Portakal, mandarin ve limon, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarında en çok yetiştirilen meyveler arasındadır. Bu bahçeler uzun ömürlü olduğu için başta yapılan seçimler yıllarca sonuç verir. Yanlış seçilmiş bir anaç, don riski yüksek bir parsel ya da sulama planı olmadan kurulan bir bahçe, sorunlarını yirmi otuz yıl boyunca sürdürür.
Bu rehberde turunçgillerin iklim ve toprak isteklerini, don riskini, anaç seçimini, bahçe tesisini ve dikimi, sulamayı, gübrelemeyi, budamayı, başlıca zararlıları ve hasadı ele alıyoruz. Bilgiler Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve il müdürlüklerinin yayınlarına dayanıyor. Her konu, bahçede doğru karar vermenize yetecek ayrıntıda anlatılıyor.
İçindekiler
İklim İstekleri ve Don Riski
Turunçgiller yazı sıcak ve kurak, kışı ılık ve yağışlı geçen orta subtropik iklimi sever. Bakanlığa bağlı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nün yayınlarına göre turunçgillerde büyüme yaklaşık 12,8 °C’de başlar. Limonda bu eşik 6–7 °C’ye kadar iner. Gelişme 18–20 °C’ye kadar hızlanır ve 26–28 °C civarında en yüksek düzeye çıkar. Sıcaklık 30–32 °C’yi geçince gelişme yavaşlar, 38–39 °C’de ise neredeyse durur.
Türlerin ısı ihtiyacı birbirinden farklıdır. 12,8 °C’nin üzerindeki sıcaklıkların yıllık toplamı portakal için yaklaşık 1.260–2.670, mandarin için 1.500–2.800, altıntop için 2.400–3.770 derece arasındadır. Limonun böyle bir ihtiyacı yoktur. Bu nedenle Mersin, Erdemli ve Silifke gibi denize yakın, nemli kıyı şeritleri limon için özellikle uygundur.
Hangi tür dona ne kadar dayanır?
Dinlenme dönemindeki ağaçların dona duyarlılığı en hassastan en dayanıklıya şöyle sıralanır: ağaç kavunu, laymlar, limon, altıntop, portakal, turunç, mandarinler ve kamkat. Mandarinler arasında soğuğa en dayanıklı olanı Satsuma’dır ve yaklaşık −4 ile −5 °C’ye kadar dayanabilir. Kamkat −6 ile −7 °C’ye, üç yapraklı (Poncirus) ise −12 ile −13 °C’ye kadar dayanır.
Bu sıralama bahçe yeri seçerken önemlidir. Don cebi oluşturan çukur araziler limon için uygun değildir. Bahçe içindeki mikroiklim de genel iklim kadar belirleyicidir. Sonbaharda esen kuru rüzgârlar da bahçeye zarar verir. Bu yüzden rüzgârlı yerlerde bahçenin çevresine rüzgârkıran dikilmelidir. Bir rüzgârkıran, boyunun yaklaşık 10 katı kadar bir alanı korur. Bugüne kadar en iyi sonucu dağınık dallı servi vermiştir.
Toprak İstekleri
Turunçgil kökleri oksijene çok ihtiyaç duyar. Bu nedenle havasız, ağır ve su tutan topraklarda kökler boğulur. İdeal toprak en az 1 m derinliğinde olmalı ve bu derinliğe kadar geçirimsiz kil, taban kayası veya yüksek taban suyu bulunmamalıdır. Önerilen bünye yaklaşık %50 kum, %20 tın ve %8–10 kil şeklindedir. Kil oranı %20’yi geçmemelidir.
En uygun pH değeri 6 civarıdır. pH 5’in altına düşer ya da 7,5’in üstüne çıkarsa bitki besin alımında zorlanır ve toksisite sorunları görülür. Etkin kireç %5–10 arasında olmalı, toprak tuzluluğu da %0,30’u aşmamalıdır. Bahçe kurulmadan önce toprak örneği alınır. Örnekler 8–10 farklı noktadan, 0–30, 30–60, 60–90 ve 90–120 cm derinliklerden ayrı ayrı toplanır. Sonuçları bir uzmanın değerlendirmesi gerekir.
Anaç Seçimi

Fotoğraf: Okansoyluturk, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Turunçgiller aşılı fidanla yetiştirilir. Anaç, ağacın toprağa, soğuğa ve hastalıklara karşı nasıl davranacağını büyük ölçüde belirler. Türkiye’de anaç seçimi bölgeye göre değişir:
- Doğu Karadeniz (Rize): Asidik topraklarda ve soğuk kışlarda soğuğa en dayanıklı anaç olan üç yapraklı kullanılır.
- Ege: Troyer ve Carrizo sitranjı yaygındır.
- Güney Ege ve Akdeniz: Kireçli topraklara uyumu nedeniyle uzun yıllar turunç kullanılmıştır. Ancak turunç, tristeza virüs hastalığına hassastır ve alternatif anaçlar araştırılmaktadır.
- Çukurova: Limon dışındaki türlerde Carrizo sitranjı turunca alternatif olabilir. Ancak pH’sı çok yüksek topraklarda başarısı azalır.
Fidan alırken hastalıksız, çeşidi doğrulanmış ve sertifikalı materyal seçilmelidir. Virüs taşıyan bir fidan, bahçenin tamamı için kalıcı bir risk oluşturur.
Bahçe Tesisi ve Dikim
Dikim zamanı
Akdeniz Bölgesi’nde sonbahar dikimi daha güvenlidir, çünkü kış yağışları fidan kayıplarını azaltır. Kış soğuğunun sorun olduğu Ege ve Doğu Akdeniz’in iç kesimlerinde ise ilkbahar dikimi tercih edilir. Sonbaharda dikilecek bahçenin toprağı yaz başında, ilkbaharda dikilecek bahçeninki ise kıştan önce ya da hemen sonra hazırlanmalıdır.
Dikim aralıkları
Tam gelişmiş bir turunçgil ağacı için 6×6 m ya da 7×7 m civarında aralık önerilir. Limon ve Satsuma mandarini için 6×6 m genellikle yeterlidir. Erken verim almak isteyenler sık dikim yapıp ileride seyreltme uygulayabilir. Örneğin 3,5×3,5 m aralıkla dekara 81 fidan dikilir. Taçlar birbirine değmeye başladığında ağaçlar seyreltilerek önce 5×5 m’ye (dekara 40 ağaç), son seyreltmede ise dekara yaklaşık 21 ağaca inilir. Sık dikilen bahçelerde mekanik budama zorunlu hale gelir.
Sulama
Turunçgiller yaz kuraklığına dayanıksızdır ve su, verimi en çok sınırlayan etkendir. Bakanlığın araştırma enstitüsü yayınlarına göre yıllık su ihtiyacı 800–1.200 mm’dir ve bunun bir bölümü yağışla karşılanır. Akdeniz Bölgesi’nde sulama mevsimi genellikle 15 Mayıs ile 15 Ekim arasındadır. Mevsim başında sulama aralığı 25–30 gün, yaz aylarında ise 10–15 gündür. Ağaç başına verilecek su toprağa göre değişir. Fidanlar için 8–12 litre, orta büyüklükteki ağaçlar için 40–60 litre, tam gelişmiş ağaçlar için 100–200 litre önerilir.
Yöntem seçimi
- Damla sulama: Su uygulama randımanı %90–95’tir. Yıllık 300–400 mm su ile yetinir ve gübrenin suyla birlikte verilmesine (fertigasyon) imkân tanır. Lateraller, gövde ile taç izdüşümü arasındaki mesafenin dış üçte birlik kısmına yerleştirilmelidir. Her ağaç sırası için iki lateral genellikle yeterlidir.
- Mini yağmurlama: Ağaç altına veya iki ağaç arasına başlık konur. Yıllık yaklaşık 500–600 mm su kullanılır.
- Salma (tava) sulama: Yıllık 600–750 mm su harcar. Gövde dibinde su göllendiği için tuzluluk ve kök hastalıkları riskini artırır.
Düzensiz sulama, çiçek ve meyve dökümüne ve meyve çatlamasına yol açar. Mümkünse toprak nemi tansiyometreyle izlenmelidir. Tuzlu suyla damla sulama yapılan bahçelerde sezonda bir iki kez yıkama sulaması yapılması önerilir. Filtre sistemi su kalitesine göre seçilmelidir. Yalnızca diskli filtre kullanmak damlatıcıların sık tıkanmasına neden olur.
Gübreleme
Turunçgiller her yıl gübrelenmelidir. Ancak gübrenin türü ve miktarı mutlaka toprak ve yaprak analizi sonucuna göre belirlenir. Enstitü yayınları, örneklerin Eylül–Ekim aylarında alınmasını ve analiz sonucu olmadan gübre verilmemesini öneriyor. Analize dayanmayan gübreleme hem gereksiz masraf yaratır hem de besin dengesini bozar. Damla sulama sistemi olan bahçelerde gübreler fertigasyonla, yani suyla birlikte bölünerek verilebilir. Bu yöntem gübrenin daha verimli kullanılmasını sağlar.
Budama
Turunçgillerde üç tür budama yapılır:
- Şekil budaması: Genç fidanlarda uygulanır. Fidan 60–70 cm yükseklikte taçlandırılır. Ardından eşit aralıklarla dağılmış, en iyi gelişen 3–4 dal seçilir ve bu dallar 25 cm’den kesilir. Bunlardan çıkan sürgünler 25 cm’ye ulaştığında aynı işlem tekrarlanır.
- Verim budaması: Ağaç meyveye yattıktan sonra her yıl yapılır. Kuru, hastalıklı, obur ve birbirine rakip dallar çıkarılır. Limon dışındaki türlerde genellikle kışın hafif bir temizlik budaması yeterlidir.
- Gençleştirme budaması: Kış sonunda, sürgünler başlamadan önce yapılır. 5 cm’den kalın dalların kesilmesinden kaçınılmalıdır. Budamadan sonra açıkta kalan gövde ve dallar badana, beyaz su bazlı boya ya da kaolinle güneş yanığına karşı korunmalıdır.
Limonda özel durum
Limonda uçkurutan hastalığı nedeniyle budama zamanı çok önemlidir. Uç alma budaması, hastalık riskinin düşük olduğu 15 Ekim–1 Kasım arasında yapılmalıdır. Erken yapılan uç almada yeni sürgünler sonbahar rüzgârlarından ve kış soğuğundan zarar görür. Limonda sürgünler 40–50 cm uzunlukta bırakılır ve sert budamadan kaçınılır. Budama aletleri %10’luk hipokloritli suda (çamaşır suyu) yaklaşık 1 dakika bekletilerek dezenfekte edilmelidir.
Başlıca Zararlı ve Hastalıklar
Turunçgil bahçelerinde çok sayıda zararlı bulunur. Bakanlığın entegre mücadele yaklaşımında biyolojik ve biyoteknik yöntemler önceliklidir. İl müdürlüklerinin turunçgil tarım takvimlerinde öne çıkan başlıklar şunlardır:
- Akdeniz meyve sineği: Olgunlaşan meyveye yumurta bırakır. Erkekleri çeken feromon tuzaklar, ağacın orta yüksekliğine, dış kısmına ve kuzey yönüne asılır. Bazı bölgelerde kısırlaştırılmış erkek salımı da uygulanır.
- Turunçgil unlu biti: Bitki özsuyunu emer ve salgısıyla fumajin oluşturur. Yoğun olduğunda, özellikle Washington Navel portakalında, ağır meyve dökümüne yol açar. Nisan ortasından itibaren yaklaşık 15 günde bir kontrol yapılması önerilir. Doğal düşmanları Cryptolaemus montrouzieri ve Leptomastix dactylopii üretilip bahçelere salınır.
- Kırmızı kabuklu bit, beyaz sinekler, torbalı koşnil ve kırmızı örümcek: Her birinin doğal düşmanları vardır (örneğin kırmızı kabuklu bite karşı Aphytis melinus, torbalı koşnile karşı Rodolia cardinalis). Bu nedenle ilaçlamadan önce bahçedeki doğal denge gözlenmelidir.
- Turunçgil yeşillenme hastalığı ve Asya turunçgil psillidi: Ölümcül bir hastalıktır. Psillide karşı Tamarixia radiata parazitoidi salınmaktadır. Bakanlığın talimatlarına mutlaka uyulmalıdır.
- Galeri güvesi: Özellikle 4 yaşına kadar olan fidanların taze sürgünlerine zarar verir.
- Tristeza ve uçkurutan: Tristezanın en önemli önlemi sertifikalı fidan ve uygun anaç kullanmaktır. Uçkurutanda ise doğru zamanda budama ve alet dezenfeksiyonu önemlidir.
Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl/İlçe Müdürlüğü düzenlemelidir. Arı ölümlerini önlemek için ilaçlamadan önce çevredeki arıcılara haber verilmelidir. Biyolojik mücadele yapan üreticilerin destekten yararlanma koşulları yıla göre değişebilir. Güncel duyurular için İl/İlçe Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Hasat
Turunçgil meyveleri ağaçta olgunlaşır ve hasattan sonra olgunlaşmaya devam etmez. Bu nedenle hasat, çeşide özgü renk, tat ve olgunluk ölçütleri karşılandığında yapılmalıdır. Meyveler koparılmaz. Uygun bir hasat makasıyla, kabuğu zedelenmeden kesilir ve toplama önlüklerine konur. Kabuktaki küçük yaralar bile depoda çürümenin başlangıç noktası olur.
Yağışlı ve nemli havada hasattan kaçınılmalı, toplanan meyveler güneşte bekletilmemelidir. Erkenci çeşitlerde hasat öncesi dönemde yapılan bazı uygulamalar, örneğin geç dönemde mineral yağ kullanımı, sarartma tesislerinde istenen rengin oluşmasını engelleyebilir. Bu nedenle bahçe programı hasat tarihine göre planlanmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Limon mu portakal mı, hangisi dona daha dayanıklı?
Portakal limona göre dona daha dayanıklıdır. Limon, turunçgiller arasında en hassas türlerden biridir. Don riski olan yerlerde Satsuma gibi soğuğa dayanıklı mandarinler ya da kamkat daha güvenli seçeneklerdir.
Turunç anacı hâlâ kullanılmalı mı?
Turunç, kireçli topraklara uyumlu olduğu için uzun yıllar yaygın olarak kullanıldı. Ancak tristeza hastalığına hassastır. Yeni bahçe kurarken toprağınıza uygun alternatif anaçlar için bölgenizdeki araştırma enstitüsüne veya İl/İlçe Müdürlüğüne danışmanız önerilir.
Damla sulamada kaç lateral hat yeterlidir?
Araştırma enstitüsü yayınlarına göre her ağaç sırası için iki lateral genellikle yeterlidir. Lateraller, gövde ile taç izdüşümü arasındaki mesafenin dış bölümüne yerleştirilmelidir. Gereğinden fazla hat döşemek maliyeti artırır ancak verime belirgin bir katkı sağlamaz.
İlgili Rehberler
Kaynaklar
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Turunçgil Yetiştiriciliği (A. Uzun)
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Turunçgil Yetiştiriciliği Broşürü
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Turunçgillerde Bahçe Tesisi
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Turunçgillerde Sulama
- Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü – Turunçgillerde Budama
- Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Turunçgil Tarım Takvimi (Ağustos)
- Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Turunçgil Bahçelerinde Unlu Bit ile Mücadele
Kapak fotoğrafı: Adana Karaisalı’da bir portakal bahçesi. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



