Süt sığırcılığında kazancı belirleyen şey yalnızca ineğin ırkı değildir. Hayvanın nasıl beslendiği, nerede barındırıldığı, nasıl sağıldığı ve sağlığının ne kadar yakından izlendiği de en az ırk kadar önemlidir. İşletme giderlerinin büyük kısmını yem oluşturduğu için yapılan küçük besleme hataları bile hem süt verimini hem de hayvan sağlığını doğrudan etkiler.
Bu rehberde, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı araştırma enstitülerinin ve il müdürlüklerinin yayınlarından yararlanarak süt sığırcılığının temel konularını derledik. Kaba ve kesif yem dengesi, kuru dönem, buzağı beslemesi ve ağız sütü, ahır koşulları, meme sağlığı ve sağım hijyeni, koruyucu sağlık uygulamaları ve kayıt tutma adım adım ele alınıyor.
İçindekiler
Rasyon Planlaması: Kaba ve Kesif Yem Dengesi
Sığır geviş getiren bir hayvandır ve sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için yeterli lifli yeme ihtiyaç duyar. Ankara İl Müdürlüğü’nün yayınına göre işletme giderlerinin %65–70’i yemden oluşur. Bu nedenle yemin mümkün olduğunca işletmenin kendi arazisinde üretilmesi önerilir.
Kaba yem rasyonun temelidir
Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çiftçi broşürlerinde, ineğin yaşama payının tamamının ve verim payının bir kısmının kaba yemle (kuru ot, silaj, mera) karşılanması gerektiği vurgulanır. Kaliteli silaj üretmek ve rasyonda kullanmak da önerilen uygulamalar arasındadır. Mera varsa düzenli bakımı yapılmalı, gübrelenmeli ve aşırı otlatmadan kaçınılmalıdır.
Kesif yemde aşırıya kaçmayın
Yüksek verim için kesif yemi (yoğun yem, fabrika yemi, arpa kırması vb.) artırmak cazip görünebilir. Ancak kolay sindirilen karbonhidratların fazlası rumende asitliği yükseltir. Enstitü yayınına göre rumenin normal pH değeri 5,8–6,2 arasındadır. pH 5’in altına düştüğünde asidoz ortaya çıkar. Asidoz, verim kaybının yanında tırnak sorunlarına da yol açar.
- Süt sığırı rasyonlarında ham selüloz oranının en az %18 olması önerilir.
- Ankara İl Müdürlüğü’nün tırnak sağlığına yönelik önerisine göre kesif yem, 100 kg canlı ağırlık başına 2 kg’ı aşmamalıdır.
- Kaba ve kesif yem birlikte verilmeli ya da gün içine küçük porsiyonlar halinde yayılmalıdır.
- Ani yem değişikliklerinden kaçınılmalı, yeni bir yeme yavaş yavaş geçilmelidir.
- Günlük yem iki ya da üç öğüne bölünmeli, sıcak mevsimde yemlemenin çoğu serin saatlere ve geceye kaydırılmalıdır.
- Sağmal ineklere yem, verimlerine göre ve tartıyla ya da ölçekle verilmelidir.
- Küflü, kokuşmuş veya kızışmış yem kesinlikle verilmemelidir.
- Yalama taşları asılmalı ve sık sık kontrol edilmelidir.
Rasyonda üre gibi protein yapısında olmayan azotlu maddeler kullanılacaksa bunlar tek öğünde verilmemeli, rasyon kolay eriyebilen karbonhidratlarla desteklenmelidir. Aksi halde üre zehirlenmesi görülebilir. Rasyonun ayrıntılı hesabı için bir zooteknist veya ziraat mühendisinden destek almak en doğru yoldur.
Kuru Dönem ve Doğuma Hazırlık
Kuru dönem, ineğin bir sonraki laktasyona hazırlandığı ve meme dokusunun yenilendiği dönemdir. Bakanlık enstitülerinin önerisine göre gebe inekler, tahmini doğumdan yaklaşık 60 gün (2 ay) önce sağımdan kesilerek kuruya çıkarılmalıdır. Sağım kurallarını anlatan enstitü broşüründe kuru dönemin 40–80 gün arasında tutulması gerektiği, bu aralığın altına ya da üstüne çıkılmasının sonraki laktasyonda süt verimini düşürebileceği belirtilir.
- Kurudaki inekler sağmal ineklerden ayrı beslenmelidir.
- Kuru dönemde aşırı besleme ineğin yağlanmasına neden olur. Doğumdan sonra bu yağların hızla yıkılması, ketozis riskini artırır. Ketozis çoğunlukla doğumdan sonraki ilk 6–8 haftada, özellikle 2.–4. haftalarda görülür.
- Süt humması (kanda kalsiyum düşüklüğü) riskini azaltmak için doğuma 2–3 hafta kala düşük kalsiyumlu yem verilmesi önerilir.
- Doğuma çok yakın ineklerde tuz ve sodyum kısıtlanabilir, çünkü fazlası meme ödemini artırabilir.
- Doğuma yaklaşık 10 gün kala inek temiz, kuru ve sakin bir doğum bölmesine alınmalıdır.
Doğum kendiliğinden ilerlemiyorsa vakit kaybetmeden veteriner hekim çağrılmalıdır. Sonun (plasenta) yaklaşık 8 saat içinde atılmaması da veteriner müdahalesi gerektiren bir durumdur.
Buzağı Besleme ve Ağız Sütü
Sürünün geleceği buzağılardır. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün buzağı bakımına ilişkin yayınında belirtildiği gibi, buzağının ilk saatlerdeki bakımı hayatta kalma şansını doğrudan belirler.
Doğumdan hemen sonra
- Buzağının ağzı ve burnu temizlenir, kendiliğinden kurumamışsa temiz bir havlu ya da samanla kurulanır.
- Göbek kordonu temiz bir şekilde kesilir ve tentürdiyot ile dezenfekte edilir. Bu işlemde temizlik esastır.
Ağız sütü (kolostrum)
Buzağının bağışıklığı büyük ölçüde ağız sütünden gelir ve bağırsakların bu koruyucu maddeleri emme yeteneği doğumdan sonra saatler geçtikçe azalır. Bu yüzden ağız sütü olabildiğince erken verilmelidir.
- İlk ağız sütü doğumdan sonraki ilk 30 dakika ile 1 saat içinde içirilmelidir.
- İlk öğünde en az 2 litre, yaklaşık 12 saat sonra yine en az 2 litre verilmesi önerilir.
- İlk üç gün boyunca ağız sütü günde 3–4 öğüne bölünerek verilir. Günlük miktar, buzağının doğum ağırlığının yaklaşık %10’u kadar olmalıdır.
- Buzağı ememiyorsa süt sağılıp biberon veya şişeyle verilir.
- Artan ağız sütü dondurularak saklanabilir.
Süt dönemi ve sütten kesim
Genellikle dördüncü günden itibaren normal ahır sütüne veya buzağı mamasına geçilir. Süt 35–38 °C‘ye ılıtılarak verilmelidir, çünkü soğuk süt ishale yol açabilir. Enstitü önerisine göre süt beslemesi toplam 5–6 hafta sürer ve bu dönemde buzağı başına toplam 150–160 kg süt yeterlidir. Günlük süt sabah ve akşam olmak üzere iki öğüne bölünür.
- Süt verilirken buzağının önüne kaliteli bir başlangıç yemi konulmalıdır. Bu yemin yaklaşık %18–20 ham protein içermesi ve üre içermemesi önerilir.
- Kaliteli kuru ot (yonca veya baklagil-buğdaygil karışımı) yaşamın ilk haftalarından itibaren azar azar sunulmalıdır.
- Temiz ve taze su her zaman bulunmalıdır.
- Buzağı, art arda üç gün boyunca günde en az 500–700 g başlangıç yemi tüketiyorsa sütten kesilebilir.
- Süt emen buzağılar bir arada tutulmamalı, bireysel bölme veya kulübelerde barındırılmalıdır.
İlk iki hafta buzağılar her gün kontrol edilmelidir. İshal ve buna bağlı su kaybı hızla ölümcül olabilir. Hasta buzağı ayrılmalı ve hemen veteriner hekime gösterilmelidir.
Ahır Koşulları ve Hijyen
Rahat eden hayvan daha iyi yem yer ve daha çok süt verir. Ankara İl Müdürlüğü yayınına göre süt inekçiliği için uygun ahır sıcaklığı +10 °C ile +24 °C arasıdır. Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da yarı açık veya açık ahırlar tercih edilebilir. Sert iklimli yörelerde ve Doğu Anadolu’da ise kapalı sistem önerilir.
- Hayvanlar aşırı sıcaktan, aşırı soğuktan ve hava cereyanından korunmalı, ahırda iyi bir havalandırma sağlanmalıdır.
- Gezinme alanlarında gölgelik bulunmalı, dışarıdaki yemlikler yağmur ve güneşten korunmalıdır.
- Zemin ne çok pürüzlü ne de kaygan olmalıdır. Duraklarda bol, kuru ve temiz yataklık kullanılmalıdır.
- Ahır içi günde birkaç kez, padok ise günde en az bir kez temizlenmelidir. Gübre, ahırın dışında ayrı bir gübrelikte toplanmalıdır.
- Suluklar her zaman temiz ve çalışır durumda tutulmalıdır.
- Sağım yeri veya ahır çıkışında ayak banyosu bulunmalı, tırnak bakımı yılda en az iki kez yapılmalıdır.
- Yeni doğan buzağılar ve genç hayvanlar yaşlı hayvanlardan ayrı tutulmalıdır.
Dezenfeksiyondan önce gübre ve atıklar mutlaka dışarı çıkarılmalıdır. Kirli yüzeyde dezenfektan etkisini kaybeder. Dezenfektan taze hazırlanmalı ve ılık suyla kullanılmalıdır. Sinek ve diğer zararlılarla mücadelede kullanılacak ürünler için yalnızca ruhsatlı ürünler tercih edilmeli, etiket dozuna uyulmalı ve reçete için yetkili veteriner hekime ya da İl/İlçe Müdürlüğüne danışılmalıdır.
Meme Sağlığı ve Sağım Hijyeni

Fotoğraf: Witia, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Enstitü broşürüne göre sağım, süt sığırcılığındaki günlük işlerin yaklaşık %60’ını oluşturur. Mastitis (meme iltihabı) ise hem süt kaybına hem de sütün satılamamasına neden olan en önemli sorunlardan biridir. Doğru sağım rutini, mastitisi önlemenin en ucuz yoludur.
Sağım öncesi
- Her meme çeyreğinden 3–4 sıkım süt, tabanı siyah renkli bir ön sağım kabına alınır. Böylece pıhtı, iplikçik veya sulu süt kolayca görülür. Bu kontrolün meme yıkanmadan önce yapılması önerilir.
- Yalnızca meme başları ve meme başlarının yaklaşık 5 cm üstü yıkanır. Tüm memeyi yıkamak ve fazla su kullanmak yanlıştır.
- Her inek için ayrı kâğıt havlu kullanılır. Ortak bez veya havlu mastitisin bir hayvandan diğerine geçmesine yol açar.
- Sütün yere sağılmaması gerekir, çünkü mikroplar yatak alanına yayılır.
Sağım sırası ve sonrası
- Meme temizliği ve uyarımından sonra sağım başlıkları yaklaşık 1 dakika içinde takılmalıdır. Süt indirme hormonu (oksitosin) bu sürede en yüksek düzeye ulaşır.
- Aşırı sağımdan kaçınılmalıdır.
- Sağım bitince meme başları dezenfektanlı bir kaba daldırılmalıdır, çünkü süt kanalı bir süre açık kalır.
- Mastitisli ve sorunlu hayvanlar en son sağılmalı, bu süt satılan sütle karıştırılmamalıdır.
- Ayda en az bir kez Kaliforniya Mastitis Testi (CMT) yapılmalıdır. Enstitü yayınında normal somatik hücre sayısı mililitrede 200.000’in altı olarak verilir.
- Süt en kısa sürede +4 °C‘ye soğutulmalıdır.
Sağım makinesinin bakımı
Sağım makinesi her sağımdan sonra alkali bir temizleyiciyle, haftada bir de asidik bir temizleyiciyle yıkanıp durulanmalıdır. Memelik lastikleri yaklaşık 2,5 milyon nabızdan sonra sertleşip çatlar ve mastitis riskini artırır, bu yüzden zamanında değiştirilmelidir. Makinenin yılda bir kez mekanik kontrolden geçirilmesi önerilir. Ankara İl Müdürlüğü’nün de vurguladığı gibi mastitiste ilk 24 saat çok önemlidir. Anormal süt görüldüğünde zaman kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır.
Aşılama ve Hayvan Sağlığı
Hastalığı tedavi etmek, önlemekten her zaman daha pahalıdır. Koruyucu sağlık programı işletmenin bulunduğu bölgeye, sürünün durumuna ve Bakanlığın yürüttüğü hastalık kontrol programlarına göre veteriner hekimle birlikte hazırlanmalıdır.
- Bakanlık enstitülerinin yayınlarında dişi buzağılara 4–8 aylık yaşta (çoğunlukla 6 ayda) Brusella aşısı yapıldığı belirtilir.
- Şap, şarbon, yanıkara, IBR, BVD ve solunum yolu hastalıkları gibi hastalıklara karşı aşılama, bölgenin risk durumuna göre veteriner hekimle planlanmalıdır.
- Gebe ineklerde buzağı ishallerine ve mastitise yönelik koruyucu aşılar veteriner hekimle zamanında uygulanabilir.
- Yeni satın alınan hayvanlar sürüye katılmadan önce ayrı tutulmalı ve sağlık kontrolünden geçirilmelidir.
- Hayvanlar günde en az iki kez gözlenmeli, kızgınlık, topallama ve iştahsızlık gibi değişiklikler not edilmelidir.
Bu rehberde ilaç veya aşı dozu verilmemektedir. İlaç ve aşı uygulamaları yalnızca veteriner hekimin kontrolünde yapılmalı, ilaç kullanılan hayvanların sütü için belirtilen bekleme sürelerine mutlaka uyulmalıdır.
Kayıt Tutma ve Küpeleme
Bakanlığa bağlı enstitünün kayıtlara ilişkin broşüründe kayıt eksikliğinin süt sığırcılığında en çok gelir kaybına yol açan etkenlerden biri olduğu belirtilir. Düzenli kayıt sayesinde hangi ineğin sürüde kalacağına ve hangisinin ayıklanacağına doğru karar verilir.
Tutulması önerilen kayıtlar
- Buzağı doğum defteri: doğum tarihi, doğum ağırlığı, cinsiyet, ana ve baba kulak numarası.
- Tohumlama defteri: hangi ineğin hangi boğa veya sperma ile tohumlandığı, tahmini doğum tarihi.
- Sürü sağlık defteri: hastalıklar, aşı ve tedavi tarihleri, kullanılan ilaçlar.
- Süt verim kayıtları: ayda en az bir kez sabah ve akşam sütünün tartılıp yazılması.
- Sürü izleme tablosu: kızgınlık, tohumlama, gebelik kontrolü, kuruya çıkarma ve doğum tarihlerinin bir panoda izlenmesi.
- Ekonomik kayıtlar: yem, ilaç, işçilik ve bakım giderleri ile süt ve hayvan satış gelirleri.
Kimliklendirme
Doğan buzağı tartılıp kayda geçirilmeli ve İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirilmelidir. Buzağının her iki kulağına resmî küpe takılır ve hayvan için pasaport düzenlenir. Kulak küpesi düşen hayvanlara yeniden küpe takılmalıdır. Bildirim süreleri ve küpeleme kuralları ilgili yönetmelikle belirlendiği için güncel uygulamayı İl/İlçe Müdürlüğünüzden öğrenmeniz önerilir. Kayıtlı ve küpeli hayvan, hem hastalık kontrolünde hem de destekleme başvurularında ön koşuldur.
Sık Sorulan Sorular
İnek ne zaman kuruya çıkarılmalı?
Bakanlık enstitülerinin önerisi, tahmini doğumdan yaklaşık 60 gün önce sağımın kesilmesidir. Kuru dönemin 40 günden kısa ya da 80 günden uzun tutulması sonraki laktasyonda verimi düşürebilir. Bu dönemde inek sağmallardan ayrı ve aşırı yağlandırılmadan beslenmelidir.
Buzağıya ağız sütü ne kadar ve ne zaman verilmeli?
İlk ağız sütü doğumdan sonraki ilk yarım saat ile bir saat içinde verilmelidir. Enstitü önerisine göre ilk öğünde en az 2 litre, yaklaşık 12 saat sonra yine en az 2 litre içirilir. İlk üç gün ağız sütü, doğum ağırlığının yaklaşık %10’u kadar ve birkaç öğüne bölünerek verilir.
Kesif yemi artırırsam süt verimi artmaz mı?
Belli bir noktaya kadar artabilir, ancak kaba yem azaltılıp kesif yem aşırı artırılırsa rumen asitleşir. Asidoz, iştahsızlık, süt yağında düşme ve tırnak sorunlarıyla sonuçlanır. Sağlıklı bir rasyonda kaba yem temel olmalı, kesif yem verime göre ve ölçülü verilmelidir.
İlgili Rehberler
- Sağım Hijyeni ve Çiğ Süt Kalitesi: Meme Temizliği, Mastitis ve Soğutma
- Buzağı Bakımı ve Yetiştirme: Ağız Sütü, Kulübe, Besleme ve Sütten Kesim
- Sığırlarda Suni Tohumlama ve Kızgınlık Takibi: Zamanlama ve Destekler
Kaynaklar
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TAGEM) – Buzağıların Bakım ve Beslenmesi, Çiftçi Broşürü No: 87
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TAGEM) – Süt Sığırcılığında Başarıya Götüren 50 Önemli Nokta, Çiftçi Broşürü No: 107
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TAGEM) – Sağım ve Uyulması Gereken Kurallar, Çiftçi Broşürü No: 115
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TAGEM) – Sığırcılıkta Sıkça Görülen Beslenme Hastalıkları, Çiftçi Broşürü No: 140
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (TAGEM) – Sığırcılık İşletmelerinde Tutulan Kayıtlar, Çiftçi Broşürü No: 116
- Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Barınak Seçimi, Ayak Bakımı, Sağım Hijyeni ve Dezenfeksiyon
Kapak fotoğrafı: Serbest dolaşımlı modern bir süt sığırı ahırı. Fotoğraf: Ieneach fan ‘e Esk, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



