve üretim rakamları için TÜİK bitkisel üretim verilerine ve İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin duyurularına bakılmalıdır.

Çeşit seçimi

Çeşit seçiminde pazarın istediği meyve iriliği, erkencilik ve hastalıklara dayanıklılık birlikte değerlendirilmelidir.

Karpuz: Meyve ağırlığı 2–3 kg’dan 50–60 kg’a kadar çıkabilir. Piyasada en çok tercih edilenler 5–6 kg ağırlığında ve az çekirdekli meyvelerdir. Yerli ıslaha örnek olarak GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün 2017’de tescil ettirdiği Karipcin çeşidi gösterilebilir. Açıkta ve örtü altında yetiştirilebilen bu çeşidin meyveleri 5–6 kg ve pembemsi kırmızı etlidir.

Kavun: Ticari kavun çeşitlerinin çoğu aynı bitki üzerinde erkek ve erselik çiçek taşıyan tiptedir. Kantalup tipleri, kış kavunları ve acur da ayrı gruplardır. Yaz kavunlarında yetişme süresi ortalama 100 gün iken, kış kavunlarında bu süre 150 güne kadar uzayabilir. Yerli kavun çeşitlerine Kırkağaç 637 örnek gösterilebilir. Bu çeşit, Alata Enstitüsü’nün yayımladığı bir çalışmada kavunda anaç olarak denenmiş ve iyi aşı uyumu göstermiştir.

İklim ve Toprak İstekleri

Sıcaklık ve nem

Alata Enstitüsü’nün yayınına göre karpuzda 10–12 °C’nin altında yetiştiricilik yapılamaz ve hava sıcaklığı 10 °C’yi aşmadan dikim veya ekime başlanmamalıdır. En uygun gelişme sıcaklığı 27–30 °C’dir. Bitki 35–45 °C’de zarar görmeden büyüyebilir. Daha yüksek sıcaklıkta meyve dökümü ve güneş yanıklığı görülebilir. Bağıl nemin yüzde 95’i aşması antraknoz ve kurşuni küf gibi hastalıkların riskini artırır.

Kavun da sıcak ve ışıklı ortam ister. En uygun bağıl nem yüzde 60–70 civarındadır. Nemin yüksek olması mildiyö ve bakteriyel hastalıkları, düşük olması ise thrips, kırmızı örümcek ve küllemeyi kolaylaştırır.

Toprak

Her iki tür de derin, havadar, besince zengin ve suyu iyi tutan toprakları sever. Karpuz için pH’nın 6 civarında olması, yüksek olmaması önerilir. Taban suyunun 1 metreden derinde bulunması gerekir. Kavunda uygun pH aralığı 6–7,5’tir. Her iki üründe de tuzluluğun düşük olması önemlidir. Bakanlık yayınları, gübre planı yapılmadan önce mutlaka toprak analizi yaptırılmasını vurgular.

Toprak hazırlığında sonbaharda derin sürüm yapılır. Karpuz için ekim veya dikimden yaklaşık 15 gün önce toprak 15–20 cm derinlikte işlenerek tava getirilir.

Doğrudan Ekim, Fide ve Aşılı Fide

Doğrudan ekim

Doğrudan tarlaya ekimde belirleyici olan toprak sıcaklığıdır. Karpuz tohumu için toprak sıcaklığının 15 °C’ye ulaşması gerekir. 12 °C’nin altında tohum çimlenmez. Kavunda da en düşük çimlenme sıcaklığı 15 °C’dir. Kavun tohumu 20 °C’de yaklaşık 8, 30 °C’de 3 günde çimlenir; 40 °C’de ise çimlenmez.

Fide ile üretim

Fide kullanımı, özellikle erkenci üretimde hasadı öne çeker. Kavunda tohum doğrudan saksı veya fide torbalarına ekilerek fide yetiştirilir. Fideler sertifikalı ve hastalıksız olmalı, fidelik temiz ve iyi havalandırılmış tutulmalıdır.

Dikim aralıkları

  • Açıkta karpuz: Sıra arası 1,5–3,5 m, sıra üzeri 0,5–1 m.
  • Alçak tünelde karpuz: Dekara 800–1.250 bitki.
  • Açıkta kavun: İdeal aralık 1,6–2 m x 50–60 cm. Susuz koşullarda dekara 500–700, sulu koşullarda 800–1.250 bitki önerilir.

Aşılı fide ve kabak anacı

Aşılı fide, toprak kökenli hastalıklarla mücadelede ve olumsuz koşullara dayanımda giderek yaygınlaşan bir yöntemdir. Alata Enstitüsü’nün sebzelerde anaç kullanımı broşürüne göre karpuzda en yaygın ticari anaçlar Cucurbita maxima x Cucurbita moschata melezi kabak anaçlarıdır. Bunları su kabağı (Lagenaria siceraria) izler. Kavunda da kabak melezi anaçlar, C. moschata ve kavun anaçları kullanılır.

Aşılamanın başlıca faydaları:

  • Fusarium solgunluğu gibi toprak kökenli hastalıklara karşı koruma. Karpuzda aşı ilk kez Asya’da, fusarium solgunluğuna karşı su kabağı anacı kullanılarak ticari ölçekte uygulanmıştır.
  • Düşük toprak ve hava sıcaklıklarına, tuzluluğa ve fazla neme karşı daha iyi tolerans.
  • Daha güçlü kök sistemi sayesinde daha iyi su ve besin alımı, daha kuvvetli gelişme ve daha yüksek verim.
  • Toprak dezenfeksiyonu ve kimyasal kullanım ihtiyacının azalması.

Aşılı bitkiler güçlü geliştiği için karpuzda dikim sıklığı azaltılır. Alata Enstitüsü’ne göre aşılı fidelerde normal sıklığın yaklaşık üçte biri kadar bitki yeterlidir. Ayrıca aşılı karpuzlar aşısızlarla aynı zamanda renk alsa da şeker birikimleri daha yavaş olabilir. Bu nedenle hasat biraz geciktirilmelidir. Erken hasat edilen meyvelerde kabak tadı hissedilebilir. Aşılama maliyetli ve uzmanlık isteyen bir iş olduğundan, aşı uyumu iyi bilinen anaçlarla üretilmiş fideler ruhsatlı fideliklerden temin edilmelidir.

Alçak Tünel ve Malç Uygulaması

Alçak tünel, ilkbaharda bitkiyi soğuktan koruyarak erken hasat almanın en yaygın yoludur. Toprak üzerine kurulan tel kemerler ve bunları örten plastik örtüden oluşur. Karpuzun örtü altında yetiştirilen bölümünün büyük kısmı bu şekilde üretilir. Hava ısındıkça tünel içinde aşırı sıcaklık ve nem birikebileceğinden tüneller zamanında havalandırılmalı, koşullar uygun olunca örtü kaldırılmalıdır.

Malç, toprak yüzeyinin plastik örtüyle kapatılmasıdır. Toprak sıcaklığını ve nemini korur, yabancı otları baskılar ve meyvenin doğrudan toprağa değmesini önler. Bakanlık yayınlarında açıkta yabancı ot kontrolü için koyu renkli malç önerilir. Örtü altı kavunda ise ilkbahar yetiştiriciliğinde 0,05 mm kalınlığında şeffaf polietilen malç kullanılır.

Malç kullanılmayan kavun tarlalarında ilk çapa dikimden 3–4 hafta sonra, ikinci çapa ilkinden 15–20 gün sonra yapılır. Karpuzda ise çapa yalnızca dallanma ve çiçeklenme başlamadan önce yapılmalıdır.

Gübreleme ve Sulama

Gübreleme

Gübreleme mutlaka toprak analizi sonucuna göre planlanmalıdır. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün karpuz broşüründe toprak hazırlığı sırasında dekara 4–5 ton iyi yanmış ahır gübresi verilmesi önerilir. Saf madde olarak önerilen miktarlar dekara şöyledir:

  • Açıkta karpuz: 15–18 kg azot (N), 20 kg fosfor (P2O5), 15–18 kg potasyum (K2O).
  • Örtü altı karpuz: 18–20 kg azot, 25 kg fosfor, 18–20 kg potasyum.

Fosforun tamamı taban gübresi olarak verilir. Azot ve potasyum ise üçe bölünür. Birinci kısım fosforla birlikte tabana, ikinci kısım ilk çapada (ilk dişi çiçek görüldüğünde), üçüncü kısım bundan yaklaşık bir ay sonra, meyveler elma iriliğine ulaştığında verilir.

Kavunda da benzer bir yaklaşım izlenir. Açıkta dekara 4–5 ton, örtü altında 5–10 ton yanmış ahır gübresi önerilir. Fosfor tabana verilir. Azot ve potasyum dikimde, ilk dişi çiçek döneminde (dikimden 3–4 hafta sonra) ve meyveler ceviz iriliğindeyken olmak üzere üç parçada uygulanır. Aşırı azotlu gübreleme hem kök boğazı yanıklığını hem de kırmızı örümcek zararını artırır.

Sulama

Alata Enstitüsü’nün Karpuzda Sulama broşürüne göre karpuzun sezonluk su ihtiyacı bölgeye, iklime ve toprağa bağlı olarak 400–600 mm arasında değişir.

  • Damla sulama: Hem karpuz hem kavun için en uygun yöntemdir. Az ve sık sulama yapılmalıdır. Örtü altında zorunludur.
  • Yağmurlama: Geniş alanlarda pratiktir. Ancak yaprak yanıklığı ve mantari hastalık riskini azaltmak için sabahın çok erken saatlerinde veya gün batımında uygulanmalıdır. Üstten sulama yaprak ıslaklığını uzattığı için alternarya gibi hastalıkları kolaylaştırır.
  • Karık sulama: Su kaybı fazladır, mantari hastalık ve meyve çürüklüğünü kolaylaştırabilir. Kök boğazı ıslanmamalıdır.

Dikimden sonra hemen can suyu verilir. Çiçeklenmeye kadar su ihtiyacı düşüktür. İlk 15 cm’lik toprak katmanı kuruduğunda az miktarda su vermek yeterlidir. Çiçeklenmeyle birlikte ihtiyaç artar ve en yüksek düzeye meyve büyümesi döneminde ulaşır. Bu dönemde yaşanan su stresi verimi doğrudan düşürür. Hasattan yaklaşık 15 gün önce sulama aralığı ve su miktarı azaltılır, hasada yakın sulama tamamen kesilir. Olgunlaşma döneminde düzensiz sulama meyvelerde çatlama ve çürümeye neden olur.

Tozlanma ve Meyve Tutumu

Karpuz ve kavunda meyve tutumu büyük ölçüde arılara bağlıdır. Karpuzda dişi çiçekler genellikle altıncı yapraktan sonra oluşmaya başlar. Bir bitki yaklaşık 50 çiçek açar ama en fazla 3 meyveyi besleyebilir. Tozlanma için bal arısı veya bombus arısı gereklidir. Alata Enstitüsü, çevresinde arı bulunmayan alanlarda her 4–5 dekara bir kovan yerleştirilmesini önerir.

Kavunda tozlanma sabahın erken saatlerinde arılarla gerçekleşir. Erkek ve dişi çiçekleri bitkinin farklı bölümlerinde taşıyan çeşitlerde arı bulunmazsa meyve tutumu gerçekleşmez. Bu nedenle arıların korunmasına özen gösterilmelidir.

Başlıca Hastalık ve Zararlılar

Tarım ve Orman Bakanlığı önerilerine göre önce dayanıklı çeşit, kültürel, fiziksel ve biyolojik yöntemler kullanılmalı, kimyasal mücadele son basamak olmalıdır.

Fusarium solgunluğu

Karpuz üretimini sınırlayan en önemli hastalıklardan biridir. Bitkinin iletim demetlerinde kahverengileşme olur, solgunluk yaprak uçlarından başlar ve bitki zamanla kurur. Fide döneminde çökertene de neden olabilir. Etmen toprakta uzun yıllar canlı kalır ve hastalıklı bitki artıklarıyla taşınır. Alata Enstitüsü araştırmacılarının yayınında belirtildiği gibi bu hastalığa karşı ekonomik ve etkili bir kimyasal bilinmemektedir. Bu yüzden korunma esastır:

  • Dayanıklı çeşit veya kabak anacına aşılı fide kullanmak.
  • Aynı tarlada karpuzu en az dört yıl aralıkla yetiştirmek.
  • Toprak boşken temmuz-ağustos aylarında 4–10 hafta süreyle solarizasyon (toprağı şeffaf plastikle örterek güneşle ısıtma) uygulamak.

Külleme

Yaprakların üst yüzünde, önce yaşlı yapraklarda beyaz, unsu lekeler şeklinde başlar. Ardından yaprağın iki yüzüne, yaprak saplarına ve gövdeye yayılır. Yapraklar kuruyup dökülür ve bitkinin gelişmesi durur. Hastalık için en uygun sıcaklık yaklaşık 27 °C’dir ve kuru havada yaygınlaşır. Hasattan sonra hastalıklı bitki artıklarının toplanıp imha edilmesi önemlidir.

Diğer önemli hastalıklar

  • Mildiyö: Yaprak üst yüzünde sarımsı lekeler, alt yüzde gri-menekşe renkli küf görülür. 20–22 °C ve yüzde 90 civarında nem hastalığı kolaylaştırır. Sık dikimden kaçınılmalıdır.
  • Antraknoz: Yaprakta kahverengi-siyah lekeler, meyvede çökük lekeler oluşturur. Yağışlı yıllarda haziran ve temmuzda salgın yapabilir. En az 3 yıllık ekim nöbeti önerilir.
  • Bakteriyel meyve lekesi: Meyvede koyu zeytin yeşili lekeler ve çürümeye neden olur. Sertifikalı tohum ve fide, damla sulama ve hastalık görülen alanda en az 4 yıl kabakgil yetiştirmemek önemlidir.
  • Virüs hastalıkları: Mozaik virüsleri bodurluk ve meyve şekil bozukluğu yapar. Çoğu yaprak bitiyle taşındığından vektör kontrolü ve ot temizliği önemlidir.

Zararlılar

  • Kırmızı örümcek: Sıcak ve kurak koşullarda artar, yaprakları sarartıp döktürür. Aşırı azotlu gübrelemeden kaçınmak ve yabancı otları temizlemek gerekir.
  • Yaprak bitleri ve thrips: Özsu emerek zarar verir ve virüs taşırlar. Uğur böcekleri, Orius türleri ve parazitoitler gibi doğal düşmanların korunması önemlidir.
  • Kavun sineği: Larvası meyvenin içinde beslenerek çürümeye yol açar. Kurtlu meyveler toplanıp derin çukurlara gömülmelidir.
  • Karpuz telli böceği ve kavun kızılböceği: Yaprakları delik deşik eder. Düzenli tarla kontrolü ve bitki artıklarının imhası önemlidir.

Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.

Olgunluğun Anlaşılması, Hasat ve Muhafaza

Karpuzda olgunluk belirtileri

Ham hasat tüketiciyi ve bölgenin itibarını zedeler. Alata Enstitüsü’ne göre karpuzun olgunlaştığını şu işaretlerden anlamak mümkündür:

  • Kabuğun parlaklığı artar.
  • Meyve sapındaki tüyler dökülür.
  • Meyvenin bağlandığı boğumdaki küçük kulakçık ve sülük kurur.
  • Meyveye dokunulduğunda damarlar belirginleşir.
  • Parmakla vurulduğunda tok bir ses gelir.

Kavunda olgunluk belirtileri

  • Meyve sapındaki tüyler seyrelir ve dokunulunca dökülür.
  • Kavuna özgü koku belirginleşir, çiçek ucu yumuşar.
  • Sap üzerindeki sülük kurur.
  • Kantalup tiplerinde meyve saptan kendiliğinden ayrılır. Bu tiplerde sap, meyvenin 1–2 cm üstünden kesilir.

Kavunda ilk dişi çiçek dikimden yaklaşık 35 gün sonra görülür, ilk hasat bundan yaklaşık 35 gün sonra başlar ve hasat yaklaşık 30 gün sürer.

Muhafaza

Karpuz normal koşullarda hasattan sonra 20–60 gün dayanır. Bu süre aşıldığında kabukta çöküntüler ve su emmiş görünüm başlar. İdeal koşul olan +4 °C sıcaklık ve yüzde 60–70 bağıl nemde 3–4 ay muhafaza edilebilir. Meyveler çok yüksek istiflenmemeli ve mümkün olduğunca çabuk pazara ulaştırılmalıdır.

Kavun 4–6 °C sıcaklık ve yüzde 85–90 bağıl nemde 10–15 gün muhafaza edilebilir. Kavunlar 40 x 60 cm ölçülerinde kasalara, iriliğe göre 7–15 adet olacak şekilde, araları ayırıcıyla ya da file ile korunarak paketlenir.

Sık Sorulan Sorular

Karpuzu doğrudan tarlaya ne zaman ekebilirim?

Takvimden çok sıcaklığa bakılmalıdır. Toprak 15 °C’ye, hava 10 °C’nin üzerine çıkmadan ekim yapılmamalıdır. Bölgenize uygun dönem için İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne danışabilirsiniz.

Aşılı fide her tarlada gerekli midir?

Hayır. Ancak fusarium solgunluğu görülmüş veya ekim nöbeti uygulanamayan tarlalarda en etkili korunma yollarından biridir. Fide pahalı olsa da dekara daha az fide dikilir.

Hasattan önce sulamayı neden kesmeliyim?

Olgunlaşma döneminde düzensiz su meyvede çatlama ve çürümeye yol açar. Bu yüzden hasattan yaklaşık 15 gün önce sulama azaltılır, hasada yakın kesilir.

İlgili Rehberler

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Alçak tünel ve malç ile kurulmuş bir karpuz tarlası. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel