Buğday ve arpa tarlasında yaprakların üzerinde sarı, turuncu ya da koyu kahverengi tozlu kabarcıklar görüyorsanız büyük ihtimalle bir pas hastalığıyla karşı karşıyasınız. Pas hastalıkları Puccinia cinsine bağlı mantarlardan kaynaklanır. Tarım ve Orman Bakanlığı yayınlarında buğdayın en yaygın hastalıkları arasında sayılırlar. Sporları rüzgârla çok uzak mesafelere taşınabildiği için tek bir tarlanın değil, bütün bir bölgenin sorunu hâline gelebilirler. Uygun yıllarda yaprak alanını hızla tüketir, tane dolumunu bozar ve verimi ciddi biçimde düşürürler.
Bu rehberde hububatta görülen üç pas türünü, yani sarı pas, kahverengi pas ve kara pası ele alıyoruz. Tanıma ipuçlarını, uygun iklim koşullarını, Türkiye’deki bölgesel durumu, dayanıklı çeşit ve kültürel önlemleri, tarla gözlemini ve kimyasal mücadelenin genel ilkelerini anlatıyor; sonda pasla karıştırılabilen hastalıklara değiniyoruz.
İçindekiler
Üç Pas Türünü Tarlada Ayırt Etmek
Üç türün ortak belirtisi, dokuyu yırtarak çıkan ve sürtülünce renkli toz bırakan küçük spor yataklarıdır (püstül). Türleri ayırmanın en pratik yolu püstüllerin rengine, yaprak üzerindeki dizilişine ve bitkinin hangi kısmında görüldüğüne bakmaktır. Bakanlığın Bitki Koruma Ürünleri veri tabanında yer alan teknik talimata göre üç türün de konukçuları buğday, arpa, çavdar ve yabani buğdaygillerdir.
Sarı pas (çizgi pası, kınacık)
Etmeni Puccinia striiformis‘tir. Sezonda en erken görülen pas türüdür ve Türkiye’de buğdayın en önemli pas hastalığı kabul edilir. Limon sarısı renkteki püstüller yaprağın üst yüzünde damarlar boyunca sıra hâlinde dizilir. Uzaktan bakıldığında makine dikişini andıran çizgiler oluşturur. Bu yüzden “çizgi pası” olarak da anılır, üreticiler arasında ise “kınacık” adıyla bilinir. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün uyarısına göre hastalık yaprak kınında ve başakta, şiddetli yıllarda kavuz ve kılçıklarda da görülebilir. Püstüller birleşip yaprağın tamamını kaplayabilir ve yaprağı kurutabilir.
Kahverengi pas (yaprak pası)
Etmeni Puccinia recondita f. sp. tritici‘dir (güncel literatürde P. triticina adıyla da geçer). Çoğunlukla yapraklarda görüldüğü için “yaprak pası” da denir. Püstüller portakal sarısından yanık kahverengiye kadar değişen renktedir. Sarı pastaki gibi çizgi oluşturmaz, yaprağa düzensiz ve dağınık noktalar hâlinde yerleşir. Bakanlığın hububat üretici rehberine göre ayırt edici özelliği şudur: ana püstülün çevresinde bir ya da iki halka hâlinde dizilmiş küçük püstüller görülebilir. Genellikle sarı pastan sonra, kara pastan önce görülür.
Kara pas (sap pası)
Etmeni Puccinia graminis f. sp. tritici‘dir. Sezonda en son görülen pas türüdür. Yalnızca yaprakta değil, yaprağın iki yüzünde, sapta ve başakta da görülür. Püstüller büyük, oval ya da uzunca, koyu turuncu ile kiremit kırmızısı arasında renktedir. Püstülün çevresindeki yaprak ya da sap zarı yırtılır ve beyazımsı bir kenar bırakır. Bu, kara pası tanımanın en kolay yoludur. Sezon sonuna doğru püstüller siyahlaşır, çünkü kışlık sporlar oluşmaya başlar. Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü’nün çiftçi bültenine göre kara pas kardeşlenmeyi azaltır, tane ağırlığını ve kalitesini düşürür. Çok uygun koşullarda ürünün tamamen kaybına bile yol açabilir.
Kısaca ayırt etme ipuçları
- Sarı pas: Sarı püstüller, yaprak damarları boyunca düz çizgiler, sezonun başında.
- Kahverengi pas: Turuncu-kahverengi, dağınık yuvarlak püstüller, çevresinde küçük halkalar, sezonun ortasında.
- Kara pas: İri, koyu kırmızımsı kahverengi püstüller, sapta ve başakta da görülür, çevresinde yırtık beyaz zar kenarı, sezonun sonunda.
Pasların Yayıldığı İklim Koşulları
Pas sporlarının çimlenip yaprağa girebilmesi için yaprak yüzeyinde serbest su ya da yüksek nem gerekir. Yağmurlu, çiğli ve sisli günler bu yüzden riskli dönemlerdir. Üç türün sıcaklık istekleri ise farklıdır. Sezon içinde birbirini izleyerek ortaya çıkmalarının nedeni de budur. Bakanlık kaynaklarında verilen değerler şöyledir:
- Sarı pas: Serin havayı sever. İlkbaharda 10–15 °C sıcaklık ve yüksek nem en uygun koşuldur. Yüksek nem veya yağış hastalığı tetikler.
- Kahverengi pas: Zirai Mücadele Teknik Talimatı’nda 15–20 °C ve yüksek nem uygun koşul olarak verilir. Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü bülteninde ise ilkbaharda 10–18 °C ve yüksek nemde enfeksiyon oluştuğu belirtilir.
- Kara pas: Sıcağı sever. Teknik talimatta 19–26 °C ve yüksek nem uygun koşul olarak geçer. Enstitü bülteninde yaklaşık 20 °C ve %96’nın üzerindeki nemde geliştiği yazılıdır.
Kışlama biçimleri de farklıdır. Teknik talimata göre sarı pas kışı güzlük buğdaylarda yazlık spor (üredospor) hâlinde geçirir. Kahverengi pas ılıman bölgelerde ve sahillerde yine yazlık spor olarak kışlar. Kara pas ise kışı hastalıklı bitki artıklarında kışlık spor (teliospor) hâlinde geçirir. Kara pasın ara konukçusu hanım tuzluğu (Berberis) ve sarı boya ağacı (Mahonia) türleridir. Kahverengi pasın ara konukçuları arasında Thalictrum ve Isopyrum türleri sayılır.
Türkiye’de Pasların Görüldüğü Bölgeler
Resmî kaynaklarda il il ayrıntılı bir dağılım verilmez. Ancak enstitü yayınlarından şu genel tablo çıkar:
- Sarı pas ülkenin en önemli pas türüdür. Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü, sarı pası Orta Anadolu ve Geçit bölgelerinin “en önemli hastalığı” olarak tanımlar. Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de 2023 yılında sulu kışlık buğday alanlarında sarı pas tespit edildiğini duyurmuştur.
- Kahverengi pas, Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü’ne göre daha çok Ege ve Marmara’nın sahil kesimlerinde görülür.
- Kara pas, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün belirttiğine göre Orta Anadolu ve Geçit bölgelerinde daha geç dönemde ortaya çıkar. GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çeşit tanıtımlarında Güneydoğu Anadolu için kara pasa toleranslı makarnalık çeşitlere yer verilmesi, hastalığın o bölgede de dikkate alındığını gösterir.
Paslar ülke düzeyinde de izlenir. İzmir’deki Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2012’de kurulan Tahıl Pas Hastalıkları Araştırma Merkezi, bölgesel sürveyler yapar, pas ırklarını takip eder ve buğday ile arpa materyalini üç pas türüne karşı tarar. Enstitünün Şubat 2026 tarihli haberine göre merkez, Türkiye-ICARDA Bölgesel Tahıl Pas Hastalıkları Merkezi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.
Dayanıklı Çeşit: En Etkili Savunma
Sporlar rüzgârla uzaklardan geldiği için Bakanlık yayınları ilk sıraya dayanıklı çeşit kullanımını koyar. Bakanlığa bağlı enstitülerin buğday tarımı broşüründe sarı pasla en etkin mücadele yolunun dayanıklı çeşit olduğu açıkça yazılıdır. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü’nün 2024 tarihli arpa yetiştiriciliği broşüründe de aynı öneri arpa için tekrarlanır.
Dayanıklılık kalıcı bir özellik değildir. Pas etmenlerinin çok sayıda ırkı vardır ve yeni ırklar ortaya çıktıkça bir zamanlar dayanıklı olan çeşit hassaslaşabilir. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü bu nedenle bölgesindeki pas ırklarını ve bunlara karşı etkili genleri izler. Tescilli çeşitlerin hastalık tepkisini de her yıl yeniden gözlemler. Çeşit seçerken şunlara dikkat edin:
- Bölgeniz için önerilen, sertifikalı tohumluk kullanın. Çeşidin tanıtım bilgilerinde pas türlerine karşı “dayanıklı”, “toleranslı” ya da “hassas” ifadesine bakın.
- Bir çeşit bir pas türüne dayanıklı, ötekine hassas olabilir. Örneğin Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Saraybosna çeşidinin sarı ve kahverengi pasa hassas olduğunu belirtir.
- Geçit Kuşağı ve GAP enstitüleri gibi bölge enstitüleri, kendi bölgelerinde sarı ve kara pasa karşı iyi sonuç veren çeşitleri yayımlar. Güncel öneri için İl/İlçe Müdürlüğünüze ve bölgenizdeki araştırma enstitüsüne danışın.
Kültürel Önlemler
Tarım ve Orman Bakanlığı önerilerine göre pas hastalıklarında kültürel önlemler, hastalığın tarlaya yerleşmesini ve hızla yayılmasını zorlaştırır.
Ekim sıklığı ve ekim yöntemi
Sık ekilen tarlada bitkiler arasında hava dolaşımı azalır, yapraklar daha uzun süre ıslak kalır ve nem yükselir. Bu da pas sporlarının çimlenmesini kolaylaştırır. İl müdürlükleri sık ekimden kaçınılmasını ve iyi hazırlanmış tohum yatağına mibzerle ekim yapılmasını önerir.
Ekim zamanı
Ekim zamanı her bölge için farklıdır ve hastalıklar açısından da önem taşır. Bakanlık yayınları ekim zamanını özellikle sürme, rastık ve septorya ile ilişkilendirir. Pas açısından da bölgeniz için önerilen ekim aralığına uymak, bitkinin güçlü gelişmesine ve riskli dönemleri daha dengeli geçirmesine yardımcı olur. Bölgenize uygun tarihleri İl/İlçe Müdürlüğünüzden öğrenin.
Azotlu gübre dengesi
Fazla azot bitkide yumuşak, sulu ve sık bir yaprak yapısı oluşturur. Bu yapı pasın gelişmesini kolaylaştırır. Bakanlık kaynakları bu nedenle fazla azotlu gübreden kaçınılmasını ve gübrelemenin toprak analizi sonucuna göre yapılmasını önerir.
Ekim nöbeti, yabancı ot ve ara konukçular
Aynı tarlaya üst üste hububat ekmemek, yabancı ot mücadelesini zamanında yapmak ve tarla çevresindeki ara konukçu bitkileri (kara pas için hanım tuzluğu gibi) yok etmek, resmî kaynaklarda tekrar tekrar vurgulanan önlemlerdir.
Kendiliğinden çıkan bitkiler (yeşil köprü)
Hasatta dökülen tanelerden çıkan buğday ve arpa bitkileri, yabani buğdaygillerle birlikte hasattan yeni ekime kadar geçen dönemde pas sporlarına canlı bir ev sahipliği yapabilir. Pas etmenleri canlı bitki dokusunda yaşamak zorundadır. Bu ara dönemde yeşil kalan bitkiler eski sezonu yenisine bağlayan bir “köprü” işlevi görür. Teknik talimat, sarı ve kahverengi pasın kışı canlı bitkilerde yazlık spor olarak geçirdiğini belirtir. Bu da ara dönemdeki yeşil bitkilerin önemini gösterir. Uygulamada yapılacak iş şudur: ekimden önce anızda, tarla kenarlarında ve sulama kanalı boylarında kendiliğinden çıkmış hububat bitkilerini toprak işlemeyle ya da uygun yöntemle temizleyin.
Tarla Gözlemi ve Eşik Kavramı
Paslar genellikle tarlada önce küçük odaklar hâlinde başlar, sonra çevreye yayılır. Erken fark etmenin tek yolu düzenli tarla gözlemidir. TAGEM’in 2022 tarihli Buğday Entegre Mücadele Teknik Talimatı’na göre pas sürveyi buğdayın kardeşlenme döneminden süt olum başlangıcına kadar yapılır. Sarı pas için gözlemler daha erken, kara pas için daha geç başlar. Tarlanın köşegenleri boyunca yaprak örnekleri alınır ve hastalık şiddeti 0–6 arasındaki Cobb skalasıyla değerlendirilir.
Çiftçi için pratik gözlem önerileri şunlardır:
- İlkbaharda, özellikle serin ve yağışlı haftalarda tarlayı sık aralıklarla gezin. Yalnızca kenardan değil, tarlanın içinden de geçin.
- Alt yaprakları, yaprak kınlarını ve ilerleyen dönemde sapları kontrol edin. Püstülün rengini ve dizilişini not edin.
- Hastalığın hangi yaprak katına ulaştığını izleyin. Asıl kritik nokta, enfeksiyonun üst yapraklara ve bayrak yaprağa doğru ilerlemesidir, çünkü tane dolumunda en büyük pay bayrak yaprağa aittir.
“Eşik”, bir hastalık veya zararlıda müdahalenin ekonomik olarak anlamlı hâle geldiği düzeydir. Süne gibi zararlılar için talimatlarda sayısal eşikler bulunur. Pas hastalıkları için ise Bakanlığın teknik talimatında sabit bir sayısal eşik verilmez. Karar; hava koşulları, çeşidin hassasiyeti, hastalığın bölgedeki geçmişi ve enfeksiyonun bayrak yaprağa ne kadar yaklaştığı birlikte değerlendirilerek verilir. Talimata göre koşullar uygunsa (yaklaşık %90 nem ve 15–20 °C) hastalığın seyri yakından izlenir.
Kimyasal Mücadelede Genel İlkeler
Dayanıklı çeşit ve kültürel önlemler her zaman yeterli olmayabilir. Hastalığın her yıl şiddetli seyrettiği yerlerde ve hassas çeşitlerde yeşil aksam ilaçlaması gündeme gelebilir. Bakanlık kaynaklarında öne çıkan genel ilkeler şunlardır:
- Uygulama kararı, belirtiler görülüp hastalığın üst yapraklara ve bayrak yaprağa doğru ilerlediği dönemde, bayrak yaprağı korumak amacıyla verilir.
- Teşhis doğru yapılmalıdır; emin değilseniz önce İl/İlçe Müdürlüğüne örnek götürün.
- İlaçlı suyun yaprak ve sap yüzeyini kaplaması için ilaçlama aleti doğru kalibre edilmelidir.
- Son uygulama ile hasat arasında bırakılması gereken süreye mutlaka uyulmalıdır. Teknik talimatta hasattan bir ay öncesinden itibaren ilaçlama yapılmaması gerektiği belirtilir.
Kimyasal mücadele gerektiğinde yalnızca ruhsatlı bitki koruma ürünleri kullanılmalı ve etiketteki doza uyulmalıdır. Reçeteyi yetkili bir ziraat mühendisi ya da İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü düzenlemelidir.
Pasla Karıştırılabilen Hastalıklar
Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün uyarısında belirtildiği gibi, pas belirtileri yaşlı yapraklarda septoryaya benzer görünebilir. Başakta siyah toz oluşturan rastık ve sürme ise kara pasla karıştırılabilir. Bunların etmenleri ve mücadele yolları farklıdır:
- Septorya yaprak lekesi: Alt yapraklarda başlar. Damarlarla sınırlı, ortası gri, kenarı kızıl kahverengi düzensiz lekeler oluşturur. Lekelerin içinde gözle görülebilen küçük siyah noktalar vardır. Pasta ise kabarık ve tozlu püstüller bulunur, siyah nokta yoktur. Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü’ne göre hastalık bayrak yaprağa ulaşırsa kayıp %25–50’ye çıkabilir.
- Rastık: Buğday rastığı ve arpa açık rastığında, çiçeklenme döneminde başak tümüyle siyah bir toz kitlesine dönüşür. Sporlar dağıldıktan sonra yalnızca başak ekseni kalır. Arpa kapalı rastığında başaklar sarı olumda kurşuni görünür. Bu hastalıklar tohumla taşınır ve sertifikalı, ilaçlı tohumla önlenir.
- Sürme (kör, karamuk): Hastalıklı başaklar mavimsi yeşil renktedir ve dik durur. Taneler ezildiğinde içinden balık kokulu kahverengi-siyah toz çıkar. Bu hastalık da tohumla taşınır ve ekim öncesi tohum ilaçlamasıyla önlenir.
- Arpada yaprak lekeleri: Arpada çizgi yaprak lekesi, yaprak lekesi ve ağ lekesi de pasla karıştırılabilir. Bunlarda tozlu püstül yoktur. Kahverengi çizgiler, ağ benzeri desenler veya kenarı kahverengi, ortası grimsi lekeler görülür.
Sık Sorulan Sorular
Yapraktaki lekenin pas olduğunu nasıl anlarım?
Lekeyi parmağınızla ya da beyaz bir kâğıt mendille hafifçe sürtün. Pas püstülleri sarı, turuncu veya kahverengi bir toz bırakır. Septorya gibi yaprak lekelerinde ise bu toz çıkmaz, lekenin içinde küçük siyah noktalar görülür. Emin olamıyorsanız örneği İl/İlçe Müdürlüğüne götürerek teşhis isteyin.
Pas görünce hemen ilaçlamak gerekir mi?
Her zaman gerekmez. Alt yapraklarda birkaç püstül görmek, tek başına ilaçlama gerekçesi değildir. Karar; çeşidin hassasiyetine, hava koşullarına ve hastalığın bayrak yaprağa doğru ilerleyip ilerlemediğine göre verilir. Bu değerlendirme için yetkili ziraat mühendisine veya İl/İlçe Müdürlüğüne danışın.
Arpada da aynı paslar görülür mü?
Evet. Bakanlık kaynaklarına göre pas etmenlerinin konukçuları arasında arpa da vardır. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü’nün arpa broşüründe sarı pas (kınacık) arpanın önemli hastalıkları arasında öne çıkarılır ve en etkili mücadele yolu olarak dayanıklı çeşit önerilir. Kara pas ve kahverengi pas da arpada görülen hastalıklar arasında sayılır.
Kaynaklar
- TAGEM – Buğday Entegre Mücadele Teknik Talimatı (2022)
- Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı – Buğday Pas Hastalıkları (Zirai Mücadele Teknik Talimatı)
- Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü – Hububatta Yaprak Hastalıkları Çiftçi Bülteni
- Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü – Hububat Üretici Bilgi Dokümanı
- Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı – Buğday ve Arpa Rastıkları
- Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı – Buğday Sürmesi
- Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü – Bitki Sağlığı Birimi
- Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü – Hastalık ve Zararlılara Dayanıklılık Birimi
- Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü – Arpa Yetiştiriciliği Broşürü (2024, Bolu İl Müdürlüğü sitesi)
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü – Tahıl Pas Hastalıkları Araştırma Merkezi
- Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü – Türkiye-ICARDA Bölgesel Tahıl Pas Hastalıkları Merkezi Değerlendirme Toplantısı (2026)
- GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü – Buğday Çeşitlerimiz
- Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü – Saraybosna Çeşit Tanıtımı
- Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Buğdayda Sarı Pas ve Kök Çürüklüğü Uyarısı
- Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Buğdayda Pas ve Septorya Yaprak Lekesi Uyarısı
- Bakanlık Araştırma Enstitüsü Yayını – Buğday Tarımı Broşürü
Kapak fotoğrafı: Başaklanmış buğday, Karataş – Adana. Fotoğraf: Zeynel Cebeci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır. Bölgenize ve işletmenize özel öneriler için İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünüze başvurunuz.



