TÜRKİYE TARIMI İÇİN BİLGİ VE EĞİTİM
Kuraklıkta çatlamış toprak

İklim Değişikliği ve Tarım: Kuraklık, Don ve Sıcağa Karşı Önlemler

İklim değişikliği artık uzak bir senaryo değil; tarlada, bahçede ve serada her yıl hissedilen bir gerçek. Ortalama sıcaklıkların yükselmesi, yağışların azalması ya da düzensizleşmesi, çiçeklenme dönemine denk gelen geç donlar, yaz aylarında uzayan sıcak hava dalgaları ve ani dolu fırtınaları verimi ve ürün kalitesini doğrudan etkiliyor. Üretici için asıl soru, bu riskleri ortadan kaldırmak değil; önceden görmek, etkisini azaltmak ve kalan riski sigortayla paylaşmaktır.

Bu rehberde Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Tarım ve Orman Bakanlığı verileriyle Türkiye’deki son tabloyu özetliyor; ardından kuraklık, geç ilkbahar donu, sıcak hava dalgası ve dolu için uygulanabilir önlemleri, TARSİM ile risk yönetimini, MGM’nin zirai meteoroloji hizmetlerini ve iklim dostu tarım uygulamalarını ele alıyoruz.

İçindekiler
  1. Türkiye’de İklim Değişikliğinin Tarıma Etkileri: Rakamlarla Son Durum
  2. Kuraklık Yönetimi: Planlama, Çeşit Seçimi ve Suyun Korunması
  3. Geç İlkbahar Donu ve Dondan Korunma Yöntemleri
  4. Sıcak Hava Dalgası ve Güneş Yanığı
  5. Dolu: Ağ Sistemleri ve Sigorta
  6. TARSİM ile Risk Yönetimi
  7. MGM Zirai Meteoroloji Uyarıları ve Don Uyarı Sistemi
  8. Tarımdan Kaynaklanan Sera Gazları ve İklim Dostu Uygulamalar
  9. Sık Sorulan Sorular
  10. İlgili Rehberler

Türkiye’de İklim Değişikliğinin Tarıma Etkileri: Rakamlarla Son Durum

MGM’nin Şubat 2026’da yayımladığı Türkiye 2025 İklim Raporu, son yılların tablosunu açıkça ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 yılında Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 15,1 °C ile 1991–2020 normalinin (13,9 °C) 1,2 °C üzerinde gerçekleşti ve 1971’den bu yana en sıcak beşinci yıl oldu. Temmuz 2025, 26,9 °C ortalamayla son 55 yılın en sıcak temmuzu olarak kayıtlara geçti; yaz mevsimi ise normalin 1,5 °C üzerinde, en sıcak ikinci yaz oldu. Raporda, 2011 dışında 2007’den bu yana her yıl sıcaklıkların normalin üzerinde seyrettiği vurgulanıyor.

Yağış tarafında durum daha da çarpıcı. 2025 yılında ülke ortalaması 414,9 mm ile normalin (573,4 mm) yaklaşık yüzde 27,6 altında kaldı ve son altmış yılı aşkın sürenin en kurak yılı oldu. Yaz yağışları normalin yaklaşık yarısı kadar azaldı; Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep ve Hatay gibi illerde açık yüzde 60’ı geçti. 12 aylık kuraklık analizleri ülkenin büyük bölümünde farklı şiddetlerde kuraklık gösterdi.

Aynı yıl 7–15 Nisan arasında yaşanan geç don, batı, güneydoğu ve kıyı kesimleri dışında ülkenin büyük bölümünü etkiledi; MGM raporunda Malatya kayısısı ve Karadeniz fındığının en çok zarar gören ürünler arasında olduğu belirtiliyor. 2025’te toplam 1.011 ekstrem hava olayı kaydedildi; bunların yüzde 17’si doluydu.

İklimin yıldan yıla ne kadar değişken olabildiğini 2026 verileri de gösteriyor. Bakanlığın Eylül 2026 tarihli izleme bültenine göre 1 Ekim 2025–31 Ağustos 2026 döneminde yağış 709,2 mm ile normalin yüzde 29 üzerine çıktı ve ülke genelinde yaygın tarımsal kuraklık görülmedi. Buna karşın aynı bültende İç Anadolu’da sıcak ve az yağış nedeniyle kuru tarım ürünlerinde verim kayıpları, Kahramanmaraş’ta cevizde ilkbahar donu ve bazı illerde dolu ile sel zararları raporlandı. Yani kurak bir yılın ardından yağışlı bir yıl gelse de aşırı olayların yerel etkisi sürüyor.

Kuraklık Yönetimi: Planlama, Çeşit Seçimi ve Suyun Korunması

Resmî çerçeve: Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı

Türkiye’de tarımsal kuraklık, 23 Temmuz 2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Tarımsal Kuraklık Yönetimi Yönetmeliği ve buna dayanan Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı (2023–2027) çerçevesinde izleniyor. Mart 2026’da yayımlanan Ulusal Su Planı (2026–2035) da Türkiye’yi Akdeniz havzasında kuraklık açısından yüksek riskli ülkeler arasında sayıyor ve kişi başına yaklaşık 1.305 m³ kullanılabilir suyla “su stresi” yaşayan ülke sınıfında gösteriyor. Bakanlığa bağlı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü; MGM, DSİ ve il müdürlüklerinden gelen iklim, fenoloji ve baraj doluluk verileriyle her ay “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme” bülteni yayımlıyor. Bölgenizdeki durumu takip etmek için bu bülten iyi bir başlangıç noktasıdır.

Kuraklığa dayanıklı çeşit ve doğru ekim zamanı

Kuru tarımda ilk savunma hattı bölgeye uygun çeşittir. Bakanlığın hububat yayınlarında bazı buğday çeşitlerinin yaklaşık 250 mm yağış alan alanlarda yetiştirilebildiği belirtiliyor. Çeşit seçiminde bölgenizdeki TAGEM araştırma enstitüsünün tescilli çeşit listelerini ve İlçe Müdürlüğünün önerilerini esas alın. Ekim zamanı da kritik: yulaf gibi türlerin sıcak ve kurak dönem bastırmadan başaklanacak şekilde erken ekilmesi öneriliyor. Kışlık ekimlerde toprak sıcaklığının uygun aralığa düşmesini beklemek çıkışı güvenceye alır.

Topraktaki nemi korumak ve su hasadı

  • Toprağı devirmeyen işleme: Kurak ve yarı kurak bölgelerdeki nadas sistemlerinde amaç yabancı otu temizlemek ve suyu toprakta tutmaktır. Kazayağı ve kırlangıç kuyruğu gibi alttan işleyen aletler nem kaybını ve erozyonu azaltır.
  • Organik madde: Ahır gübresi toprağın su tutma kapasitesini artırır.
  • Anızı yakmamak: Bakanlık yayınları anız yakılmamasını öğütler; bitki artığı toprağa karıştırıldığında hem hastalık baskısı azalır hem toprak yapısı korunur.
  • Su hasadı: Eğimli arazide eş yükselti eğrilerine paralel işleme, teraslama, sera ve depo çatılarından yağmur suyu toplanması ve küçük gölet ya da depolarda biriktirme, yağışın akıp gitmesini önleyen basit ama etkili yöntemlerdir.

Kısıntılı sulama ve dijital karar desteği

Suyun yetmediği yıllarda kısıntılı sulama bir seçenek olabilir; ancak kısıntının bitkinin kritik dönemlerine denk gelmemesi gerekir. Örneğin buğdayda sulama imkânı varsa sapa kalkma ve çiçeklenme dönemleri önceliklidir. Bakanlığın 7 Kasım 2025 tarihli duyurusuna göre TAGEM-SUET sulama karar destek sistemi, 259 meteoroloji istasyonunun verisiyle 86 bitkinin su tüketimini hesaplıyor ve “Tarım Cebimde” uygulamasındaki “Su” sekmesiyle üreticiye ne zaman ve ne kadar sulayacağını gösteriyor. Ayrıntılar için sitemizdeki Sulama Zamanı ve Miktarı ve Damla Sulama rehberlerine bakabilirsiniz.

Geç İlkbahar Donu ve Dondan Korunma Yöntemleri

Dondan zarar görmüş elma çiçekleri
Geç ilkbahar donunda buz tutmuş elma çiçekleri
Fotoğraf: Ivan qtech, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Bakanlığın kayısı üretici bilgi dokümanında geç ilkbahar donunun kayısı üretimini düşüren en önemli iklim etkeni olduğu, çiçeklenme ve küçük meyve döneminde büyük kayıplara yol açtığı belirtiliyor. Aynı risk şeftali, kiraz, badem, ceviz ve fındık gibi erken uyanan türler için de geçerli. Isparta Meyvecilik Araştırma Enstitüsü’nün şeftali don zararı broşürüne göre kritik sıcaklık, tomurcuk gelişimi ilerledikçe yükselir: kapalı tomurcukta -9 ile -4 °C arasında olan zarar eşiği, tam çiçekte yaklaşık -4,4 ile -2,8 °C, çiçeklenme sonunda -3,9 ile -2,2 °C aralığına çıkar.

Pasif önlemler: yer ve çeşit seçimi

  • Yer seçimi: Soğuk hava ağır olduğu için vadi tabanlarında ve çukurlarda birikir. Bahçeyi hava akışının iyi olduğu yamaçlarda kurun; mikroklima analizleriyle riskli alanları önceden belirleyin.
  • Geç çiçeklenen çeşitler: Kış dinlenmesi uzun, geç çiçek açan çeşitler don riskini azaltır.
  • Yüksek taç: Don riskli yerlerde ağaçların yüksekten taçlandırılması önerilir; MAREM broşürüne göre bu, taç çevresinde 1–2 °C fark sağlayabilir.
  • Bahçe bakımı: Geç ve aşırı sulamadan, zamansız ve fazla azotlu gübrelemeden kaçının; toprak işlemeyi sonbaharda veya geç ilkbaharda yapın. İyi beslenmiş, hastalık ve zararlıdan korunmuş ağaç dona daha dayanıklıdır.

Aktif önlemler: rüzgâr makinesi, yağmurlama ve ısıtma

  • Rüzgâr makineleri (pervaneler): Açık ve rüzgârsız gecelerde yerden birkaç metre yukarıda biriken daha ılık havayı aşağıdaki soğuk havayla karıştırır.
  • Taç üstü yağmurlama (sisleme): Don başladığında ağaç tacına ince zerreler hâlinde su verilir; suyun donarken açığa çıkardığı ısı dokuyu korur. Sistem don süresince kesintisiz çalışmalı, buz eriyene kadar kapatılmamalıdır; aksi hâlde zarar artabilir.
  • Isıtma ve dumanlama: Don sobalarıyla bahçenin ısıtılması ya da saman ve sap yakılarak duman oluşturulması geleneksel yöntemlerdir. Lastik gibi atıkların yakılması çevre ve sağlık açısından kabul edilebilir değildir.

Bakanlık yayınlarına göre bu aktif yöntemler yaklaşık -2, -3 °C’lik donlara karşı etkili olabilir; daha şiddetli donlarda koruma sınırlı kalır. MGM de sıcaklığın genellikle gece yarısı civarında kritik seviyenin altına indiğini ve gün doğumundan hemen önce en düşük değere ulaştığını hatırlatıyor; önlemleri bu saatlere göre planlayın.

Dondan sonra yapılacaklar

Zararı tespit etmek için çiçek ve küçük meyveleri kesip embriyoya bakın; kahverengi ya da siyah renk embriyonun öldüğünü gösterir. Zarar görmüş dalları budamak için hasarın tam olarak belirginleşmesini bekleyin. Yaralı dokular mantar ve bakteri hastalıklarına açık olduğundan bahçeyi yakından izleyin. Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.

Sıcak Hava Dalgası ve Güneş Yanığı

MGM’nin 2025 raporu, sıcak hava dalgalarının normalden fazla görüldüğünü ve 191 istasyonda yeni maksimum sıcaklık rekoru kırıldığını kaydediyor. Aşırı sıcak; yaprak ve meyvede güneş yanığına, meyvelerin küçük kalmasına, çiçek ve meyve dökümüne yol açar. Bakanlığın kayısı dokümanında ani ve aşırı sıcaklıkların yaprak ve meyve yanığı ile çekirdek çatlaması yapabildiği, havadaki nemin çok düşük olmasının meyve dökümünü artırdığı belirtiliyor.

  • Sıcak dönemlerde sulamayı aksatmayın; meyve ağaçlarında sulamanın erken kesilmesi bir sonraki yılın çiçek sayısını da azaltır.
  • Sıcak bölgelerde aşırı açık taç şekillerinde gövde ve meyve yanığı riskini hesaba katın; gölgeleme ağları ve gövde badanası yanığa karşı yardımcı olabilir.
  • Hasadı günün serin saatlerinde yapın, ürünü güneşte bekletmeyin ve hızla ön soğutmaya alın.
  • Hayvancılıkta MGM’nin sıcaklık-nem indeksini takip ederek gölgelik, havalandırma ve su erişimini artırın.

Dolu: Ağ Sistemleri ve Sigorta

Dolu, 2025’te kaydedilen ekstrem olayların yaklaşık beşte birini oluşturdu ve 2026’nın ilk yarısında da bitkisel ürün hasar ödemelerinin yüzde 24’ünden sorumlu oldu. Doluyu önlemenin pratik bir yolu yoktur; bu nedenle iki temel araç öne çıkar. Birincisi, özellikle değerli meyve bahçelerinde kurulan dolu ağları ve destek (telli) sistemleridir. İkincisi ise sigortadır: TARSİM’in bitkisel ürün sigortasında dolu, standart “dolu paketi”nin temel teminatıdır ve taze meyve ile sebzede dolunun yol açtığı kalite kayıplarını da kapsar. Ağ ve telli sistemlerin kendisi de ek teminatla sigortalanabilir.

TARSİM ile Risk Yönetimi

Hiçbir teknik önlem iklim riskini sıfırlayamaz; kalan risk için devlet destekli tarım sigortası en önemli araçtır. Bakanlığın Eylül 2026’da yayımladığı bültene göre Ocak–Haziran 2026 döneminde 1.983.541 poliçe düzenlendi, yaklaşık 22,7 milyar TL devlet prim desteği sağlandı ve 5,36 milyar TL hasar ödendi.

Hangi riskler kapsanıyor?

TARSİM’in bitkisel ürün sigortası standart olarak dolu, fırtına, hortum, yangın, deprem, heyelan, sel ve su baskını gibi riskleri kapsar. Bunlara ek primle eklenebilen teminatlar arasında taze meyvelerde don, bazı meyve türlerinde kış donu, turunçgil ve üzümde sıcak zararı, turunçgillerde güneş yanığı, kiraz, üzüm ve incirde yağmur zararı bulunur. Kuraklık kaynaklı verim kayıpları ise köy bazlı verim sigortası ile güvence altına alınabilir.

2026’da duyurulan genişlemeler

Tarım ve Orman Bakanlığının 12 Ekim 2026 tarihli duyurusuna göre teminat başlangıcından önceki don riskine karşı güvence verilen ürün sayısı 2027’den itibaren 9’dan 25’e çıkıyor; ceviz, badem, nar, incir, kivi, kestane gibi 16 ürün kapsama ekleniyor. Aynı duyuruda, başta kuraklık olmak üzere verim kayıplarını parsel düzeyinde karşılayacak Parsel Bazlı Verim Sigortası‘nın Tekirdağ’dan sonra Şanlıurfa ve Kayseri’de pilot olarak uygulanacağı, ardından tüm ülkeye yayılacağı açıklandı.

Sigorta yaptırabilmek için arazi ve ürün bilgilerinizin Bakanlık kayıt sistemlerinde o yıl için güncel olması gerekir. Prim destek oranları, poliçe başlangıç ve son kabul tarihleri ürüne ve döneme göre değiştiğinden güncel bilgiyi TARSİM acentelerinden, ALO TARSİM 172 hattından ya da İl/İlçe Müdürlüğünüzden teyit edin. Don teminatının çoğunlukla çiçeklenmeden önce kapanan son kabul tarihlerini kaçırmamak özellikle önemlidir.

MGM Zirai Meteoroloji Uyarıları ve Don Uyarı Sistemi

Erken uyarı, önlemlerin zamanında alınmasını sağlar. MGM’nin Zirai Don Uyarı Sistemi, 2 metre yükseklik için 5 günlük don riski haritaları sunar ve donu bitki örtüsü içindeki sıcaklığa göre üç sınıfa ayırır: 0 ile -2,2 °C arası hafif, -2,2 ile -4,4 °C arası orta, -4,4 °C’nin altı kuvvetli don. Sistemde ayrıca Türkiye don takvimi ve korunma yöntemleri bilgisi yer alır.

MGM’nin Tarımsal Hava Tahmini portalında 5 günlük ve saatlik tahminlerin yanında don riski, ilaçlamaya uygunluk, sıcaklık stresi, hasat zamanı tahmini, toprak sıcaklığı ve soğuklama birikimi gibi ürünler bulunur. Bitki soğuklama isteği hesaplama programı (BİSİP), referans buharlaşma, uygun ekim zamanı ve aylık zirai meteoroloji bülteni de üreticinin planlamasına yardımcı olur. Bu hizmetlere MGM’nin internet sitesinden ve “Meteoroloji Hava Durumu” mobil uygulamasından ulaşılabilir.

Tarımdan Kaynaklanan Sera Gazları ve İklim Dostu Uygulamalar

Tarım yalnızca iklim değişikliğinden etkilenmez, aynı zamanda sera gazı salımına da katkıda bulunur. Başlıca kaynaklar geviş getiren hayvanların sindirimi, hayvan gübresinin depolanması, aşırı azotlu gübre kullanımı, çeltik alanları ve anız yakmadır. Türkiye’de 2025 yılında yürürlüğe giren 7552 sayılı İklim Kanunu ve 2024–2030 dönemini kapsayan İklim Değişikliğine Uyum Strateji ve Eylem Planı, bu alandaki politikaların çerçevesini oluşturuyor. Üretici düzeyinde hem maliyeti düşüren hem de salımı azaltan uygulamalar şunlardır:

  • Toprak analizine dayalı, ihtiyaç kadar ve doğru zamanda gübreleme.
  • Anızı yakmak yerine toprağa karıştırmak; azaltılmış toprak işleme ve örtü bitkileriyle toprakta organik karbonu artırmak.
  • Ahır gübresini usulüne uygun depolamak ve kompostlamak.
  • Damla ve yağmurlama gibi basınçlı sulama sistemleriyle su ve enerji tasarrufu sağlamak.
  • Ekim nöbetinde baklagillere yer vererek kimyasal azot ihtiyacını azaltmak.

Sık Sorulan Sorular

Don gecesi bahçeyi korumak için hangi saatlerde önlem almalıyım?

MGM’ye göre sıcaklık öğleden sonra düşmeye başlar, genellikle gece yarısı civarında kritik seviyenin altına iner ve gün doğumundan hemen önce en düşük değere ulaşır. Rüzgâr makinesi, yağmurlama veya ısıtma gibi önlemleri bu zaman dilimini kapsayacak şekilde planlayın ve MGM’nin 5 günlük zirai don haritalarını önceden takip edin.

Kuraklık zararı sigortayla karşılanıyor mu?

Kuraklık kaynaklı verim kayıpları için TARSİM bünyesinde köy bazlı verim sigortası bulunuyor. Bakanlığın 12 Ekim 2026 duyurusuna göre kayıpları parsel düzeyinde karşılayacak Parsel Bazlı Verim Sigortası, Tekirdağ’dan sonra Şanlıurfa ve Kayseri’de pilot olarak uygulanacak. Ürününüzün ve ilinizin kapsamda olup olmadığını TARSİM acentesinden veya İlçe Müdürlüğünden öğrenin.

Bölgemdeki kuraklık durumunu nereden takip edebilirim?

Tarım ve Orman Bakanlığı her ay “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme” istatistik bültenini yayımlıyor; bültende iller bazında kuraklık, don, dolu ve verim durumu özetleniyor. MGM’nin kuraklık analizleri ve aylık zirai meteoroloji bülteni de güncel bilgi sunar.

İlgili Rehberler

Kaynaklar

Kapak fotoğrafı: Kuraklık nedeniyle çatlamış toprak. Fotoğraf: Atmospheric Research, CSIRO, Wikimedia Commons, CC BY 3.0

Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.

Güncel